Denge çok önemli
Reklam
  • Reklam

Denge çok önemli

Ziraat Mühendisleri Odası Genel Sekreteri Erkut Uluçam, hükümetin belirlediği tahıl alım fiyatlarınının, doğru bir adım olduğunu ifade etti.

13 Haziran 2019 - 08:43 - Güncelleme: 14 Haziran 2019 - 12:28

- Ziraat Mühendisleri Odası Genel Sekreteri Erkut Uluçam, ithal edilen ürünlerin yerli üretime göre daha maliyetli olduğuna dikkat çekerek, gelecek yılın ortalarına kadar tahıl ithalatına gereksinim olmayacağını kaydetti.

- Bu yıl yağışın fazla olması sebebiyle üretimde artış olduğuna işaret eden Uluçam, sulama göletlerinin temizlenmesinin tarımsal sulama ihtiyacının giderilmesinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Senagül TAŞAR
Ziraat Mühendisleri Odası Genel Sekteri Erkut Uluçam, düşük bir tahıl alım fiyatı belirlendiği takdirde arpanın yurt dışına gidebileceğine vurgu yaparak, yüksek bir fiyat belirlendiğinde ise, hayvan yetiştiricilerinin tahıl alacak gücünün olmadığını kaydetti. Maliyetlerden yola çıkılarak, fiyat listesinin dengelendiğini açıklayan Uluçam, arpa ve kaba yem üretiminde bu yıl yüksek bir rekolte olduğunu kaydetti. 

“Geçen yıl tahıl ürünlerinin çoğu ithal edildi”
Erkut Uluçam, geçen yıl tahıl üretiminin çok az olduğunu aktararak, tahıl ürünlerin büyük çoğunluğunun ithal edildiğini dile getirdi. Uluçam, döviz artışından dolayı arpa ithalatının 250 dolar/ton civarlarında olduğuna dikkat çekerek, 2018 yılının ikinci yarısından itibaren yaşanan döviz krizi nedeni ile 1 kilo arpayı hayvan üreticisinin 1.78 tl’den satın aldığını, bunun da üreticiler için piyasada bir dengesizlik yarattığını ifade etti. Hayvancılık sektöründe yem girdilerinin yüzde ellisinin arpadan ibaret olduğuna işaret eden Uluçam, arpa ürününün maliyetli olduğunu bildirdi. Erkut Uluçam, hükümetin geçtiğimiz günlerde belirlediği tahıl alım fiyatlarının hem dışarıdan gelebilecek arpayla dengeli olduğuna vurgu yaparak, hem de yeşil hat tüzüğü gibi yollarla Güney Kıbrıs’a geçmesine engelleyici bir tedbir alındığını kaydetti.

“İthal ürün para kayıbıdır”
İthal edilen her ürünün traktör tamircisinden, mazotuna kadar para kaybı olduğunu ifade eden Erkut Uluçam, piyasada bir üretim olduğu zaman, iç piyasada da para sirkülasyonunun sağlandığını ifade etti. Uluçam, gelecek yılın başından  mayıs ayına kadar arpa ithalatına gereksinim olmayacağına dikkat çekerek, arpa tohumunun gelecek yılda da saklanabileceğinin müjdesiniverdi. Uluçam, döviz artışına rağmen, bu yıl iyi bir yağış olması sebebiyle üreticiler açısından olumlu geçtiğini söyleyerek, iç piyasada üretimin sürekli yapılmasını ümit ettiğini sözlerine ekledi.

“Tüketiciyi koruyacak bir fiyat düşüşü olmadı”
Uluçam, zaman zaman domates üretiminde yaşanan sıkıntı nedeni ile ithal edilmesine rağmen piyasada tüketiciyi koruyacak bir fiyat düşüşü olmadığına dikkat çekerek, “Örnek olarak, ithal domatesin 1,5 TL’den Türkiye’de yerinden alınması ve tüketiciye bunun markette 10 TL’den satılması bir vurgundur. Nakliye ve diğer giderlerle 2 TL’ye mâl olsa bile bunu aracı, toptancı %100 kâr ile satsa 4 TL’ye satacak. Marketçi de 6-7 TL’ye satacak, ancak maalesef markette 10 TL’den satıldı. Fahiş fiyat. Geçmiş 3-4 ay içinde yapıldı bunlar. Tüketicinin korunması açısından denetim mekanizması kesin olarak sağlanmalıdır. Geçen aylara kadar markette 10 TL’den satılan domates, şu an markette 2 TL. Gerek Maliye Bakanlığı gerekse, Tarım Bakanlığı tarafından bir denetim altına alınması lazım. Bu elzem bir durumdur.” dedi. 

“Yağışlar tarım ürünlerini olumlu etkiledi”
Bu yıl artan yağışın tarım ürünlerini olumlu bir şekilde etkilediğini de dile getiren Uluçam, göletler temizlenmediği için, yılların getirdiği siltasyon sonucu kapasitelerinin azaldığına dikkat çekti. Ziraat Mühendisleri Odası’nın yaptığı hesaplara göre; yaklaşık 250 milyon metre küp suyun denize boş yere aktığını açıklayan Erkut Uluçam, baraj ve göletlerin depolama hacminde yarı yarıya bir azalma olduğunu da vurguladı.

“Büyük kayıplar yaşandı”
Uluçam, Güzelyurt Barajı’nın taşmasıyla birlikte suyun Yayla köyünden denize akması, Özellikle Lefke bölgesindeki derelerin aylarca denize boşa akması, Kanlıdere’den denize boşu boşuna akan su yüzünden büyük bir kayıp olduğunu hatırlatarak, yeraltı sularının havzalarının beslenmesi gerektiğine işaret etti. Türkiye Cumhuriyeti tarafından 90’lı yılların başlarında 14 sulama göletinin yapıldığını ve yapıldığı tarihten bu yana temizlenmediğini aktaran Uluçam, böylesine önemli su kaynaklarının temizliğine dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. 

“Suyun önemi çok büyük”
Erkut Uluçam, şu an “evimizdeki musluklardan içilebilecek kalitede 24 saat akan suyumuz var. Eskiden musluklardan tuzlu su akıyordu, çamaşır, bulaşık yıkandığında veya duş alındığında rahat edemiyorduk. Tabi bunlar kişisel kullanım için. Tarımsal kullanımda gelen suyun yaklaşık 75 milyon metreküpü yani yıllık olarak gelen suyun yarısı tarımsal kullanım için öngörüldü. Evsel kullanımda şu an 25 milyon metreküp yani Türkiye’den gelen suyun üçte birini evsel kullanım için harcıyoruz. Geriye kalan su maalesef denize akıyor.” diyerek, Türkiye’den gelen suyun ülkemiz için önemi çok büyük” dedi. Türkiye’den gelen suyun tarımsal amaçlı olarak kullanılması konusunda tünel çalışmalarının başlatıldığını anlatan  Uluçam, ilk olarak Güzelyurt ve çevresinde, daha sonra da Meserya Ovası’nda tarımsal sulamanın başlatılacağını bildirdi. Uluçam, bazı kesimlerin suyun Meserya Ovası’na gitmemesi yönünde eleştiriler getirdiğini dile getirdi. Kış aylarında narenciyenin yaklaşık dört ay kadar su ihtiyacının olmadığına değinen Uluçam, Ziraat Mühendisleri Odası’nın ortak görüşünün, Meserya Ovası’nda yeterli yağış olmadığı zaman, üreticilere su ihtiyacının oradan sağlanabileceğini kaydetti. Uluçam, bu bölgelerde hem tohumluk hem de tohumluk tahıl üretimi ile kaba yem üretiminin yapılabileceğine dikkat çekerek, bu şekilde suyun idame edilebileceğini ifade etti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Polis memuru tutuklandı
Polis memuru tutuklandı
“Özgürgün’ü bırakın eski defterleri açın”
“Özgürgün’ü bırakın eski defterleri açın”