Asimile oluyoruz

Asimile oluyoruz

Sosyolog Nihal Salman hızla beyin göçü veren KKTC’ye aynı hızda ucuz iş gücü göçünün de gerçekleştiğini ifade ederek, toplum yapısında ve nüfusunda kontrolsüz, olumsuz dönüşümün söz konusu olduğunu kaydetti. Salman, kontrolsüz nüfus artışı ile birlikte suç oranlarındaki ciddi artışın getirdiği tehlikelere dikkat çekti:

03 Kasım 2018 - 08:12 - Güncelleme: 04 Kasım 2018 - 13:51

Sosyolog Nihal Salman uyuşturucu, hırsızlık olaylarının her geçen gün arttığına dikkat çekerek, cinayet vakalarında ise geçmiş yıllara oranla bir artışın söz konusu olduğuna vurgu yaptı. Salman, KKTC’nin bir ada toplumu olması ve yüzölçümü ve nüfus olarak küçük bir ülke olmasına rağmen, suç oranlarının yüksekliğinin tedirginlik yaratacak seviyede olduğuna işaret etti


Küçük cemaat toplumlarında herkesin herkesi tanıdığı bir yapının söz konusu olmasından dolayı bireylerin yasalar ve cezalardan öte komşu ve  eşi-dostundan çekindiği için suç işlemekten kaçınan bir durumunun söz konusu olduğunu belirten Salman, KKTC’nin son dönemlerde hızla bu yapıdan uzaklaştığını vurguladı


Ülkeye giriş-çıkışlardaki denetimsizliğin ve kontrol edilemeyen nüfus yoğunluğunun beraberinde her yıl artan suçları getirdiğine işaret eden Salman, ülke yönetiminde de ciddi bir yetersizliğin olduğunu kaydetti. Salman, şu anda konuşulan veya yaşanan sorunların asıl kaynağının yönetim yetersizliğinden geçtiğini ifade etti


Salman, iyi eğitim almış, kalifiye beyin göçünün, dışarıdan ucuz işgücü olarak görülen diğer ülkelerdeki nüfus göçü ile yer değiştirmesinin ciddiyetine dikkat çekti. Salman, ülkenin ekonomik şartlarının dışarıdan gelen ve düşük ücretle çalışmak durumunda bırakılarak, belli bir yaşam kalitesi yakalayamayan nüfusu suç işlemeye teşvik edecek altyapıyı da oluşturduğuna vurgu yaptı


Özlem ÇİMENDAL

Sosyolog Nihal Salman, hızla beyin göçü veren KKTC’ye aynı hızda ucuz iş gücü göçünün gerçekleştiğini ifade ederek, toplum yapısında ve nüfusunda kontrolsüz, olumsuz dönüşümün söz konusu olduğunu kaydetti. Salman, içten dışa ve dıştan içe hızlı göç dolayısı ile KKTC’nin asimile olduğunu dile getirdi.

Toplum yapısındaki değişime paralel, suç oranları da artıyor 

KKTC’ye göç ve nüfus akışının söz konusu olduğunu anlatan Salman, bunun da toplum yapısını değiştirdiğini dile getirdi. Değişimle paralel olarak suç oranlarında da bir artışın yaşandığına dikkat çeken Salman, uyuşturucu, hırsızlık ve cinayet vakalarının da ülkenin gündemini oluşturmaya başladığını kaydetti. 

Cinayet vakalarında geçmiş yıllara oranla artış yaşanıyor 

Cinayet vakalarında geçmiş yıllara oranla bir artışın söz konusu olduğunun altını çizen Salman, KKTC’nin bir ada toplumu olması ve yüzölçümü olarak, nüfus olarak küçük bir ülke olmasına rağmen, suç oranlarının yüksekliğinin tedirginlik yaratacak seviyede olduğunu vurguladı. Salman, “Bizim gibi küçük ülkelerde, suç oranlarının toplumsal mekanizmanın getirisi ile birlikte çok fazla olmaması beklenmektedir. Ancak KKTC’nin sürekli yurt dışından kontrolsüz bir şekilde göç alması, giriş-çıkışların yetersizliği kimin girip çıktığının belli olmaması, giriş yapanların nerede kalıp, ülkede ne yaptığının kontrol edilememesi ve suç işleyen birinin rahatlıkla elini kolunu sallayarak adadan çıkış yapabilmesi nedenlerinden dolayı küçük olarak tabir ettiğimiz ülkemizde suç oranlarının da beklentinin üzerine çıkması kaçınılmaz oluyor” dedi. 

Cemaat toplumlarda yasalar ve cezalardan değil, eş-dost komşudan utanılıyor 

Küçük cemaat toplumlarında herkesin herkesi tanıdığı bir yapının söz konusu olmasından dolayı bireylerin yasalar ve cezalardan öte komşusu, eşi-dostundan çekindiği için suç işlemekten kaçınan bir durumunun söz konusu olduğunu anlatan Salman, “Yasal ve hukuki boyuttan çok toplum içerisindeki statüsü, tanınmışlığı, akrabasından utandığı için suç işlememe eğilimine gider” diyerek, KKTC’nin artık bu durum çerçevesinde ele alınmasının mümkünü olmadığını vurguladı. 

Kontrolsüz nüfus suçları, suçlar hapishane doluluğunu getiriyor 

Ülkeye giriş-çıkışlardaki denetimsizliğin ve kontrol edilemeyen nüfus yoğunluğunun beraberinde her yıl artan suçları getirdiğine işaret eden Salman şöyle konuştu: “Hapishaneler hem fiziki hem de altyapı olarak yetersiz. Suç oranlarındaki yükseklikten dolayı doluluk oranlarında da bir yükseklik söz konusu.”

Dünyada boşanmada ön sırada olan KKTC’de mutsuzluk da doğru orantılı artıyor 

KKTC’de toplumsal anlamda irdelenmesi gereken bir diğer önemli konunun da boşanma oranlarındaki artış olduğunu ifade eden Salman, boşanmaların yüksekliğinin o toplumdaki bireylerin mutsuzluğu ile doğru orantılı olduğunu kaydetti. “Boşanan çocukların ailelerinin de mutsuzluk ile baş başa kaldığı gerçeğinden yola çıkılacak olursa, mutsuzluğun aileden çocuklara ve topluma yansıdığı bir yelpazeyi görebiliriz” diyen Salman, tüm bunlara ek olarak toplumda sağlık, eğitim, trafik gibi temel sosyal devlet hizmetlerinde de ciddi sıkıntılar yaşandığını söyledi. 

Aile kavramı algısı ve yapısı değişiyor, aile kavramı beslenmiyor 

Toplumu oluşturan temel taşların başında olan aile yapısını ve aile kurumunu irdeleyen ve destekleyen uzman birimlerin ve kurumların olmamasının da çok büyük eksiklik olduğuna dikkat çeken Salman, aile kavramı ve yapısının beslenerek, desteklenmesi gereken çok önemli bir nokta olduğunun altını çizdi ve “Toplum demek ailelerden oluşan en büyük grup demek” şeklinde konuştu. Salman, KKTC’nin dünyada boşanma oranlarında en ön sıralarda gelen ülkeler kapsamında olduğunun altını çizdi. Salman, aile yapısının değişim göstermesi tehlikesi ile de karşı karşıya olunduğuna dikkat çekti. 

“Tanınmıyor oluşun getirmiş olduğu dezavantajları yaşıyoruz toplumca”

KKTC’nin yine siyasal anlamda konumu itibarı ile dünyadan soyutlanmış, tanınmamışlığın verdiği bir baskı ile çeşitli sıkıntılar yaşadığını ifade eden Salman, “Tanınmıyor oluşun getirmiş olduğu dezavantajları yaşıyoruz toplumca. Yine bunların yanında henüz varılamayan bir anlaşma ve ateşkesin olduğu bir ülkeyiz. Dış siyasete karşı da birtakım sıkıntılarımız var” diye konuştu. 

Sorunların kaynağı kötü ve yetersiz iç yönetim 

Salman, tüm bunların ötesinde KKTC’nin aynı zamanda kötü bir iç yönetim ile de baş başa olduğunu vurguladı. “Bu kadar küçük bir ülke ve ada ülkesi olmamıza rağmen içteki yönetim ve düzen sağlayışımızda yeterince başarılı değiliz” diyen Salman, ülke yönetiminde ciddi bir yönetim yetersizliğinin olduğuna dikkat çekti. Salman, şu anda konuşulan veya yaşanan sorunların asıl kaynağının yönetim yetersizliğinden geçtiğini ifade etti. Toplum ve bireysel anlamda yorumlandığında mutsuzluk kavramının göze çarptığını söyleyen Salman, ülkede insanların ezici bir çoğunluğunun hayatlarından ve toplumsal düzenden başlamak kaydı ile birçok alan ve işleyişten memnun olmayarak, mutsuz olduğuna değindi. 

İçeriden dışarıya beyin göçü, dışarıdan içeriye ucuz iş gücü göçü var 

KKTC’den dışarıya, özellikle Avrupa ülkelerine, dışarıdan da içeriye ağırlıklı olarak Türkiye ve 3. dünya ülkelerinden bir göçün söz konusu olduğuna işaret eden Salman, “Tanınmamışlık ve siyasi sorunların getirdiği etki ve ülke içerisindeki kötü yönetim bize ülke vatandaşlarının daha iyi şartları bulabileceği, daha iyi bir yönetişimde yaşayabileceği diğer Avrupa ülkelerine göçü getiriyor” ifadelerini kullandı. Ülkenin problemlerinin çok yönlü olduğunu da anlatan Salman, ülke içerisinden dışarıya verilen iyi eğitim almış, kalifiye beyin göçünün, dışarıdan ucuz işgücü olarak görülen diğer ülkelerdeki nüfus göçü ile yer değiştirmesinin ciddiyetine dikkat çekti. Salman, ekonomik buhranla birlikte bunların suç oranlarındaki artışı tetiklediğini ifade etti. Salman, ülkenin ekonomik şartlarının dışarıdan gelen ve düşük ücretle çalışmak durumunda bırakılarak, belli bir yaşam kalitesi yakalayamayan nüfusu suç işlemeye teşvik edecek altyapıyı da oluşturduğuna vurgu yaptı.   

Kıbrıs Türk toplumu asimile olarak yok oluyor 

Kıbrıs Türk toplumunun yavaş yavaş asimile olarak yok olma yolunda ilerlediğine dikkat çeken Salman, yaşam standartlarının her geçen gün düştüğü, iyi yönetimin olmadığı, suç oranlarının gün geçtikçe arttığı bir ülkede bireylerin de kendilerine daha sağlıklı şartlarda yaşamlarını sürdürebilecekleri farklı alternatif ülkeler seçerek göç yolunu seçtiğini kaydetti. 

Giriş-çıkışlardaki denetimler yetersiz 

Ülkedeki düzensizlik ve sorunlu yapının kaynağına inilmesi gerektiğinin altını çizen Salman, suçların işlenmeden önce önlemlerinin alınıyor oluşunun önemine dikkat çekti. Salman, giriş-çıkış denetimleri ile ülkedeki nüfusun veya suç potansiyeli taşıyan bireylerin ön tespitinin yapılmasını mümkün kılacak bir mekanizma ile suçların işlenmeden önce önüne geçilmesinin daha önemli olduğunu kaydetti. Bir gün içerisinde KKTC’ye giriş yaparak hırsızlık yapan ya da cinayet işleyen bir bireyin rahatlıkla ülkede dolaşıp veya çıkış yapabiliyor oluşunun ciddi anlamda sorgulanması gereken bir durum olduğunu ifade eden Salman, yönetim ve denetim mekanizmalarının kilit noktadaki rollerine işaret etti. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
"Tüm hayatımı sekteye uğrattınız"
Casinoda 10 bin dolar vurgun
Casinoda 10 bin dolar vurgun