İnsan hakları ihlal ediliyor
Reklam
  • Reklam

İnsan hakları ihlal ediliyor

İkametgahında yasadışı cemiyete ait propaganda içeren kitap ve doküman bulunduğu iddiasıyla Bengül Garginsu’nun tutuklanması tepkilere neden oldu. Yeni Bakış’a konuşan Eski Yargıçlardan Avukat Tacan Reynar, Bakanlar Kurulu tarafından yayınlanan herhangi bir listenin olmadığını belirterek, bu nedenle her türlü kitabın terör örgütü kapsamında değerlendirileceğini, bu durumun da son derece tehlikeli olduğunu belirtti.

13 Mart 2019 - 08:30 - Güncelleme: 14 Mart 2019 - 10:52

KTÖS ve KTOEÖS Başkan ve Genel Sekreterleri de uygulamayı eleştirerek, demokrasiyle yönetilen bir ülkede bu gibi olayların yaşanmasının doğru olmadığını ifade etti


Avukat Reynar, ülkede terör örgütü olarak kabul edilen ve örgütlere ait olduğu düşünülen bazı kitap ve yayınların bu kapsamda değerlendirilerek hukuken işlem yapılmasını içeren yasanın İngiliz döneminden beri var olduğunu anımsatarak, geçmişte bu gibi ev baskınlarının yapıldığını, ancak bugün toplumun farkındalığının arttığını ifade etti

Reynar, Mağusa ve Lefkoşa Kaza Mahkemesinde bununla ilgili olarak yargılanan kişilerin olduğunu ifade ederek, bugüne kadar kim iktidara gelirse gelsin, ister sağ ister sol görüşlü partiler olsun bu yönde adım atılmış olunmadığını belirtti. Reynar, insan hakları açısından bunun büyük bir tehlike yarattığını ifade ederek, hangi yayının hangi terör örgütü ile ilişkilendirilip eve baskın yapılacağının bilinmediğini kaydetti

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, bir süre önce Türkiyeli yetkililerin “bizde ne varsa KKTC’de de olacak” dediğini anımsatarak, bu durumun bu şekilde yorumlanması gerektiğini belirtti. Elcil, müziğin ve dilin yasak olduğu bir yerde faşizmin olduğunu ifade ederek, orada yapılan tutuklamaların buraya da yansımış olduğunu söyledi

KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, ortada yasak yayın listesinin olmadığını belirterek, hangi kitapların bu kapsamda olduğunun net olmadığını kaydetti. Eylem, fikir ve düşünce özgürlüğü konusunda baskı yapılmakta olduğunu belirterek, bunları korkutmaya dayalı eylemler olarak değerlendirdi


Deniz ABİDİN 
İkametgahında yasadışı cemiyete ait ve propaganda içeren kitap ve doküman bulunduğu iddiasıyla Bengül Garginsu’nun tutuklanması tepkilere neden oldu. Yeni Bakış’a konuşan Eski Yargıçlardan Avukat Tacan Reynar, Bakanlar Kurulu tarafından yayınlanan herhangi bir listenin olmadığını belirterek, bu nedenle her türlü kitabın terör örgütü kapsamında değerlendirileceğini, bu durumun da son derece tehlikeli olduğunu belirtti. KTÖS ve KTOEÖS Başkan ve Genel Sekreterleri de uygulamayı eleştirerek, demokrasiyle yönetilen bir ülkede bu gibi olayların yaşanmasının doğru olmadığını ifade ettiler.

Reynar: Siyasiler bugüne kadar bu yönde hiçbir adım atmadı

Eski Yargıçlardan  Avukat Tacan Reynar, ülkede kitap okumanın suç olmadığını, ancak polisin yasada var olan bir uygulamadan hareket ettiğini belirtti. Reynar, ülkede terör örgütü olarak kabul edilen ve örgütlere ait olduğu düşünülen bazı kitap ve yayınların bu kapsamda değerlendirilerek hukuken işlem yapıldığının görülmekte olduğunu kaydetti. Reynar, bunları polisin terör örgütünün herhangi bir materyali olarak kabul ettiğini ifade ederek, Bakanlar Kurulu tarafından ise yayınlanan herhangi bir listenin olmadığını söyledi. 
Reynar, dolayıyla her türlü kitabın terör örgütü kapsamında değerlendirileceğini belirterek, bu durumun tehlikeli olduğunu kaydetti. 
Reynar, yasanın İngiliz döneminden beri var olduğunu anımsatarak, geçmişte bu gibi ev baskınlarının yapıldığını, ancak bugün toplumun farkındalığının arttığını söyledi. Reynar, medyanın daha çok yazdığı için konunun gündeme geldiğini belirterek, geçmişte duruşması yapılıp, ifade özgürlüğü olarak değerlendirilerek beraat edenlerin olduğunu kaydetti. Reynar, Mağusa ve Lefkoşa Kaza Mahkemesinde bununla ilgili olarak yargılanan kişilerin olduğunu anımsatarak, bugüne kadar kim iktidara gelirse gelsin ister sağ ister sol görüşlü partiler olsun bu yönde adım atılmadığını belirtti. Reynar, insan hakları açısından bunun büyük bir tehlike yarattığını ifade ederek, hangi yayının hangi terör örgütü ile ilişkilendirilip eve baskın yapılacağının bilinmediğini kaydetti.

“Polis istediği zaman baskın yapıp istediği kişiyi tutuklayabilir”

Reynar, şöyle devam etti, “Hangi yayın hangi terör örgütü tarafından basıldı veya onun ideolojisini içeren ifadeler yer almaktadır bunu maalesef bilemiyoruz. Böylesine soyut bir durum içinde polis istediği zaman baskınlar yapıp istediği bir kişiyi tutuklayabiliyor. Bunu özellikle üniversite öğrencisi olan gençlerde çok sık görüyoruz. Evlere baskın düzenleniyor, yurtlar aranıyor. Bunların yapıldığını biliyoruz. Polisin bunu devamlı yaptığını biliyoruz. Bu durum elbette ki insan haklarına aykırıdır. Bizim Anayasamız insan haklarına saygılı olduğu iddiasındadır. Bu kapsamda değerlendirdiğimizde bunun çok büyük bir insan hakkı ihlali olduğunu söyleyebiliriz.”

“Bakanlar Kurulu kararı şart”

Tacan Reynar, bu konuda mutlaka yasal bir düzenlemeye ihtiyaç olduğuna vurgu yaparak, bu konuda bir bakanlar kurulu kararı gerektiğini söyledi. Reynar, “Aksi takdirde elinde her türlü materyal bulunan yasal takibe tabii tutulabilir” diye konuştu. 

KTÖS Genel Sekreteri Elcil: “Bizde ne varsa KKTC’de de olacak” demişlerdi

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil ise konuyla ilgili Yeni Bakış’a yaptığı açıklamada, bir süre önce Türkiyeli yetkililerin “bizde ne varsa KKTC’de de olacak” dediğini anımsatarak, bu durumun bu şekilde yorumlanması gerektiğini belirtti. Elcil, müziğin ve dilin yasak olduğu bir yerde faşizmin olduğunu ifade ederek, Türkiye’de bugün faşist bir idarenin görev yaptığını kaydetti. Elcil, Türkiye’nin diktatörlük ile idare edildiğini iddia ederek, orada yapılan tutuklamaların buraya da yansımış olduğunu söyledi. 

“Bunun adı faşizmdir ve bilinçli yapılan bir uygulamadır”

Elcil, şöyle devam etti, “Bizler Ada’nın Kuzeyinde Türkiye’nin sözünün geçtiğini her zaman söylüyoruz. Türkiye’de yaşananların benzeri KKTC’de de yaşanıyor. 
İnsanların ne düşüneceğine ne okuyacağına devletin karar vermemesi lazımdır. Zararı olduğuna karar verecek olan kişidir.  Bunun adı faşizmdir ve bilinçli yapılan bir uygulamadır. Bana göre yapılan uygulama hükümetin yapısıyla da alakalıdır. 
Geçtiğimiz gün tutuklanan kişi MYK üyesidir. Bu aslında bana göre CTP’ye yapılan bir saldırıdır. Türkiye’deki belli çevrelerin buradaki hükümete yaptığı bir saldırıdır. Türkiye’de uzun bir süre bu konular nedeniyle tutuklanalar oldu ve olmaya da devam ediyor. 
Bugün kitap yazdığı için hapiste olan insanlar vardır. Türkiye’de bütün meşhur yazarlar ve şairler hapse girip çıkmıştır. Türkiye’nin bu hastalığı bize de geçti.”

“Kitap okumanın suç olduğu bir anlayış kabul edilemez”

Şener Elcil, AB ülkelerinde böyle bir duruma rastlanılmadığını belirterek, bu durumun aslında Türkiye’nin ilkelliğini gösterdiğini kaydetti. Elcil, kitap okumanın ve düşüncenin suç olduğu bir anlayışın kabul edilebilir olmadığını ifade ederek, “kendileri gibi yaşamanızı, kendileri gibi düşünmenizi isterler. Kendilerinin okudukları kitapları okumanızı isterler, belirledikleri okullara gitmenizi isterler. Bunun adı faşizmdir” diye konuştu. Şener Elcil, bu durumun gelecekte sendikaların ve siyasi partilerin kapatılmasına kadar gideceğini ifade ederek, zihniyetin Türkiye’de ne varsa burada da olacak zihniyeti olduğunu kaydetti.

KTOEÖS Başkanı Eylem: Ortada yasak yayın listesi yok

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem de, ortada yasak yayın listesinin olmadığına dikkat çekerek, hangi kitapların bu kapsamda olduğunun net olmadığını kaydetti. Eylem, fikir ve düşünce özgürlüğü konusunda baskı yapılmakta olduğunu belirterek, bunları korkutmaya dayalı eylemler olarak değerlendirdi. Selma Eylem, yasaklı kitap konusunun demokratik ilkelerin işlediği ülkelerde olmadığına dikkat çekerek, “bu baskıdır, korkutmadır” dedi. 

“Yasalar mutlaka güncellenmeli”

Selma Eylem, yasaklı yayının kabul edilebilir olmadığını belirterek, demokrasiyle yönetilen bir ülkede bunların yaşanmasının doğru olmadığını söyledi. Eylem, yasaların mutlaka güncellenmesi gerektiğini belirterek, bu tutuklamaların ise daha çok sindirme amaçlı yapıldığını kaydetti. 
Eylem, “Karikatür çizildiği için tepkiler oldu, bir gazeteye linç girişiminde bulunuldu, sendikaların yaptığı açıklamalara yapılan saldırılar da kabul edilebilir değildir. Bu bizim demokrasi kültürümüze aykırı olan şeylerdir. Fikir ve düşünce özgürlüğü vardır ama baskı ve korkutma amacıyla ne yazık ki bunlar yapılmaktadır”  diye konuştu. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Yeni kabine belli oldu
Yeni kabine belli oldu
Halkla dalga geçmeyi bırakın
Halkla dalga geçmeyi bırakın