Bu tıkanıklığın kilidini seçim açar
Reklam
  • Reklam

Bu tıkanıklığın kilidini seçim açar

Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı, 4’lü koalisyonun 1 yılı aşkın bir süredir görevde olmasına karşın vatandaşın elini rahatlatacak ve refah seviyesini yükseltecek hiçbir icraata imza atmadığını savunarak sandığa işaret etti:

14 Nisan 2019 - 09:50 - Güncelleme: 15 Nisan 2019 - 09:39

“Hükümetin göreve gelmesinin üzerinden bir yıl geçti ve  sendikalar yollarda,  hükümet ise bu zaman zarfında  vatandaşımızın elini rahatlatabilecek bir faaliyette bulunamadı. Aslında  sendikaların şimdiye kadar sinip kalmalarını da anlamakta güçlük çekiyorduk” 

“Hükümetin gitmesine kısa bir zaman kala sendikların  meydanlara çıkması da oldukça manidardır. Yine de bir, sıfırdan büyüktür bu nedenden dolayı kendilerini duyarlık gösterdikleri için kutluyorum. Fakat herkesin dilinde, hükümette bir başka siyasi parti olsaydı sendikalar  bu güne kadar en az 10 defa büyük eylem  yaparak o hükümeti zorlarlardı”

“Bu hükümet, ne ekonomik tedbir alabileceği nede yapısal bir dönüşüm sağlayabileceği  gücü olduğunu gösterdi. Hükümet bu halka daha fazla zulüm yapmamalı ve bir an evvel görevini teslim edip koltuğundan kalkmalı, hatta gerekirse yeni hükümetin kurulmasıyla halka gidebilmek için yeni fırsatlar tanımalıdır”

“YDP olarak bizim bu aşamada hükümete girme gibi bir düşüncemiz yok. Ancak yeni bir  hükümet kurulursa ve hükümet bizim destegimize ihtiyaç duyarsa tabiki dışardan destek vermeye hazırız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yaşadığı sorunlar çözülemeyecek sorunlar değil, sadece sorunları çözmede aciz, beceriksiz, yeteneksiz ve kararsız bir hükümet olmasın”


Süreyya ÖZDEMİR

Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı, ülkede yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmeleri Yeni Bakış’a değerlendirdi. Arıklı, 4’lü koalisyon hükümetinin aradan geçen bir yılıa rağmen insanların elini güçlendirecek hiçbir adım atmadığını savundu.

Arıklı sözlerini şöyle sürdürdü:

“ Hükümetin göreve gelmesinin üzerinden bir yıl geçti ve  sendikalar yollarda,  hükümet ise bu zaman zarfında  vatandaşımızın elini rahatlatabilecek bir faaliyette bulunamadı. Aslında  sendikaların şimdiye kadar sinip kalmalarını da anlamakta güçlük çekiyorduk. Hükümetin gitmesine kısa bir zaman kala sendikların  meydanlara çıkması da oldukça manidardır. Yine de bir, sıfırdan büyüktür bu nedenden dolayı kendilerini duyarlık gösterdikleri için kutluyorum. Fakat herkesin dilinde, hükümette bir başka siyasi partı olsaydı sendikalar  bu güne kadar en az 10 defa büyük eylem  yaparak o hükümeti zorlarlardı. Bu kadar suskun kalmaları heralde farklı şeylerin ortaya çıkmasıyla tedrginlik yaratma durumundandır”.


“Hükümet Türkiye’ye kapılarını sonuna kadar kapattığı için adım atılamıyor”

Erhan Arıklı, hükümetin yeterli tecrübeye sahip olmadığını ve Türkiye’ye karşı kapıları kapattığını savundu. Hükümetin Türkiye’yle görüşmeme nedeni, sorumsuzluğuna ve işbilmezliğine bağlayan Arıklı, sözlerini şöyle  sürdürdü:

“Zamların ardı arkası kesilmiyor. Bunun sonucu olarak vatandaşlar ciddi anlamda olumsuz etkilemektedir. Buna karşın hükümetimizin en başta alması gereken tedbir, vatandaşı koruyabilmek, vatandaşın yararına hizmet vermeye çalışmaktı.İnsanımızın alım gücünü artırmak ve piyasayı ucuzlatmak hükümetin görevi olmalıydı. Bunun için de hükümet,  arayış içine girmeli  ve gerekirse gümrükleri ve fonları düşürmeyi planlamalıydı. Bunun yapılmasıyla birlikte güneyin ekonomisi de KKTC’ye kayacaktı. Güney’den birçok insan  alışverişini bizden yaparak ekonomimizin canlanmasına yol açaçacaktı, Devlette, KDV ve vergilerden daha iyi kar sağlayarak para kazanacaktı. Fakat hükümet bunu yapabilecek ne tecrübeye ne de bilgi ve birikime sahiptir. Bunu rahatlıkla anlayabiliryoruz. Geçtiğimiz Ağutos ayında yaşadığımız kriz bizim için büyük bir fırsat olabilirdi fakat bunu başaramadılar. Tekrardan ifade etmekte yarar var, şu an yapılması gereken  şey mutkala piyasayı rahatlatacak vatandaşın alım gücünü rahatlatacak tedbirlerin alınmasıdır. Hükümetin bu konuda ciddi adımlar atarak Türkiye ile iletişime geçmesi gereklidir. En azından Türkiye’yle Gümrük Birliği’ni sağlayarak TL ile alışveriş yapabilmesi için işbirliğinin geliştirilmesi zaruridir. Bu gerçekler  ortada dururken malesef Türkiye’ye  kapılarını kapatıp  doğru düzgün görüşmeleri yapamayan bir hükümetle karşı karşıya olduğumuz için  bu tür adımlar atmasını beklemiyorum.” 


“4’lü Koalisyon halka zülum çektiriyor”

Erhan Arıklı, 4’lü koalisyonun icraat  yapmadığını ve halkı mağdur ettiğini ifade etti. Arıklı, Hükümetin, halkı daha fazla mağdur etmeden bir an önce koltuğunu telsim ederek görevden ayrılması gerektiğini dile getirdi. 

Erhan Arıklı sözlerini şöyle sürdürdü:

“4lü koalisyon bir yılı aşkın süredir görev başında olmasına rağmen hiçbir şekilde sorunlara karşı önlem alamıyor. Bu hükümetin ekonomik protokölle ilgili ve 2018 Ağustos krizinin ardından uzun uzadıya Bakanlar Kurulu toplantıları yaparak  tedbir diye 24 maddelik pansuman adı altında tedbirler ortaya çıkardı.Bu ortaya konanlar da bize hükümetin bu tür krizlere karşı hiçbir şekilde önlem alamayacağını gösterdi. Bu hükümet, ne ekonomik tedbir alabileceği nede yapısal bir dönüşüm sağlayabileceği ne de gücü olduğunu gösterdi. Hükümet bu halka daha fazla zulüm yapmamalı ve bir an evvel görevini teslim edip koltuğundan kalkmalı, hatta gerekirse yeni hükümetin kurulmasıyla halka gidebilmek için yeni fırsatlar tanımalıdır. Türkiye’de imzalanması beklenen ekonomik protokol için sayın başbakan bu ayın sonuna kadar görüşmelerin tamamlanarak Mayıs ayında protokolün imzalanacağını söylemişti. Görülen o ki bu konuda  Türkiye’nin resmi  açıklaması ve bir adımı olmamıştır.  Bu ay sonuna kadar ekonomik paket ve protoköl  imzalanmazsa sayın başbakana istifa etmek düşer. Sayın Başbakanında bu erdemi gösterebilecek olgunlukta olduğunu düşünüyorum. Ayın sonunda bu konu tamamlanmazsa başbakan, istifasını verip görevi bırakmak durumundadır. Ben mecliste de aynı şeyi belirttim, sayın başbakanın kendini bu konuda bağladığını düşünüyorum.” 


“Hükümetin sunduğu 51 maddelik maddelik taslak  anlam ifade etmiyor”

YDP Genel Başkanı Arıklı, Türkiye’yle bir protokolün imzalanacağına inanmadığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ben şu an protokolun imzalanacağını inanmıyorum. Türkiye kaynaklarından elde ettiğim bilgiye göre hükümetin sunduğu 51 maddelik  taslak  hiçbir anlam ifade etmeyen ve Türkiye’nin asla tavsip etmediği bir protokol teklifidir. Bu yüzden Türkiye’nin bunu imzalaması  bana göre mümkün değildir. Tabiki  sisyasi bir adım atılır ancak bu ciddi bir önem arz etmemektedir. Teknik açıdan bizim sunduğumuz protokole onay verilmesi mümkün görülmemektedir.” 


“Sorunları çözmeden aciz beceriksiz, yeteneksiz ve kararsız bir hükümetmiz var”

“YDP olarak bizim bu aşamada hükümete girme gibi bir düşüncemiz yok. Ancak yeni bir  hükümet kurulursa ve hükümet bizim destegimize ihtiyaç duyarsa tabiki dışardan destek vermeye hazırız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yaşadığı sorunlar çözülemeyecek sorunlar değil, sadece sorunları çözmede aciz, beceriksiz, yeteneksiz ve kararsız bir hükümetmiz var. Dolayısıyla yapılması gereken şey bu hükümetin bir an evvel görevini bırakması ve yeni oluşumlara imkan vermesidir. Biz  gerekirse hükümete düşünsel olarak destek oluruz ancak hükümette  şu an yer alma düşüncesinde değiliz. Tabi son kararı partimin yetkili kurulları verir. “


“Şu anki parlemento yapısının çok sağlıklı değil”

Erhan Arıklı, bu aşamada erken seçime gidilmesi gerektiğini dile getirdi. Arıklı, yeni bir aritmetiğin ortaya çıkması gerektiğini ifade ederek, hükümete girmeme nedenlerini ise  şu anki palemento sisteminin sağlıklı olmamasına bağladı. Arıklı sözlerini şöyle tamamladı:

“Hükümete girmek istemememizin nedeni, şu anki parlemento yapısının çok sağlıklı olduğunu düşünmüyoruz. 

Mutkala  erken seçime gidilip yeni bir aritmetik  ortaya çıkması gereklidir. 

Şu an taşlar yerine oturmamış durumdadır. Birtakım oluşumlarda ülkeyi bu durumdan çıkarak bir yapının meydana gelmesi bu aritmetik içerisinde mümkün değildir. Bizim görevimiz, mutabakat hükümet modelini oluşturmktır. 

Bu hükümet modeli anayasadada değişiklik yaparak gerekirse sistem değişikline giderek, reformları ve yapısal dönüşümü sağlayacak bir teknokat modeldir, bizim önerimiz budur.” 


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
"Milletvekiliyim dahası da soyadım Manavoğlu"
Alaniçi dert küpü
Alaniçi dert küpü