“Birçok alanda geri kalmış bir ülkeyiz”

“Birçok alanda geri kalmış bir ülkeyiz”

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuç Veysioğlu, kanalizasyon ve arıtma konusunda ülkeye çok ciddi yatırımlar yapılması gerektiğini vurguladı. Veysioğlu, atıkların geri dönüşümü noktasında ise hala bir sistem geliştirilmediğini söyledi

16 Mart 2019 - 08:13

“Bu sene su baskını, yollarda göllenmeler gibi problemler daha çok Girne’de ve kuzey sahil şeridinde görüldü çünkü oradaki yağış miktarı çok fazlaydı. Bu durum da ortaya yatırım eksikliği olduğunu çıkartıyor”

“Öncelikle atıkların azaltılması ve geri dönüştürülmesi ön görülmektedir. Bizim ülkemizde bu sistem hala gelişmiş değildir. En büyük sorun Avrupa Birliği’ndeki atık hiyerarşisine uyumlaştırma konusunda ülkemizin geri kalmış olmasıdır”

“Arazi kıtlığı olmayan belediyeler kendi bölgesi içinde atıkları, kontrolsüz bir biçimde depoluyor, sağa sola gömüyor veya atıyorlar. Tabi ki bu uygulamanın son bulması gerekiyor”


Melin DOBRAN

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuç Veysioğlu, bazı kentlerde kanalizasyon sistemlerinin yeterli olmadığını söyledi. Başkan Veysioğlu, ülkede bu alanda çok ciddi yatırımlar yapılması gerektiğini vurguladı. Su taşkınlarının belli noktalarda parça parça çözüldüğünü ifade eden Veysioğlu, yağış miktarının fazla olması durumunda kapasitenin yeterli olmadığını belirtti. Veysioğlu, “Zaman zaman kanalizasyonun içerisine yağmur suyu girişi gibi problemler de ortaya çıkıyor” dedi.


“Atık konusunda bir sistem geliştirilmedi”

Güngör depolama alanına sadece 12 belediyeden atık geldiğini anlatan Veysioğlu, diğer belediyelerin atıkları vahşi depolama bölgelerine gönderdiğini belirtti. Veysioğlu, bu bölgelerdeki çevre sorununun çok daha büyük derecede olduğunu vurguladı. “Ülkemizde atıkların geri dönüşümü konusunda bir sistem hala gelişmiş değildir” diyen Veysioğlu, “En büyük sorun Avrupa Birliği’ndeki atık hiyerarşisine uyumlaştırma konusunda ülkemizin geri kalmış olmasıdır” dedi.


“Kanalizasyon sistemleri yeterli değildir”

Başkan Veysioğlu, “Çevre yasasına göre, nüfus eş değeri 2 binden büyük olan yerleşim birimlerinin kanalizasyona ve arıtma tesisine bağlanması gerekiyor. Bu çevre yasasının gereğidir. Şu anda sadece Lefkoşa’da, Güzelyurt’ta ve Gazimağusa’da bunlar mevcut. Girne’de kanalizasyon sistemi var ancak arıtma yetersiz ve arıtılan su denize dökülüyor. Bu şehirlerin içerisindeki kanalizasyon sistemleri yeterli olmamakla beraber bütün şehre yetecek kapasiteye sahip değildir” ifadelerini kullandı.


“Alsancak ve Lapta’da hemen hemen hiç yok”

“Örneğin Lefkoşa’da Hamitköy, Haspolat, Kermiya bölgesi kanalizasyona bağlı değildir. Güzelyurt’taki bazı köyler, Gazimağusa’da Tuzla ve Maraş bölgesi de bağlı değildir. Girne’de Alsancak, Lapta yani kuzey sahil şeridinden bahsediyorum, o tarafta kanalizasyon ve arıtma hemen hemen hiç yok. Çok kısıtlı olarak bir miktar Lapta’da var. Ülkemizde bu alanda çok ciddi bir yatırıma ihtiyaç vardır.”


“Kanalizasyonun içerisine yağmur suyu girişi gibi problemler de ortaya çıkıyor”

“Yağmur suyu konusuna gelecek olursak, genel olarak hiçbir kentte yeterli seviyede ve merkezi düzeyde altyapı bulunmamaktadır. Su taşkınları belli noktalarda ve belli bölgelerde parça parça çözümlerle çözülmüş ancak bölgelerde yağış miktarı çok fazla olduğu zaman yeterli olamıyor. Zaman zaman kanalizasyonun içerisine yağmur suyu girişi gibi problemler de ortaya çıkıyor. Özellikle Lefkoşa ve Girne bölgesinde daha ciddi bir sorun var.”


“Kentsel drenaj sisteminin geliştirilmesi ve oluşturulması lazım”

“Bu sene Lefkoşa’da çok fazla çok ciddi bir sorun olmamakla beraber, geçtiğimiz senelerde su baskınlarının yaşandığını gördük. Bu yıl su baskını, yollarda göllenmeler gibi problemler daha çok Girne’de ve kuzey sahil şeridinde görüldü çünkü oradaki yağış miktarı çok fazlaydı. Bu durum da yatırım eksikliği olduğunu gösteriyor. Yani şu noktada yatırım yapılması gerekiyor. Kentsel drenaj sisteminin geliştirilmesi ve oluşturulması lazım.”


“Güngör’deki tesise sadece 12 belediyeden atık geliyor”

Başkan Doğuç Veysioğlu, Güngör’deki düzenli depolama alanında şu anda bir sıkıntı olmadığına dikkat çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Oradaki altyapı AB standartlarında kurulmuş bir altyapıdır. Bütün ülkeye hizmet vereceği düşünülerek yapılmış bir tesistir ancak bu tesise sadece 12 belediyeden atık geliyor. Öteki belediyelerden gelmiyor. Diğer belediyeler kendi atıklarını vahşi depolama bölgelerine gönderiyorlar. Bu vahşi depolama bölgelerindeki çevre sorunu çok daha büyük derecededir.”


“En büyük sorun ülkenin geri kalmış olmasıdır” 

“Avrupa Birliği’ndeki çevre yasasına bakarsak bu yöntem, yani depolama yöntemi en son düşünülmesi gereken yöntemdir. Öncelikle atıkların azaltılması ve geri dönüştürülmesi öngörülmektedir. Bizim ülkemizde bu sistem halen gelişmiş değildir. En büyük sorun Avrupa Birliği’ndeki atık hiyerarşisine uyumlaştırma konusunda ülkemizin geri kalmış olmasıdır. Güngör’e gitmeyenler için bir ceza yok ama bu konuda bazı yasal mevzuat çalışmaları var diye biliyorum.”


“Bazı belediyeler kontrolsüz bir biçimde atıkları depoluyor”

“Bu yasal mevzuat yürürlüğe girdiği takdirde belediyelerin tümü, Güngör’deki depolama sahası veya benzeri altyapıya sahip bir tesise bu atıkları göndermek zorunda kalacaklar. Ancak şu anda o mevzuat yürürlükte değil. Arazi kıtlığı olmayan belediyeler kendi bölgesi içinde, kontrolsüz bir biçimde bu atıkları depoluyor, sağa sola gömüyor veya atıyorlar. Tabi ki bu uygulamanın son bulması gerekiyor.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İskele’de iğrenç olay!
İskele’de iğrenç olay!
Cinayet ve soygun çete işi mi?
Cinayet ve soygun çete işi mi?