Görmedim, duymadım, bilmem

Görmedim, duymadım, bilmem

Peşkeş ve usulsüzlüklerin 4’lü koalisyon döneminde de gündeme gelmesi, muhalefet partilerinin tepkisine neden oldu. Parti temsilcileri hükümeti oluşturan partilerin 3 maymunu oynadığına dikkat çekti

11 Temmuz 2018 - 10:13 - Güncelleme: 12 Temmuz 2018 - 11:58

 YKP Üyesi Durduran: Hükümet bunları izleyebiliyor mu? Bir Bakanın verdiği iznin şaibeli olması durumunda konunun Başbakana kadar gitmesi gerekir. Ancak bu sistem hiçbir devlet kurumunda çalışmıyor. Yolsuzluklara, peşkeşe karşı vatandaş olarak tepki göstermeliyiz. Yoksa seçim zamanı yine bunlar bizi seçer diye yollarına devam ederler


 BKP Genel Sekreteri Sonüstün: hükümet ortakları aldıkları talimat doğrultusunda birbirlerine gözlerini, kulaklarını kapatmış durumdadırlar. Birbirlerinin açıklarını görmemezlikten geliyorlar. Bir şekilde bu hükümetin devam etmesi taraftarıdırlar. Özyiğit’in düştüğü durumu gördük. Başbakan derseniz başka havadadır. Özersay, başka alemdedir. Denktaş, zaten taşı ne zaman kaldırırsanız altından çıkıyor


 TKP Genel Sekreteri Davulcu: Peşkeş bu dönemde var mıdır? Vardır. Yolsuzlukların üzerini örtme var mıdır? Vardır. Hesap soran oldu mu? Kim yargıya taşındı? Halkın oyla çözüm bulma umutları tükenmektedir. İktidardaki hükümetin kendi kendini yıpratması beni rahatsız etmez. Ancak gelen giden hepsi aynı söylemi rahatsız eder. Hükümet umutları yok etmede şampiyon oldu


Deniz ABİDİN 

UBP-DP Koalisyon hükümeti döneminde gündemden düşmeyen peşkeş ve usulsüzlüklerin 4’lü koalisyon döneminde de görülmesi muhalefet partileri tarafından tepkiye neden oldu. 


YKP Dış İlişkiler Sekreteri Durduran:Bakanlıklar arasındaki işlemler izlenmiyor

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Üyesi Alpay Durduran, hükümetin tam anlamıyla bir geri kalmış ülke hükümeti olduğunu belirterek, ülkeyi yönetenlerin hiçbir şeye hakim olamadıklarını ve sistemin işlememekte olduğunu söyledi. Durduran, parçaların organize şekilde çalışacağı bir yapının olmadığını ifade ederek, halkın ise, olaylar olduktan sonra ortaya çıkan haberlerden haberdar olduğunu kaydetti. Durduran, “Hükümet bunları izleyebiliyor mu?” diye sorarak, hükümetin Anayasaya ters bir biçimde ayrı ayrı bakanlıklardan oluşan ve arasında da düzgün ilişki olmayan bir organ durumunda olduğunu söyledi. Durduran, Bakanlıklar arasındaki işlemlerin görülmemekte olduğunu belirterek, bir Bakanın verdiği iznin şaibeli olması durumunda konunun Başbakana kadar gitmesi gerektiğinin altını çizdi. Alpay Durduran, bu işi yapan memurun böylesi bir konuyu iletmekle görevli olduğunu belirterek, ancak bu sistemin hiçbir devlet kurumunda çalışmamakta olduğunu söyledi. 


“Çağdaş devlet yapısından bahsetmek mümkün değil”

Durduran, şöyle devam etti, “İstedikleri konuları Bakanlar Kuruluna taşırlarken, onun dışındaki bilgileri kendilerine saklıyorlar. Hatta Bakanlar Kurulu odasında tanıklık ederiz, kendi aralarında pazarlıkla meşguldürler. Gündemle bile ilgileri yoktur. O nedenle devlet memurları görevlerini yapmıyorlar ve zaman içinde de asli görevlerini unuttular. Bu devletin ayrıca polis istihbarat kaynakları vardır. Polis istihbarat toplar, bu işi kullanacak olanlara da yetmez. Bir tek Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş zamanından alışkanlık olarak bunlarla bir ilişki içindedirler. Ancak bilgi alıp da olayları inceleme çalışmasına hiç girilmedi. Bu nedenle çağdaş devlet yapısından bahsetmek mümkün değildir.” Yolsuzluk iddiaları konusunda ise Alpay Durduran, yolsuzlukla nasıl mücadele edilir şeklinde bir çalışma yapılmakla işe başlanılacağını ifade ederek, devletin yetkili mercileri de buna katılmadığı durumda her şeyin ortada kalacağını kaydetti.


“Vatandaş tepki göstermeli”

Durduran, hükümetin kamuoyu desteğinin zayıfladığını belirterek, “işimiz zordur, kamu reformu dediklerini A’dan Z’ye yapmalıdırlar. Bu iş müsteşarın adını değiştirmekle olmaz” diye konuştu. 

Alpay Durduran, yolsuzluklara, peşkeşe karşı vatandaşların tepki göstermesi gerektiğini belirterek, “benim malımı ona buna nasıl peşkeş çekersiniz diye eylem yapmalıyız. Yoksa seçim zamanı yine bunlar bizi seçer diye yollarına devam ederler” dedi.


BKP Genel Sekreteri Sonüstün: Yolsuzluklar devam ediyor

Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) Genel Sekreteri Salih Sonüstün ise, toplumun büyük bir hayal kırıklığına uğradığını belirtti. Sönüstün, belli bir kesimin olaylara materyalist olarak baktığını ve bu hükümetle bir değişimin olmayacağını tahmin ettiklerini söyledi. Sonüstün, özellikle Kudret Özersay’ın bu konuları fazlasıyla dillendirdiğini belirterek, seçim propaganda döneminde söylenenlerle bugün söylenenler arasında çok fark olduğunu dile getirdi. Sönüstün, zaman içinde bir şeylerin değişmediğini ve üzerine tam anlamıyla gidilmediğini belirterek, yolsuzlukların bir şekilde devam etmekte olduğunu kaydetti. 

Salih Sonüstün,ülkede birçok şeyin üstü örtülü yapılmakta olduğuna dikkat çekerek, toplumun birçok şeyden haberi olmadığını söyledi. 


“Birbirlerine gözlerini, kulaklarını kapatmış durumdadırlar”

Sonüstün, “Yemek pişirilip kurtarıldıktan sonra bir takım şeyler ortaya çıkıyor. Bu da içinde bulunduğumuz aciz durumun göstergesidir. Hükümet farkındadır. Ancak hükümet ortakları aldıkları talimat doğrultusunda birbirlerine gözlerini, kulaklarını kapatmış durumdadırlar. Birbirlerinin açıklarını görmemezlikten geliyorlar. Bir şekilde bu hükümetin devam etmesi taraftarıdırlar. Sol görünümlü adı altında bir hükümet vardır. Bir ay önce Eğitim Bakanı Özyiğit’in düştüğü durumu gördük. Başbakan derseniz başka havada. Özersay başka alemde. Denktaş, zaten taşı ne zaman kaldırırsanız altından çıkıyor. Bu hükümet de talimat alarak yoluna devam ediyor. Nereye kadar giderse gidecekler. Biz elimizdeki iradeyi çok önceden kaybettik. Rahmetli Özker Özgür bunu çok iyi dile getirmişti: Davul bizde, tokmak başkasında. ”

TKP Genel Sekreteri Davulcu: Oyla çözüm bulma umudu tükeniyor

Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP) Genel Sekreteri Mehmet Davulcu da, 4’lü koalisyon hükümetinden halkın beklentisinin devam etmekte olduğuna dikkat çekerek, ancak göreve geldiği süre zarfında hayal kırıklıklarına neden olduğunun doğru bir tespit olduğunu belirtti. Davulcu, hükümetin kendilerinden önceki hükümetlerin yaptığı davranışları yapmaya devam ederse vahim bir durumun ortaya çıkacağını söyledi. Mehmet Davulcu, halkın oyla bir çözüm bulma umutlarının tükenmekte olduğuna dikkat çekerek, “iktidardaki hükümetin kendi kendini yıpratması beni rahatsız etmez. Ancak gelen giden hepsi aynı söylemi rahatsız eder. Bu kadar kısa sürede umudu ve beklentiyi tüketen bir hükümet benim gözümde şampiyondur. Hükümet umutları yok etmede şampiyondur” diye konuştu. 


“Hükümet kimin temsilcisi olduğunu unuttu”

Halkın bu doğrultuda ve genel anlamda bir umutsuzluğa sürüklenmekte olduğuna dikkat çeken Davulcu, şöyle devam etti, “peşkeş bu dönemde de var mıdır? Vardır. Haksızlık var mıdır? Yolsuzlukların üzerini örtme var mıdır? Vardır. Hesap soran oldu mu? Kim yargıya taşındı? Lefkoşa Belediyesi batırıldı. Üzerine giden oldu mu? Halkı kandırmacadan başka bir şey yok. Her gün zam. Hayat pahalılığı vereceğiz dediler. Daha vermeden aldılar. Asgari ücretin yıl başında yenilenmesi gerekirken, mart ayında yürürlüğe girdi. Yılın ikinci yarısına girdik. Hala çalışma yok. TKP olarak çağrı yaptık. Çalışma Bakanı yanıt verdi. ‘Asgari Ücret Komisyonunu toplantıya çağırmayı düşünüyorum’ dedi. Hükümet hala düşünüyor. Özelde çalışanlar açlık sınırının altına düştü. Hükümet kimin temsilcisi olduğunu, hangi kesimin hükümeti olduğunu unuttu.” 


“Halk, hepsini gördük diyor, bu da bizi rahatsız ediyor”

Mehmet Davulcu, olumsuz hükümet modelinin hükümet dışındaki muhalefet partilerini de olumsuz etkilemekte olduğunu belirterek, “halk, hepsini gördük diyor. Bu da bizi rahatsız ediyor. Çünkü demokrasiye olan güven de bitiyor” diye konuştu. 


YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • ROTWEILLER
    3 ay önce
    Dokunulmazlıklar galkarsa fotoğrafın en sağındaki adam müebbet yer
  • BULLDOG
    3 ay önce
    Biri duddu, biri bişirdi, biri hani baaa hani baa dedi. Öbürünün da dünyadan haberi yok. Galdıracağmış dokunulmazlıkarı da..... LoLo Loooooo
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Yazık oluyor
Yazık oluyor
Gemikonağı'nda denizde araç!
Gemikonağı'nda denizde araç!