Biri bizi gözetleyecek!

Biri bizi gözetleyecek!

BKP Genel Sekreteri Salih Sonüstün, hükümetin ülkeye giriş çıkışları denetlemek ve kimlikle girişin önüne geçmek yerine çareyi mobese kamera takmada bulmasının sonuç vermeyeceğini belirtirken, Sol Hareket Sözcüsü Abdullah Korkmazhan ise, bunun daha ziyade toplumu gözetlemeye dönük bir uygulama olacağını söyledi

11 Ekim 2018 - 06:11 - Güncelleme: 12 Ekim 2018 - 11:05

BKP Genel Sekreteri Salih Sonüstün, Kent Güvenliği Yasa Tasarısı’nın Meclis’te onaylanmasıyla yeniden gündeme gelen mobese kameralar konusunda Yeni Bakış’a yaptığı açıklamada, sorma gir hanı olan ülkenin bu şekilde kurtulamayacağını belirtti


Sonüstün, hükümetin bir şekilde kimlikle girişe dur demesi gerektiğinin altını çizerek, “Hükümet olduklarına inanıyorlarsa kapılardaki denetimi ve önlemi artırırlar, ancak bu konularda hiçbir yetki ve sorumluluk alacak durumda değiller. Mezarlıklar bile soygun yerine döndü, kabirlerin üzerine konulan çiçekler bile çalınıyor” diye konuştu


Sol Hareket Sözcüsü Abdullah Korkmazhan ise, mobese kamera takmanın suçla mücadeleyi hedefleyen bir yaklaşım olmadığını belirterek, bunun daha ziyade toplumu gözetlemeye dönük bir uygulama olacağını söyledi. Korkmazhan, “Bunun kılıfı ise suç ve suçlularla mücadeledir” diyerek, suçlarla mücadele etmek isteniyorsa bunun yolunun belli olduğunu kaydetti


Deniz ABİDİN 

BKP Genel Sekreteri Salih Sonüstün, Kent Güvenliği Yasa Tasarısı’nın Meclis’te onaylanmasıyla yeniden gündeme gelen mobese kameralar konusunda Yeni Bakış’a yaptığı açıklamada, sorma gir hanı olan ülkenin bu şekilde kurtulamayacağını belirtti.

Sonüstün, mobese kameraların dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde uygulanan bir sistem olduğunu belirterek, zaman zaman bunun tartışıldığını, kişilik haklarına müdahale edildiğinin gündeme geldiğini söyledi. Sonüstün, suç ve suça teşvikte büyük yarar sağlamakla birlikte ülke için şu anda suç ve suçlulara karşı yapılması gereken birinci işin mobese kamera takmak olmadığını belirtti. Sonüstün, kimlikle girişin verdiği zafiyeti kullanarak yurt dışından buraya planlı şekilde gelerek soygun yapılmasının önüne geçilmesi gerektiğini kaydetti. 


“Kapılardaki denetimi artırmaları gerekir”

Sonüstün, ülkenin sorma gir hanına döndüğünü ve hükümetin bir şekilde kimlikle girişe dur demesi gerektiğinin altını çizdi. Sonüstün, “Hükümet olduklarına inanıyorlarsa kapılardaki denetimi ve önlemi artırırlar” diyerek, ancak hükümetin bu konularda hiçbir yetki ve sorumluluk alacak durumda olmadığını söyledi. Sonüstün, gelmiş geçmiş hükümetlerin hepsinin de dıştan destekli ve programlanan bir takım şeylerin yasal temsilcileri görünümünde olduklarını kaydetti. 

Sonüstün, “Kimlikle geleni durdurma, kimsin ne amaçla geldin ve cebince kaç para var” sorusunun öne çıkması gerekirken bunların yapılmadığını, çarenin mobese kamerada olmadığını söyledi.


“Mezarlıktaki çiçekler bile çalınıyor”

Sonüstün, mezarlıkların bile soygun yerine döndüğünü, insanların en kutsal yerlerden biri olan mezarlıkların bile rahat ziyaret edilemediğini belirtti. “Mezar üzerine konulan çiçekler bile çalınıyor” diyen Sonüstün, “kamera konsa ne konmasa ne” diye konuştu. 

Sonüstün, ülkeye giriş çıkışlar konusunda bir yetki alamayan hükümetin günü kurtarmak adına Kent Güvenliği Yasası altında mobese kamera takarak çare bulma yönüne gittiğini kaydetti. Salih Sonüstün, mobese kamera takmanın suç oranlarını yeteri kadar azaltmayacağını ifade ederek, sadece ırka tecavüz değil, mülke tecavüzlerin devam edeceği endişesi taşıdığını söyledi. 


“Soygun için ülkeye gelen var”

Sonüstün, şöyle devam etti, “Ülkemize sadece soygun yapmak için gelen var. Demek ki planlı gelen var. Bunu önlemenin yolu sadece mobese kamera takmak olmamalı, kapılarda, giriş ve çıkışlarda denetim artırılmalıdır. Yasa Avrupa’da nasıl çalışıyor bunu bilemiyorum, ancak özel hayata da müdahale söz konusu olacaktır. Hükümet kimlikle girişe önlem alamıyor, Kıbrıslıların yaşam kültürünü ve standartını korumak adı altında da önlem alınamıyor.”

Salih Sonüstün, nüfusun ne olduğu konusunda ise birilerinin bildiğini, ancak söylemediğini belirterek, nüfusu belli olmayan bir ülkede en başta ekonomik programın dahi yapılamadığını belirtti. Sonüstün, bununla birlikte hastanelerin kontrol altında olmadığını, okulların yetersiz kaldığını, her alanın programsız idare edilmeye çalışıldığını kaydetti. 


“Çarpık bir düzen içinde yaşamaya çalışıyoruz”

Sonüstün, kimlikle giriş çıkışın denetleneceğinin neredeyse her iktidara gelen partinin seçim kitapçığında yer aldığını, ancak bunun koltuk altı taşınan bir dosya olmak dışında bir şey ifade etmediğini söyleyerek, “içinde yaşadığımız bu düzen ve karmaşa, bugün yönetimde olan CTP, eğer ki muhalefette olmuş olsaydı, hükümette olanı eleştirirken kaleminden kan damlardı. Böyle çarpık bir düzen içinde yaşamaya çalışıyoruz. Duyuyoruz ki insanlar her gün kalpten, kanserden yaşamlarını kaybediyor. Ben önümüzü çok karanlık görüyorum. Kıbrıs sorununda bir çözüme ulaşmazsak ise bizleri çok daha kötü günlerin bekliyor olduğu açıktır.”


“Hükümet günü kurtarmak adına yasa yapıyor”

Salih Sonüstün, Meclis’in birçok yasa yaptığını, yasaların uygulanabilirliği konusunda da sıkıntıların yaşandığına dikkat çekerek, alınan kararların hiçbirinin takibinin yapılmadığını kaydetti. Sonüstün, dolayısıyla Meclis’te görüşülen Kent Güvenliği Yasası’nın da uygulanabilir olması açısından emin olamadığını söyledi. “Hükümet günü kurtarmak adına yasa yapıyor” diyen Sonüstün, “diğer konularda olduğu gibi bir olay olduğunda yasa hatırlanacak ve göstermelik bir şeyler yapılmaya çalışılacak, konu kapandığında ise eski sistemde devam edilecek” diye konuştu. 

Sol Hareket Sözcüsü Korkmazhan: Daha ziyade toplumu gözetlemeye yönelik

Sol Hareket Sözcüsü Abdullah Korkmazhan ise, mobese kamera takmanın suçla mücadeleyi hedefleyen bir yaklaşım olmadığını belirterek, bunun daha ziyade toplumu gözetlemeye dönük bir uygulama olacağını söyledi. Korkmazhan, “Bunun kılıfı ise suç ve suçlularla mücadeledir” diyerek, suçlarla mücadele etmek isteniyorsa bunun yolunun belli olduğunu kaydetti. Korkmazhan, her şeyden önce suç ve suçluların nasıl ve neden ortaya çıktığının irdelenmesi gerektiğinin altını çizerek, bunun en temelinde ekonominin yattığını söyledi. Korkmazhan ekonomik eşitsizlik, sömürü, yoksullaşma, suç oranlarının artmasının nedeni olduğunu dile getirdi. 

Korkmazhan, ülkeye kimlikle girişlerin yasaklanması gerektiğine vurgu yaparak, ülkeye girecek olan kişinin neden ve hangi amaçla geldiğini ve de kaç gün kalacağını belirtmesi gerektiğini söyledi. 


“Suçların büyük oranı ekonomiktir”

Korkmazhan, şöyle devam etti, “Bir toplum fakirleşiyorsa ve sınıflar arasında uçurum artıyorsa bu suç oranlarının artmasını getirir. Toplumun yüzde 80’i mahkemeliktir. Suçların büyük oranı ekonomiktir. Suç işleyenlerin hepsi Türkiye’den gelir diye bir durum yoktur. Suçlarda etnik ayrım yapmak pek de doğru değildir. Daha ziyade ekonomik olarak yaklaşmak gerekmektedir.” 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Reşat Altınör ve Serkan Özbekoğlu köşeye sıkıştı
Reşat Altınör ve Serkan Özbekoğlu köşeye sıkıştı
Merit Royal Casino'da vurgun
Merit Royal Casino'da vurgun