"Gazetecilik saygınlığını yitiriyor"

"Gazetecilik saygınlığını yitiriyor"

BRT Haber Koordinatör Yardımcısı deneyimli gazeteci İzzet Volkan, ülkede gazeteciliğe verilen değerin istenilen noktada olmamasının yanında, anketlerde ortaya çıkan verilere göre ise, toplumun medyaya olan güveninin hızla düştüğünü kaydetti.

11 Şubat 2019 - 08:14 - Güncelleme: 12 Şubat 2019 - 12:02

İzzet Volkan, ülkemizde daha özgür, bağımsız, demokratik ve etik ilkelere duyarlı bir medya alanı yaratılması için, basın özgürlüğünü kısıtlayan yasaların değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.


Volkan, gazetecilere yönelik her geçen gün artan tehdit ve saldırıları önlemek için tedbir alınmasını ve cezaları artırıcı yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade etti.


Volkan, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) tarafından yayınlanan 2018 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre; Kuzey Kıbrıs 2017 yılına göre iki basamak gerileyerek 180 ülke arasında 77’nci sıraya gerilediğini kaydetti.


Melin DOBRAN

BRT Haber Koordinatör Yardımcısı deneyimli gazeteci İzzet Volkan, Kıbrıs Türk Basınının içinde bulunduğu durumu Yeni Bakış’a değerlendirdi. Ülkemizde gazeteciliğe verilen değerin istenilen noktada olmadığını belirten Volkan, yapılan anketlerde ise, toplumun medyaya güvenmediğinin ortaya çıktığını söyledi. Volkan, gazetecilik mesleğinin her geçen gün saygınlığını biraz daha yitirmeye başladığını vurguladı. 


“Halkın, doğru haber alma hakkından yoksun bırakılması kabul edilemez”

Volkan, Basın-medya özgürlüğünün ülke için büyük önem taşıdığını vurgulayarak, modern, demokratik ve kalkınmış ülkelerin temelini düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve medya özgürlüğünün oluşturmakta olduğunu belirtti. Volkan, medya özgürlüğünün, halkın bilgi edinme, gerçekleri öğrenme hakkı olduğunu ifade ederek, halkın, doğru haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkından yoksun bırakılmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.


“KKTC kayda değer sorunları olan ülkeler arasında yerini almaya devam ediyor”

Volkan, şöyle devam etti, “Peki, Kıbrıs Türk Medyası özgür mü? Bu soruya üzülerek, Kıbrıs Türk Medyası demokratik çağdaş ülkelerin medyası ile karşılaştırıldığında ‘iyi bir noktada değildir’ yanıtını vermek zorunda kalıyorum. KKTC maalesef kayda değer sorunları olan ülkeler arasında yerini almaya devam ediyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) tarafından yayınlanan 2018 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre; Kuzey Kıbrıs 2017 yılına göre iki basamak gerileyerek 180 ülke arasında 77’nci sırada yer aldı.”


“Dünya’da basın özgürlüğünün en fazla olduğu ülke Norveç”

“Güney Kıbrıs ise 25. sırada (yeterli koşullara sahip ülke) kendine yer buldu. Dünya’da basın özgürlüğünün en fazla olduğu ülke Norveç, 2018’de de 1. sırada yerini korurken, 2. sırada İsveç, 3. sırada ise Hollanda yer alıyor. Türkiye’nin iki basamak gerileyerek 157. sırada yer aldığı endekse göre basın özgürlüğünün en az olduğu ülke Kuzey Kore. Endeks raporunda, dünya genelinde gazetecilere ve basına karşı düşmanlığın, özellikle siyasi liderlerin açık bir şekilde desteklemesiyle arttığına dikkat çekiliyor.”


“Bazı kriterler dikkate alınıyor”

İzzet Volkan, gazetecilerin toplumsal rollerini yerine getirebilmeleri için gerekli koşulların özgürlük (yasal mevzuatın kısıtlayıcı unsurlarının kaldırılması ve devletin baskı mekanizmalarını kaldırması), bağımsızlık (devlet, siyaset, sermaye, sivil toplum ve bireylerden kaynaklanan bağımlılık ilişkilerine direnmek) ve gelişmiş mesleki değerler olduğunu vurguladı. Volkan, “Basın özgürlüğü endeksi hazırlanırken, özellikle ülkelerdeki medya bağımsızlığı ve çoğulculuğunu, yasal uygulamalar, gazeteci güvenliği ve özgürlüğü, altyapı, gazetecilik durumu, oto sansür, kurumsal, şeffaflık ve açıklık gibi kriterlerin dikkate alındığını da anımsatmakta fayda vardır.” dedi 


“Basın-İş Yasası’nın tam anlamıyla uygulanması gerekiyor”

Volkan, ülkemizde daha özgür, bağımsız, demokratik ve etik ilkelere duyarlı bir medya alanı yaratılması için basın özgürlüğünü kısıtlayan yasaların değiştirilmesi gerektiğini belirterek,  gazetecilerin iş güvencesi, editoryal bağımsızlık ve mesleki haklarını sağlayan Basın-İş Yasası’nın tam anlamıyla uygulanması, İngiliz döneminden kalan Basın Yasası’nın ve meclisin gündeminde bulunan Bilişim Yasası’nın eşgüdüm içinde geçirilmesi gerektiğini söyledi. Volkan, Kamu Yayın Kuruluşu olan BRT ve TAK’ın günün koşullarına uygun, çağdaş, demokratik, şeffaf ve özerk bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek, Yayın Yüksek Kurulu’nun yasal değişiklikle daha çağdaş bir yapıya kavuşturulması gerektiğini kaydetti. 


“Cezaları artırıcı yasal düzenlemeler yapılmalıdır”

Volkan şöyle devam etti, “Gazetecilere yönelik her geçen gün artan tehdit ve saldırıları önlemek için tedbir alınmalı ve cezaları artırıcı yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Gazetecilik mesleğinde olumsuzlukların yanında bazı olumlu yönler bulunduğunu ve ilerlemeler olduğunu da vurgulamak istiyorum. Kuzey Kıbrıs’ta özellikle Türkiye medyasına göre daha demokratik bir medya yapısının olduğunu düşünüyorum. Medyada her görüş bir şekilde yer alıyor. Sorunlar nedeniyle TAK haberlerinin ağırlıklı olarak servis edilmesinin de bunda bir etkisi vardır. Özellikle sivil toplum örgütlerinin haberleri basında yer almadığında, ilgili basın organını arayıp bunu sorgulamasına şahit oluyoruz ki bu durum ülkemiz için olumlu yönlerdendir.”


“İnternet sitesi sayısı da hızla artmaktadır”

“Ülkemizde siyasi liderlerin genellikle medya ile ilişkilere özen göstermesi ve önem vermesi önemli noktalardan biridir. Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği’nin girişimleri ile medya ile yargı ve medya ile polis arasında meslekte iş birliği yönünde adım atılmıştır. Çalışma Bakanlığı’nın Basın-İş Yasası’nın uygulanması için çalışma yapması da önemli bir başlangıçtır. Kuzey Kıbrıs’ta nüfusa göre çok fazla olan TV/radyo kanalı ve günlük gazetelerin yanı sıra internet sitesi sayısı da hızla artmaktadır.”


“Medya alanının kontrolsüz büyümesi medyadan uzaklaşmaya neden oluyor”

“Bu durum reklam gelirlerinin azalmasına, haksız rekabetin artmasına, yayın kalitesinin düşmesine, mesleki ve etik ilkelerin ayaklar altına alınmasına ve gazetecilik mesleğine olan güvenin azalmasına neden olmaktadır. Medya alanının kontrolsüz bir şekilde büyümesi, reyting veya kişisel/ticari amaçlar uğruna gayri ciddi magazin türü ve müstehcenliğe kaçan programlar, haber değeri olmayan yayınlar yapılması, cinayet, gasp, sapıklık ve benzeri haberlerin artması, özellikle küçük yaştaki çocukların ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Bu durum ayrıca toplumun yayın organlarını takip etmekten uzaklaşmasına neden olmaktadır.”


“İçeriklerin yanıltıcı bir biçimde etiketlenmemesi gerekiyor”

Volkan, Kıbrıs Türk medyasında nefret söylemi ve abartılı (sansasyonel) başlıklar kullanılmasının ‘mağdurların kimliklerinin açıklanması’, ‘eleştiri sınırlarının aşılması’, ‘mahkeme haberlerinde açık isim yazılması’, ‘tek kaynağa dayalı suçlayıcı nitelikte haberlere yer verilmesi’ ve ‘doğrulanmamış haberler yapılması’nın başlıca etik sorunlar olduğunu ifade etti. Volkan, haber, yorum ve görüşlerin birbirinden ayrılması, masumiyet karinesine saygılı olunması, suçluluğu yargı kararıyla sabit olmadıkça herhangi bir kişiyi suçlu ilan edecek şekilde yayın yapmama, sanıkların ve mahkûmların yakınlarının işlenen fiille açıkça ilgili bulunmadıkça ve olayın doğru anlaşılması için gerekli olmadıkça teşhir edilmemesi, çocuklarla ilgili suçlarda, mahkûm, sanık, mağdur ya da maktul statüsünde olan 18 yaşından küçük çocukların açık isimleri ve fotoğraflarının yayınlanmaması, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, mağdurun açık isim ve fotoğraflarının yayınlanmaması, tekzip ve cevap hakkına saygı gösterilmesi, şiddeti haklı gösteren ve özendiren yayın yapılmaması, intihar olayları hakkında haber çerçevesini aşan, etki altında bırakacak, özendirici nitelikte ve genişlikte yayın yapılmaması, özel yaşamın gizliliğine uyulması, içeriğin asıl kaynağının gösterilmesi ve içeriklerin yanıltıcı bir biçimde etiketlenmemesi gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum.” şeklinde konuştu. 


“Gazetecilik bağımsız ve özerk olunması gereken bir meslektir”

İzzet Volkan, şunları belirtti, “Gazetecilerin, etik kurallara önem verseler bile çalıştıkları medya organları etik kaygı taşımaması halinde kuruluş yetkililerinin dayattığı uygulamalara mahkûm kaldıkları da bir gerçektir. Bu yüzden medya organının kuruluş amacına bağlı olarak etik kurallara bakış açısı oluşmaktadır. Gazeteci ne kadar titiz ve düzgün olursa olsun, çalıştığı kuruluşun da aynı hassasiyeti taşıması önemlidir. Gazetecilik bağımsız ve özerk olunması gereken bir meslektir. Objektif habercilik yaptığını savunan her medya organının etik kaygısının bulunduğu düşüncesindeyim.”


“Uyarı veya özür dileme yolu ile sorunlara çözüm üretmeye çalışmaktadır”

“Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği’nin projesi olarak hayata geçirilen ve meslek örgütlerinin temsilcilerinden oluşan Medya Etik Kurulu, yayınlanan deklarasyon çerçevesinde etik değerlere bağlı, daha güçlü ve güvenilir bir medya için çalışmalarını özverili bir şekilde sürdürmektedir. Kurul, bağımsız bir öz denetim kurulu olarak medyada yaşanan etik ihlalleri mahkemeye gitmeden ele almakta, etik ihlal yapan yayın organlarını ilan ederek, uyarı veya özür dileme yolu ile sorunlara çözüm üretmeye çalışmaktadır.” 


“Gazetecilik de saygın bir konumda değildir”

Ülkede gazeteciliğe verilen değerin istenilen noktada olmadığını belirten Volkan, geçtiğimiz yıllarda yapılan anketlere göre toplumun medyaya güvenmediği gibi, genel olarak gazeteciliğin saygın bir konumda olmadığını söyledi. 

Bu durumun en önemli nedeninin  medyanın halk için kamu yayıncılığı yaparak, siyasi erkin icraatlarını sorgulayan, eleştiren ve denetleyen misyonunun zayıflaması olduğunu vurgulayan Volkan, “medyanın/gazetecilerin, siyaset/siyasiler ile olan çok yakın ilişkileri ve medyanın kişisel/ticari menfaat öncelikli, haber değerlerine önem vermeyen yayın anlayışı toplumun gazetecilere bakış açısını olumsuz etkilemektedir.” dedi. 


“Basın emekçileri mesleki olarak da yıpranmaktadır”

İzzet Volkan, sözlerini şu şekilde tamamladı, “Gazetecilik çok zor, tehlikeli, sorumluluk, fedakarlık isteyen ve düzensiz çalışma gerektiren bir meslektir. Basın emekçilerinin büyük çoğunluğu en düşük ücretlerle, yasal çalışma saatlerinin çok üzerinde, sosyal ve iş güvencesinden yoksun, baskı altında çalıştırılmakta, mesleki olarak da yıpranmaktadır. Bu yüzden çok sayıda basın-yayın mezunu arkadaşımız iş bırakmakta ve meslek değiştirmektedir. Bu durum ve genel olarak medyanın içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeniyle meslekte kalite de her geçen gün azalmaktadır.”


“Ahlaki prensiplere hepimizin özen göstermesi gerekmektedir”

“Toplumun medyaya güvenini sağlamlaştırmaya katkı için mağdur etme, belgesiz suçlama, güvenilir ol, şahsi hesap gütme, genelleme yapma, şiddetin reklamını yapma, provoke etme, provoke olma, doğrunun avukatı ol, hediye alma, yapıcı ve nazik ol şeklindeki ahlaki prensiplere hepimizin özen göstermesi gerekmektedir.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
12 bin TL’ye şimdilik serbest
12 bin TL’ye şimdilik serbest
Çatışma ülkeye zarar veriyor!
Çatışma ülkeye zarar veriyor!