Dün dündür bugün de bugün

Dün dündür bugün de bugün

Halkın Partisi (HP) Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, geçmişte koalisyon arayışları çerçevesinde UBP ile kahve dahi içmediklerinin şu sıralar sürekli hatırlatıldığını, ancak bu durumun o zaman hangi şartlarda söylendiğinin ortada olduğunu belirtti. Manavoğlu, “Diğer parti başkanları dahil herkesin o dönem tutumu Özgürgün’e yönelikti. Biliyorsunuz ki biz sivil toplum örgütü değiliz, siyaset yapıyoruz. O nedenle ülkenin çıkarlarını düşünerek hareket etmek durumundayız” diye konuştu

14 Mayıs 2019 - 07:51 - Güncelleme: 14 Mayıs 2019 - 15:47

Halkın Partisi (HP) Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, Serdar Denktaş’ın arazi kiralaması durumu ve buna diğer hükümet ortaklarının sessiz kalmasına parti olarak kendilerinin müsaade etmediklerini belirterek, “böyle bir hükümetin bir geleceğinin olmadığına karar verdik” dedi

Manavoğlu, geçmişte koalisyon arayışları devam ederken UBP ile kahve dahi içmediklerinin şu sıralarda sürekli hatırlatıldığını, ancak bu durumun o zaman hangi şartlarda söylendiğinin belli olduğuna dikkat çekerek, “Diğer parti başkanları dahil herkesin o dönem tutumu Özgürgün’e yönelikti” diye konuştu 

Manavoğlu, hükümet düştükten hatta düşmeden Halkın Partisi olarak yeni bir koalisyona hazırlanıldığının söylenmekte olduğunu anımsatarak, parti olarak organize ettikleri bir durumun söz konusu olmadığını söyledi

Manavoğlu, “Biliyorsunuz ki biz sivil toplum örgütü değiliz, siyaset yapıyoruz. O nedenle ülkenin çıkarlarını düşünerek hareket etmek durumundayız. Ancak nasıl bir karar alacağımız şu anda belli değil. Buna kendi aramızda karar vereceğiz” dedi

Deniz ABİDİN 

Halkın Partisi (HP) Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, hükümet düştükten hatta düşmeden Halkın Partisi olarak yeni bir koalisyona hazırlanıldığının söylenmekte olduğunu belirterek, parti olarak organize ettikleri bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. Manavoğlu, hükümet içinde bir takım sıkıntıların olduğunu, özellikle icraat yapamama konusunda sıkıntıların olduğunu ifade ederek, Serdar Denktaş ile ilgili konunun bardağı taşıran son damla olduğunu kaydetti. Manavoğlu, hükümet kurulduğunda ilk sinyalin Yenişehir’deki yurt meselesi ile kendini gösterdiğini anımsatarak, başka sıkıntıların da art arda geldiğini belirtti. 

“Bu duruma sessiz kalmak mümkün değildi”

Manavoğlu, Halkın Partisi olarak vatandaşa verilen sözleri hükümette bulundukları sürede tutamadıklarını, bu konularda bir ilerleme sağlanamadığını kaydetti. Manavoğlu, bu durumun koalisyon içinde kendileri açısından büyük rahatsızlık yarattığını ifade ederek, özellikle son konuda ortaklarının kendi yanlarında durmadığına vurgu yaptı. Manavoğlu, Serdar Denktaş’ın arazi kiralanması durumunu etik anlamda Halkın Partisi ilkelerine ve aslında bütün halkı ilgilendiren ve uygunsuz bu duruma sessiz kalmanın mümkün olmadığını kaydetti. 

“O dönem esas tutum Özgürgün’e yönelikti”

Manavoğlu, böyle bir olay karşısında diğer ortakların da bu duruma sessiz kalmayarak tepki göstermelerini beklerken, onların sessiz kaldıklarını ifade ederek, böyle bir hükümetin bir geleceğinin olmadığına karar verdiklerini söyledi. Manavoğlu, geçmişte UBP ile kahve dahi içmeyiz dediklerinin şu sıralarda sürekli hatırlatıldığını, ancak bu durumun o zaman hangi şartlarda söylendiğinin belli olduğunu belirterek, şöyle devam etti, “Sayın Özgürgün o dönem seçim öncesi televizyon programlarına dahi katılmıyordu. Diğer parti başkanları dahil herkesin tutumu UBP’ye karşı o yöndeydi. Esas tutum Özgürgün’e yönelikti. Biliyorsunuz ki biz sivil toplum örgütü değiliz, siyaset yapıyoruz. 

O nedenle ülkenin çıkarlarını düşünerek hareket etmek durumundayız. Ancak nasıl bir karar alacağımız şu anda belli değil. Buna kendi aramızda karar vereceğiz.” dedi. “Her şey olabilir. Muhalefette de kalma durumumuz olabilir” diyen Manavoğlu, “artılarını, eksilerini hep birlikte değerlendireceğiz” diye konuştu. Manavoğlu, “Önemli olan ülkenin çıkarına nasıl yön verebilir olacağımızdır” diyerek, Halkın Partisinin ilkeleri doğrultusunda önemli olanın doğruların yapılması yanında yanlışlara da engel olmak olduğunu kaydetti. Manavoğlu, amaçlarının ülkeyi daha temiz bir siyasete kavuşturmak olduğunu söyledi. 

“Önemli olan ülkenin istikrara kavuşmasıdır”

Gülşah Manavoğlu, koalisyon için bir çok modelin aritmetik olarak tuttuğunu belirterek, şöyle devam etti, “Bu model nasıl olur derseniz, şu anda bu konuda net bir şey söyleyemem. Önemli olan ülkenin istikrara kavuşmasıdır. 

Herkes siyasetin şeffaf olması gerektiğini bilmelidir. Hükümeti ansızın bozduk denildi, aslında bu ani olan bir durum değildi. Bize ters düşen başka anlaşmazlıklar da yaşandı. İlk zamanlar fazla büyütmedik. Ancak son olayda sanki de basit bir olaymış gibi ortaklarımızın böyle bir tutum içinde olması bizi rahatsız etti. Bu konuda geri adım atmış olsaydık başımıza daha kötü belalar açılırdı. Ancak bu konu bizim partimiz için kabul edilebilir bir olay değildi.” dedi.


YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • CAN
    2 ay önce
    bu iş sana göre değil.. önderdeki işine dön en iyisi ..!
  • KEMAL
    2 ay önce
    YARIN BİR SEÇİM OLSA 1 KİŞİNİZ BİLE SEÇİLMEZSİNİZ SN VEKİL SAYGILAR
  • MKKS
    2 ay önce
    Konu KKTC\'nin hükümetsiz kalmaması ise gerisi teferruattır.Ersin Bey de ılımlı,vakur bir insan;Kudret Hoca da keza vakur ve ılımlı bir insan...Bir an önce kabineyi kırmalarında fayda var.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Öğrenci mi ?   Müşteri mi ?
Öğrenci mi ? Müşteri mi ?
Savunulacak tarafı yok !
Savunulacak tarafı yok !