“Hükümeti bozan yenisini de kuracak”

“Hükümeti bozan yenisini de kuracak”

CTP Milletvekili Asım Akansoy, hükümetin bozulması öncesinde ve sonrasında yaşanan gelişmeleri Yeni Bakış’a anlattı. Akansoy, hükümetin bozulmasına neden olduğu belirtilen konunun arazi meselesi olmadığını, Cumhurbaşkanlığı süreci olduğunu belirterek, “Aylarca hükümetin düşmesi için müdahale edenlere, manipülasyon yapanlara dönüp bir bakmak lazım” dedi

15 Mayıs 2019 - 08:00

CTP Milletvekili Asım Akansoy, on beş aylık koalisyon sürecinin, kendine özgü ciddi zorlukları olduğununun çok iyi bilindiğini, ekonomik krizin, topluma verilen sözleri hayata geçirmenin ciddi anlamda önüne geçtiğini belirtti. Akansoy, hükümetin Türk lirasının değer kaybının yarattığı ekonomik daralmayı elindeki ekonomik ve mali enstrümanlarla aşamadığını ifade ederek, bu gerçeğin Kuzey Kıbrıs’ın çarpık ekonomik ve sosyal yapılanmasının bir sonucu olduğunu söyledi

Akansoy, bağımlılığın yarattığı büyük handikapın dört yanı sarmış durumda olduğunu belirterek, “Bunu aşmak zorundayız. Onurlu bir geleceği ancak kendi ayaklarımız üzerinde durabilme mücadelesini siyasal, sosyal, idari ve ekonomik bağlam bütünlüğü içinde verdiğimiz ölçüde kuracağız” dedi

“Aylarca hükümetin düşmesi için müdahale edenlere, manipülasyon yapanlara dönüp bir bakmak lazım. Konuyu anlamadan, bir ezber şeklinde protokol protokol diye hükümeti ve Başbakanı halk önünde zor durumda bırakmaya çalışanlara bir bakmak lazım. Protokol imzalanırsa gökten gül yağacağının teorisini yapıp, toplumu ayakları üzerinde duran bir sistemden alıkoymak isteyenlere, yalan yanlış manipülatif bilgilerle, ayakları yere basmayan görüşlerle saldıranlara bakmak lazım”

“Protokol denilen, içeriği Kıbrıslı Türkler tarafından onaylanmamış, görüşülmemiş, Kıbrıslı Türkleri kurumsal anlamda zayıflatacak herhangi bağımlılık metninin, bir tahakküm aracı olarak dayatılmasını reddederim. Tabularımız yok ancak kendimizi toplum olarak geliştirme ve kurumsallaştırmanın önüne çıkabileceklere samimi ve yeni öneriler sunacak kapasitemiz vardır. Bunun Türkiye ile iyi ilişki kurulması ile de asla bir ilgisi yoktur. Bunu herkes anladı, yandaşlar anlamadı”

Akansoy, hükümeti UBP-HP’nin kurması gerektiğini, sorumluluk üstlenmesi gerekenin ise HP olduğunun altını çizerek, “toplumu arazi marazi diye, etik metik diye yanıltarak, hükümeti bozan gider ve kurar.  Buyursunlar. CTP bu süreçte son dakikaya kadar sorumlulukla görev yaptı. Halka verdiğimiz sözleri ve hükümet programını yerine getirmeye çalıştı” dedi 

Deniz ABİDİN 

CTP Milletvekili Asım Akansoy, on beş aylık koalisyon sürecinin, kendine özgü ciddi zorlukları olduğununun çok iyi bilindiğini, ekonomik krizin, topluma verilen sözleri hayata geçirmenin ciddi anlamda önüne geçtiğini belirtti. Akansoy, hükümetin Türk lirasının değer kaybının yarattığı ekonomik daralmayı elindeki ekonomik ve mali enstrümanlarla aşamadığını ifade ederek, bu gerçeğin Kuzey Kıbrıs’ın çarpık ekonomik ve sosyal yapılanmasının bir sonucu olduğunu söyledi. 
Akansoy, krize dayanabilme adına geliştirilmesi gereken önlemleri var olduğu sistemde sağlamanın ne yazık ki olmadığını kaydetti. 

“Federasyona savaş açıldı, Yeşil hat tüzüğünün geliştirilmesi, Maronit açılımı ileriye taşınamadı”

Akansoy, bağımlılığın yarattığı büyük handikapın dört yanı sarmış durumda olduğunu belirterek, “bunu aşmak zorundayız. Onurlu bir geleceği ancak kendi ayaklarımız üzerinde durabilme mücadelesini siyasal, sosyal, idari ve ekonomik bağlam bütünlüğü içinde verdiğimiz ölçüde kuracağız” dedi. Akansoy, Kıbrıs sorununda hükümetin daha etkili bir diplomasi yürütmemiş olmasından çok rahatsız olduğunu belirterek, yapılan açıklamaların daha çok ayrılıkçı bir söylem üzerinden olduğunu kaydetti. Akansoy, “Çok uyardım. Uyarılar hükümeti yıpratmak niyeti gibi başka basit ve gerçekten saçma noktalara çekildi. Ancak yapılacak çok şey vardı. AB ile doğrudan ticaret tüzüğünü yeniden gündeme getirecek girişimler hükümet programında vardı, bunu yapmak yerine federasyona savaş açıldı. Olacak gibi değildi. Yeşil hat tüzüğünün geliştirilmesi, Maronit açılımı konuları ileriye taşınamadı” dedi.

“Kimileri ne yazık ki siyaseten taşeron olmuştur”

Akansoy, “CTP olarak bu süreçte elbette bizim de yapamadıklarımız ya da zamanında gerekli adımları atamadığımız, iyi yönetemediğimiz konular olmuştur” diyerek, bu noktada elbette özeleştiri yapılmasının kaçınılmaz olduğunu, her alanda, daha güçlü ve etkili bir kamu ve ekonomi yönetiminin hayata geçirilmesinin gerektiğini, ancak bunun olamadığını kaydetti. “Kamu yapısının yeniden düzenlenmesi, yerel yönetimler açılımı, vatandaşlık yasası, elektrik gibi konuların sonuçlanamamasından dolayı üzgünüm” diyen Akansoy, “halka tüm açıklığı ile gelişmeleri anlatan bir siyasi partinin, büyük oranda yıpranacağını düşünmem. Mesele sadece toplumun alım gücünün düşmesi değildir. Toplum sorunun kaynağını biliyor. Toplum biliyor da galiba biz başka bir şarkı söylüyoruz” diye konuştu. Asım Akansoy, “2009’da ve 2016’da ne ise bugün de odur. Bu neden de Kıbrıslı Türklerin kendi kendilerini yönetme iradesinin engellenmesi için yaratılan mali krizdir. Konu öz itibarıyla ne arazidir ne de Denktaş. Ancak gerekçeler dışında, bence tek bir unsur yok. Bu oyunu oynamak için de kimileri ne yazık ki, siyaseten taşeron olmuştur” dedi.

“Şimdi kaynakları tepe tepe kullananları da göreceğiz”

Akansoy, şöyle devam etti, “Bu noktada aylarca hükümetin düşmesi için müdahale edenlere, manipülasyon yapanlara dönüp bir bakmak lazım. Konuyu anlamadan, bir ezber şeklinde protokol protokol diye hükümeti ve Başbakanı halk önünde zor durumda bırakmaya çalışanlara bir bakmak lazım. Protokol imzalanırsa gökten gül yağacağının teorisini yaratıp, toplumu ayakları üzerinde duran bir sistemden alıkoymak isteyenlere, yalan yanlış manipülatif bilgilerle, ayakları yere basmayan görüşlerle saldıranlara bakmak lazım. Örneğin, hayat pahalılığının verilmesini insanımıza uygun görmeyenlere, gözü sosyal yardımlarda ve çalışanların haklarında olanlara. 
Bu ülkede siyaset, her şeyden önce bir haysiyet ve sorumluluk meselesidir. Hükümetin bozulmasında ve HP’nin bu kararı almasında bu “yandaş protokolcular ekibi”nin etkisi yüksektir, diye düşünmek zor olmasa gerek. Protokol denilen, içeriği Kıbrıslı Türkler tarafından onaylanmamış, görüşülmemiş, Kıbrıslı Türkleri kurumsal anlamda zayıflatacak herhangi bağımlılık metninin, bir tahakküm aracı olarak dayatılmasını reddederim. Tabularımız yok ancak kendimizi toplum olarak geliştirme ve kurumsallaştırmanın önüne çıkabileceklere samimi ve yeni öneriler sunacak kapasitemiz vardır. Bunun Türkiye ile iyi ilişki kurulması ile de asla bir ilişkisi yoktur. Bunu herkes anladı, yandaşlar anlamadı. Ekonomik model olarak çok alternatifler vardır ve biz “ekonomik ve sosyal kalkınma” üzerinde durduk. Bunun altını kamu yararını temel alarak oluşturduk. Kendi kendimizi yönetmek üzerine de kurguladık. Görüşlerimizi de ilettik. Saygı duyuldu ancak karşı taraftan bir görüş gelecek zaman kalmadı. Şimdi Sayın Özgürgün gibi, 2016’da noktasına virgülüne dokunmam imzalarım deyip de hiçbir şey yapmadan kaynakları tepe tepe kullananları da göreceğiz.” 

“Mesele arazi meselesi değil, Cumhurbaşkanlığı sürecidir”

Akansoy, “Kudret bey mayıs sonuna kadar bekleyemedi" diyerek, hükümetin istifası sonucu Akıncı ile  partiler arasındaki istişarelerin başladığını belirtti, şunları söyledi, “İhtiras siyasette yok edici bir şeydir. Rutin bir uygulamaydı, yasaldı. Ancak belirttiğim gibi mesele arazi meselesi değil. Mali sıkıntıların yarattığı kriz ortamını kullanma yanında bir Cumhurbaşkanlığı sürecidir diye düşünüyorum. Benim değerlendirmem bu yöndedir. Hem kişisel ikbal hem de Kıbrıs sorununun özü itibarıyla ortaya konan tezlerdeki ayrışmadır konu. Ve elbette protokolcu güruh da. Bu yönde hiçbir müdahale olmadığını düşünmek ve Kudret beyin canı çektiği için hükümeti bozduğunu söylemek, doğrusu siyaseten sıfır noktasıdır. Tarih 2009-2016 ve bugünün altını çizecek olsa da bitmez bu kavga, varoluş kavgasıdır, kimse ümidini yitirmesin.” şeklinde konuştu. 

“CTP güçlü bir duruş sergiledi”

Akansoy, hükümeti UBP-HP’nin kurması gerektiğini,  sorumluluk üstlenmesi gerekenin HP olması gerektiğinin altını çizerek, “toplumu arazi marazi diye, etik metik diye yanıltarak, hükümeti bozan gider ve kurar. Buyursunlar. CTP bu süreçte son dakikaya kadar sorumlulukla görev yaptı. Halka verdiğimiz sözleri ve hükümet programını yerine getirmeye çalıştı.  Elinden gelen çabayı da sarfetti. Güçlü bir duruş sergiledi. Türkiye ile sağlıklı ve siyaseten doğru ilişkiler kurmaya çalıştı. Görevini bırakıp hiçbir yere gitmedi. Bunun sorumluluğunu taşımaya devam ediyor” dedi.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Barış Burcu'dan açıklama!
Barış Burcu'dan açıklama!
Polise teslim oldu
Polise teslim oldu