Ekonomist Okan Veli Şafaklı Merkez Bankası’nın finans sektörünün başında olmasına rağmen finansal dünyada durumun kontrolünden çıkmak üzere olduğu açıklaması yaptığını söyledi. Şafaklı, Merkez Bankası’nın bankacılık ve finansal sektörlerde yaratılan mağdurlar ve tefeciliğin önlenmesi için yetki ve müdahale alanları dışında kalan önlem yaptırımları için gerekli olan yasal mevzuatlar için hükümete düğmeye basma çağrısı yaptığını kaydetti
Merkez Bankası’nın acil önlem çağrısını kamuoyuna taşımasının bir duyuru niteliği taşıdığının altını çizen Şafaklı, bu önlemler alınmadığı sürece Merkez Bankası’nın etkin faaliyet gösteremeyeceğine vurgu yapılmak istendiğini kaydetti. Şafaklı, Merkez Bankası’nın tüketici kredilerine de sınırlandırma getirilmesi ve faiz oranlarının kontrol altına alınması vurgusunun da oldukça önemli ve üzerinde durulması gereken bir nokta olduğunu dile getirdi
Şafaklı, “Bankaların ve finans kurumlarının denetlenmesi için var olan mevzuat mecliste şu anda kadük olmuş durumdadır. Bu mevzuatın önemine dikkat çekildi. Finansın başında olan Merkez Bankası’nın bu vurgusu ile denetlemede zorlandığını ve bunu kontrol altına alamadığını tehdit olarak nitelediğini görüyoruz” dedi
Merkez Bankasının yeni mağdurların yaratılmasının önüne geçilmesi ve banka-finans şirketlerinin tefeci konumundan alınması için yasal mevzuata ihtiyaç olduğu uyarısında bulunulduğuna dikkat çeken Şafaklı, “Merkez Bankası çaresizliğinden bu sorunları kamuoyu ile paylaşmak zorunda kaldı çünkü bazı sorunların çözümü iradesinin dışında yasal mevzuatlar gerektiren bir konumdadır” diye konuştu
Özlem ÇİMENDAL
Merkez Bankası’nın yaptığı son açıklamaların KKTC’ye verdiği mesajın perde arkasında yatan gerçekleri Yeni Bakış’a değerlendiren Ekonomist Okan Veli Şafaklı, açıklamaların altının boş olmadığını, uyarı mayetinde söylemler olduğunu ve ciddi önlemler alınmasının artık kaçınılmaz olduğu uyarısında bulunulduğunu kaydetti.
“Merkez Bankası açıklaması bir milat”
Merkez Bankası açıklamasını milat olarak değerlendiren Şafaklı, “Merkez Bankası Başkanı’nın basın açıklaması yaparak icraatlarını anlatması görülmeyen bir olaydı. Çünkü modern Avrupa ülkelerinde bu şekilde gerçekleşir. Özellikle bağımsız olan kurumların yaptığı bir uygulama idi ancak bizim alışık olmadığımız bir durumdu” dedi.
“940 milyonluk donuk krediler için hükümetten yasal mevzuat istediler”
Basın açıklamasının milat olmasının bir diğer önemli nedeninin de şimdiye kadar değinilmeyen çok önemli noktalar hakkında açıklama yapılması olduğunun da altını çizen Şafaklı şöyle konuştu: “940 milyonluk donuk alacak için alınması gereken bazı önlemlere vurgu yapıldı basın açıklamasında. Bu önlemler de Merkez Bankası’nı aşan bazı yasal önlemlerdir. İcra-İflas konularında işlenen bir sistem var bu sistemin işletilmesi için önlemler alınmasından bahsetti ki şu anda bizdeki donuk alacaklar dünya ortalamasının iki katıdır.”
Merkez Bankası önlem alamayacak
Merkez Bankası’nın acil önlem çağrısını kamuoyuna taşımasının bir duyuru niteliği taşıdığının altını çizen Şafaklı, bu önlemler alınmadığı sürece Merkez Bankası’nın etkin faaliyet gösteremeyeceğine vurgu yapılmak istendiğini kaydetti.
Şafaklı, Merkez Bankası’nın tüketici kredilerine de sınırlandırma getirilmesi ve faiz oranlarının kontrol altına alınması vurgusunun da oldukça önemli ve üzerinde durulması gereken bir nokta olduğunu dile getirdi.
Tüketici Kredileri Koruması Tedbiri gerekli
Şafaklı, “AB’de 2008 yılında Tüketici Kredileri Koruması Tedbiri getirildi. Türkiye’de de 2015 yılında tamamen mevzuatı değişerek bu konuda düzenleme yaptı. Bizde ise bu konuda hala böyle bir düzenleme yok. Ancak Merkez Bankası yasal bir düzenleme ile bunun inisiyatifini almaya hazır olduğu çağrısını yapıyor. Bu çok önemli bir gelişme” ifadelerini kullandı.
KKTC’de tüketiciler koruma altında değil
Tüketici kredileri konusunda KKTC’de tüketicilerin koruma altında olmadığına dikkat çeken Şafaklı, bunun da beraberinde bankaları tefeci pozisyonuna getirdiğini ifade etti. Şafaklı, diğer önemli konunun da kooperatiflerin denetim dışı olması olduğunu dile getirdi. Şafaklı, sürekli kooperatif sisteminin Merkez Bankası denetimi dışında olduğu ve oradan alınan kredilerin risk bakımından ciddi sorun teşkil ettiği gibi çekilen tutarlarda da somut istihbaratların olmaması nedeni ile bunun da önemli bir sorun olduğuna vurgu yapıldığını söyledi. Şafaklı ayrıca 2000 yılında PEYAK’ın batması ile gündeme gelen bu soruna alınması gereken önlemlerin hala göz ardı edildiğini kaydetti.
Kooperatifler ve bankalar arasında istihbarat sistemi kurulması isteniyor
Şafaklı, “Kredi veren kooperatif bankalarının daha sıkı denetlenmesi, oradaki risklerin de kurulacak bir istihbarat ağı ile bankacılık sistemleri ve kooperatiflerin bu ağda buluşarak oluşabilecek risklerin her iki kesim tarafından da informe edilmesine vurgu yapıldı. İnsanlar hem bankadan hem kooperatiften borçlanıyor ve siz bunu bilmediğiniz için bunun riskini ölçemiyorsunuz. Mukayyitler tarafından yeteri derecede denetlenemediği için de finansal krizlerin önüne geçilemiyor. Bu sistem ile bunun önüne geçilmesi istenmektedir” diye konuştu.
Bankacılık ve finans şirketleri denetlenemiyor
Merkez Bankası’nın diğer bir vurgu yaptığı konun da bankacılık sisteminin denetlenmesi noktası olduğunun altını çizen Şafaklı, “Bankaların ve finans kurumlarının denetlenmesi için var olan mevzuat Meclis’te şu anda kadük olmuş durumdadır. Bu mevzuatın önemine dikkat çekildi. Finansın başında olan Merkez Bankası’nın bu vurgusu ile denetlemede zorlandığını ve bunu kontrol altına alamadığını tehdit olarak nitelediğini görüyoruz” dedi. Şafaklı, özellikle banklar ve finans şirketlerinin denetlenmesinin önünü açacak olan bu mevzuatın hayata geçirilmediği sürece yaratılacak olan mağdurlar ve tefecilerin artacağı unsuruna dikkat çekildiğini savundu.
Yeni mağdurlar ve tefecilerin önüne geçilemiyor
Yeni mağdurların yaratılmasının önüne geçilmesi ve banka-finans şirketlerinin tefeci konumundan alınması için yasal mevzuata ihtiyaç olduğu uyarısında bulunulduğuna dikkat çeken Şafaklı şöyle konuştu: “Merkez Bankası çaresizliğinden bu sorunları kamuoyu ile paylaşmak zorunda kaldı çünkü bazı sorunların çözümü iradesinin dışında yasal mevzuatlar gerektiren bir konumdadır.”
“Merkez Bankası’nın riskleri minimize etmek için elindeki yasalar yeterli değil”
Potansiyel riskleri minimize etmek için finansın başı konumunda olan Merkez Bankası’nın önlemleri hayata geçirebilmesi için elindeki yasaların yeterli olmadığına dikkat çeken Şafaklı, yasa koyucular konumunda olan hükümetten acilen bu sorunların önüne geçilebilmesi için gerekli adımların atılmasının beklendiğini kaydetti.
Donuk kerdiler halkın parası ve toplanarak, ekonomiye kazandırılmalı
Merkez Bankası’nın bir diğer önemli açıklamasının da 2000’li yıllardan bu yana ödenmeyen donuk kredilerin halkın parası olması sebebi ve ekonomiye tekrardan kazandırılması gerekliliği ile ödenmesi için gerekli önlemleri alacağı kararlılığı noktasında olduğuna vurgu yapan Şafaklı, “Bu takdir edilecek bir kararlılıktır” dedi.
Şafklı şunları söyledi: “Merkez Bankası’nın kar etme amacı yok ancak kar elde ediyorsa diyor açıklamada ‘Biz bunu finansal sektörün etkinliğini artırıcı ve maliyetlerini düşürücü bir düzlemde değerlendireceğiz’ dediler.
Bu karın Maliye Bakanlığı’na değil, yine bankacılık ve finansal sektöre aktarılması gerektiğini doğrudan olmasa da dolaylı yoldan ifade ettiler.”