HP koltuk değneği oldu


İlk önce Toparlanıyoruz Hareketi olarak kurulup UBP yönetimlerinin yaptığı yanlışları gündeme taşıyıp eleştirmek ve suçlamakla yıllarını geçirdiler. Sonrasında Parti kurma kararı alarak siyasallaştılar.

Kudret Özersay başkanlığında, 51 kurucu üye tarafından Halkın Partisi kurularak, Kudret Özersay kurucu üyeler ile birlikte 6 Ocak 2015 tarihinde, KKTC İçişleri Bakanlığına parti kurma başvurusu yaptı. Ardından Kıbrıs Türk Ticaret Odasında kurucu üyeler tarafından basın açıklaması yapılıp, partinin temel amaç ve ilkelerini ortaya koyarak kurulduğunu Kıbrıs Türküne duyurarak siyaset sahnesine atıldı. 8 Ocak tarihinde yapılan ilk parti toplantısında Kudret Özersay Genel Başkan, Tolga Atakan ise Genel Sekreter seçilmiştir.

UBP' en ağır eleştiri, suçlamalarından bazıları, partizanlık, adam kayırma,rüşvet, görevi kötüye kullanma, haksız kazanç sağlama, ve yalan düzenine karşı olduklarını köy, köy gezerek anlattılar, temiz toplum ve temiz siyaseti savundular.

2018 "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" genel seçimlerine katılarak %17,1 oyla dokuz milletvekili çıkaran parti, seçimlerde birinci parti gelen Ulusal Birlik Partisiyle koalisyon kurmama kararı aldı.

HP tarafından ortaya konan bu duruş birçok kesim tarafından da desteklendi. Bunu takip eden süreçte, Cumhuriyetçi Türk Partisi, Toplumcu Demokrasi Partisi ve Demokrat Partiyle, Tufan Erhürman'ın Başbakan, Özersay'ın Başbakan Yardımcısı olduğu dörtlü koalisyon hükümeti kuruldu. 

Hükümet 2 Şubat 2018 tarihinde göreve başladı. Ancak hükümet kurulup göreve başladıktan sonra Türkiye'de patlak veren Ekonomik krizle tanışırlar, Şansızlık mı uğursuzluk mu bilinmez ama sorunlar karşısında aciz ve çaresiz kalarak çeşitli bahaneler ve gerekçeler öne sürerek hükümeti bozmanın yolunu arıyordu.

Erdoğan ve Çavuşoğlu ile var olan ilişkisi nedeni ile dörtlü koalisyonu bozma fırsatları aradığı sırada hükümet ortağı olan DP genel başkanı Serdar Denktaş tarafından Denktaş üniversitesi adına kiralanan araziyi bahane ve gerekçe ederek 8 Mayıs 2019 tarihinde Halkın Partisinin dörtlü koalisyon hükümetinden çekilmesiyle Erhürman hükûmetin istifasını sunmak zorunda kaldı. 

İlk defa denenen ve daha birkaç ay öncesine kadar hükümet uyum içindedir açıklaması yapan Özersay çavuştan aldığı emri uygulayarak bana göre intihar etmiş oldu. Hadi bakalı Kudret bey şimdi göster kendini ve hazırlan ikinci bir ÖRP vakası yaşamaya, sıra sende bak Turgay Avcı diye bir siyaset adamı şimdi var mı, nerededir, toplum tarafından hatırlanıyor mu? Sen ve partin de yakında ayni hezimet ve kötü sonu yaşayacaksınız, ve bıraktığınız kötü imaj hatırlanacak.

***

İki temel İlke üzerine oturtulduğu açıklanan Kudret Özersay'ın Halkın Partisi’nin sorunların çözümüne dönük önerilerini bir kez daha okudum ve kendi kendisi ile ne kadar çelişki içinde olduğunu gördüm.

1 - İyi Yönetim İlkesi: Yeni siyaset anlayışının hayata geçireceği iyi yönetim ilkesi; Devletin her kademesinde işinin ehli olan bireylerin görev aldığı; yapılacak icraatlarda toplumun tamamının yararının esas alındığı; kamu kaynaklarının planlamaya dayalı bir verimlilik çerçevesinde kullanıldığı ve israf edilmediği; etkili denetim mekanizmalarıyla yürürlükteki kuralların uygulandığı; şeffaflık ve hesap verebilirliğin sağlandığı; hesap sormanın mümkün olduğu; partizanlık, yolsuzluk ve diğer hukuksuzluklara müsamaha edilmeyen bir sistemi tarif eder.

2 - Sosyal Adalet İlkesi:Yeni siyaset anlayışına göre devlet vatandaş için vardır. Bu nedenle bir yandan dar gelirlilerin desteklenmesi, diğer yandansa devletin sağlamakla mükellef olduğu hizmetlerde bireylerin gelir farklılıkları nedeniyle mağdur olmayacakları dengeli, adil bir yapı oluşturacağız. Halkın Partisi sosyal adalet ilkesini öncelikli olarak şu alanlarda uygulayacağımız politikalarla hayata geçirecek: Eğitim, Sağlık, Çalışma yaşamı, vergi ve sosyal hizmetler.

 Ve, devam eden güzel dilek ve temennilerle kandırdığı bir kısım insan şimdi UBP ile ayni hükümette beraber yürüyecekler, Yürü be Kudret kim tutar seni. Bu yazı yayınlandığında yanılmazsam UBP ye koltuk değneği olan HP koalisyon hükümeti açıklanmış olacak. Sırada kim var acaba?

***

Diyalektiğin önemli kurallarından biri olan “zıtların birliği ve mücadelesi ” bir kez daha gösteriyor ki günlük politik yaşamda da hiçbir şey düz, pürüzsüz ve sıkıntısız geçmiyor. Amacım ne bir genelleme yapmak ne de bilinen bilimsel bir kurala atıfta bulunmak. 

Çok zor bir süreçten geçildiğini bilmeyen ve bunu anlatmayan, dile getirmeyen hemen hemen yok. Şimdi yeni devrimci politikalar geliştirmeye, taktik ataklara geçmeye büyük gereksinim var.