Çağ dışı ’pul sistemi’ yüzünden KKTC’ye gülüyorlar

Çağ dışı 'pul sistemi' yüzünden KKTC'ye gülüyorlar

Teknoloji çağına giremeyen KKTC’de resmi işlerde hala ‘pul’ sisteminin kullanılması akıllara durgunluk veriyor. Ekonomist Saydam Güney Kıbrıs, Türkiye ve dünyadaki diğer ülkelerde bu sistemin yıllar önce kalktığına dikkat çekerek, devlete ve insanlara zaman kaybından başka bir getirisi olmadığını kaydetti

03 Ocak 2019 - 04:56 - Güncelleme: 04 Ocak 2019 - 14:03

Üçüncü dünya ülkelerinin bile teknolojide dijitalleşme yoluna gittiği bu çağda KKTC’de resmi işlerde hala ‘pul sistemi’nin kullanılması bu kadarı da olmaz dedirtiyor. Resmi işlemler için devlet kapısını çalan vatandaşlar, ‘gidip pul’ alın yoksa işleminiz gerçekleştirilemez şartıyla karşılaşıyor. Bu durumda kimi yürüyerek kimi de pul bulma arayışına girerek zaman kaybediyor ya da başka önemli işlerini kaçırıyor


Yeni Bakış’a ‘pul sistemini’ değerlendiren Vergi Uzmanı Ekonomist Göksel Saydam, bu sistemin dünyanın en eski vergi türü olduğuna dikkat çekerek, yasanın bir türlü güncelleştirilmediğini, bu durumun devlete ekonomik getirisi olmamakla birlikte vatandaşa da zaman kaybı yarattığını söyledi


Güney Kıbrıs, Türkiye ve dünyadaki diğer ülkelerde küçük rakamlarla makbuzlara yapıştırılan pul devrinin artık kapandığını belirten Saydam, Rum tarafında 5 bin Euro’ya kadar olan sözleşmelerde pul vergisi alındığını, bu rakamın üzerinde olan sözleşmelerde ise bu rakamın 20 bin Euro’yu aşamayacağını kaydetti  


Saydam, diğer ülkelerde olduğu gibi bizde de sadece sözleşmelerde pul vergisi alınması gerektiğini belirterek, bunun için yasa değişikliğine gerek olmadığını, Bakanlar Kurulu’nda alınacak bir emirname kararı ile bu durumun değiştirilebileceğini kaydetti. Saydam,  devletin fuzuli olan pul baskısından artık muaf kalması gerektiğinin altını çizerek, “yabancılar bize gülüyor” diye konuştu


Saydam, “Düşünün ki bugün 2 kuruşluk pul vardır. Eminim ki devlet bu pulu basması için en az pul başına 7 kuruş harcıyor. Yani burada devletin bir karı yoktur. Maliyet fayda analizi de maalesef yapılmadı. Dolayısıyla ekonomik açıdan küçük miktardaki pullar ekonomik getirisini yitirmiştir” dedi 

Deniz ABİDİN 


Vergi Uzmanı, Ekonomist Göksel Saydam, ülkemizdeki pul vergisinin, Türkiye’de damga vergisi olarak geçtiğini belirterek, pul vergisinin dünyanın en eski vergi türü olduğunu söyledi. Saydam, Mısır’da, Osmanlı’da da pul vergisinin olduğunu anımsatarak, bunun kullanılan dokümanların üzerinden devletin bir tür vergi alması anlamına geldiğini kaydetti. Saydam, yasaya göre söz konusu dokümanlara belge değil, enstrüman denilmekte olduğunu belirterek, her türlü mükellefiyet öngören belgelere enstrüman denildiğini söyledi. Saydam, bir mektubun enstrüman olmadığını, ancak bir sözleşmenin enstrüman olduğunu ifade ederek, mal devri için doldurulan formun ve ruhsat çıkarmak için doldurulan formun da araba poliçesinin de birer enstrüman olduğunu kaydetti. Saydam, pul vergisi yasasının Kıbrıs tarihinde 1923 yılında İngiliz Sömürge Yönetimi tarafından Fasıl 328 Pul Kanununun (Stamp Duty Law) yürürlüğe girmesinden beri uygulanmakta olduğuna dikkat çekerek, o yıllarda devletin vatandaştan alacağı bir verginin olmadığını, 1923 yılından sonraki yıllarda emlak, katma değer, kira stopajı gibi vergilerin alınmaya başlandığını söyledi. Saydam, devletlerin bütçe kaynaklarını değişik vergi türleri koyarak bunların günümüze kadar geldiğini kaydetti.

“Hem masraflı hem de meşakkatli bir uygulama”

Göksel Saydam, 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyetinin kuruluşuyla birlikte pul vergisi yasasının cumhuriyete geçmiş olduğunu ifade ederek, 19/1963 sayılı pul yasasının yıllar içinde değişikliğe uğradığını belirtti. Saydam, gelişen teknoloji ile birlikte yerine getirilen başka vergilerin de zaman içinde vatandaştan alınmaya başladığını belirterek, pul uygulamasının hem masraflı hem de meşakkatli bir uygulama olduğunu söyledi. 


“Ekonomik getirisini yitirdi”

Saydam, şöyle devam etti, “Düşünün ki bugün 2 kuruşluk pul vardır. Eminim ki devlet bu pulu basması için en az pul başına 7 kuruş harcıyor. Yani burada devletin bir karı yoktur. Maliyet fayda analizi de maalesef yapılmadı. Dolayısıyla ekonomik açıdan küçük miktardaki pullar ekonomik getirisini yitirmiştir. Rum tarafına baktığımızda aynı yasayı senelerce kullanmış olmamıza rağmen halka zaman kaybı yaratan ve bütçeye bir geliri olmayan bu tarz küçük uygulamaların yürürlükten kalktığını görüyoruz.”

Göksel Saydam, “Düşünün ki motorlu araçlara giden ve arabasını devretmek isteyen bir vatandaşa bütün muameleyi yapan memur, 7 lira da pul istediğini söylüyor. Bu durumla karşı karşıya kalan vatandaş tekrardan yola çıkar ve pul arar. Köyden otobüsle gelen vatandaş için ise bu durum daha da zorlaşır. Bu vatandaşın postaneye gitmek için yürümesi ya da taksi tutması gerekecek. Pul alan ve daireye geri dönen vatandaş tekrardan sıraya girerek yarım kalmış işlemini tamamlamaya çalışacaktır” diye konuştu. 


“Gelir kaynağı yapanlar var”

Saydam, pul vergisi konusunun bir gelir kaynağı haline döndüğüne de dikkat çekerek, mukayyitlik, araç kayıt dairesi önünde ya da civarında dükkanı olanların dükkan kapılarına “pul satılır” diye yazı yazdıklarını ve pul satışı yaptıklarını belirtti. Saydam, bu şekilde 7 liralık pulun 12 liraya satıldığını söyledi.


“Dünyada pul devri kalktı”

Dünyadaki diğer ülkelere ise bakıldığında küçük rakamlarla makbuzlara yapıştırılan pul devrinin artık kalktığını ifade eden Saydam, Rum tarafında 5 bin Euro’ya kadar olan sözleşmelerde pul vergisi alındığını, bu rakamın üzerinde olan sözleşmelerde ise bu rakamın 20 bin Euro’yu aşamayacağını kaydetti. Saydam, diğer ülkelerde sadece sözleşmelerde pul vergisi alındığını belirterek, pul vergisinin bizde de artık kaldırılması taraftarı olduğunu söyledi. Yasa değişikliğine gerek olmadığını, Bakanlar Kurulu ile alınacak bir emirname kararı ile bu durumun değiştirilebileceğini ifade eden Saydam, devletin fuzuli olan pul baskısından artık muaf kalması gerektiğinin altını çizdi. 


“Vatandaşa hem zaman kaybı hem eziyet”

Saydam, pul vergisinin devletin bir tür şahitlik yapması için alınmakta olduğunu ve bu nedenle pulun yapıştırıldığını belirterek, şunları söyledi, “Devlet vatandaştan sürüş ehliyeti çıkarma ya da kayıt araç koçanı vermek için örneğin 75 lira alıyorsa bunun üzerine 10 lira daha koyarak makbuzu ona göre kesebilir. Aksi takdirde pul vergisi alınması vatandaşa hem zaman kaybı hem de eziyet olmaya devam edecektir.” 


“Harçlara eklenebilir”

Saydam, şöyle devam etti:

 “Pul vergisi amacıyla düşük bedellerde basımı yapılan pulların devlete toplam maliyeti hiç hesaplandı mı? Bu maliyet ile kurula ifade edilen pulların basım bedeli arasındaki fark “maliyet-fayda” (cost-effective) bakımından bütçe gelirleri lehine mi? Bunların bir hesabı yapıldı mı? Şayet bütçe tekniğinde her gelirin elde edilmesi için harcanan toplam mal ve hizmet giderlerinin maliyeti ile satışı karşılaştırılmış olsa eminim bu uygulamanın büyük bir kısmından vazgeçilirdi. Düşük bedelli pul alımı için vatandaşın boşa harcadığı zaman kaybı ile çektiği strese dair giderleri dikkate alındığında Pul Vergisi Yasası’nın temelden revize edilerek gelişmiş ülkeler paralelinde düzenlenmesi kaçınılmazdır. En azından bir-iki TL veya birkaç kuruş bedelindeki Pul Vergileri yürürlükten kaldırılmalı ve diğer pullar da tüm Tahsil Amirliği görevi üstlenmiş olan devlet dairelerinde vatandaşın alımına sunulmalıdır. Şayet yürürlükten kaldırılacak olan büyük bedelli pulların uygulanmasının büyük gelir kaybına neden olacağı endişesi varsa bu kaybın telafisi harçlara eklenmek suretiyle giderilebilir ve pul alımı zahmetinden kurtulmuş olunur.”


“Sadece sözleşmelerden pul vergisi alınmalı”

Göksel Saydam, devletin pul vergisini sadece sözleşmelerden alması gerektiğine vurgu yaparak, bunda da rakamın binde 5 olduğunu söyledi. Saydam geriye kalan 2 kuruşluk pulların artık kaldırılması gerektiğini belirterek, “yabancılar bize gülüyor” diye konuştu. 

Saydam, pul vergisinin Türkiye’de de sadeleştirildiğini, artık kullanılmadığını ifade ederek, ülkemizde yatırım amaçlı 49 yıllığına yap-işlet-devret modeli anlaşmaların yapıldığını, yatırıma başlanmadan devlete ödenen pul vergisinin milyonları bulduğunu kaydetti.

Saydam, siyasi partilerin birçoğunun seçim manifestolarında vergileri pratik hale getireceklerini ifade ettiklerini, ancak koltuğa geldikleri zaman karakter değiştirerek bu konuda hiçbir adım atmadıklarını belirtti. Saydam, hükümetlerin bu konuda vaatlerini yerine getirmediklerini söyleyerek, devlete ekonomik bir geliri olmayan pul vergisi için vatandaşın zamanının çalınmaya devam edildiğini kaydetti.


YORUMLAR

  • 1 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
"Vali mi, mahkeme yargıcı mı?"
Spor kazandı, siyaset kaybetti
Spor kazandı, siyaset kaybetti