Hırslar ve Taşın Altı


Holding sahibisin.
Ekonomik daralma var.
Küçülmen lazım.
Küçülmek için istihdam azaltması şart.
Ama ülke sorumluluğundan bunu yapmazsın.
Evine ekmek götüreni ekmeksiz bırakmazsın.
Kendi kârından vazgeçersin.
Yani elini taşın altına koyarsın.
Teknik direktörsün.
Futbol takımın paranı ödeyemiyor.
Ama sana ihtiyaçları var.
Ya paradan ya takımından vazgeçmelisin.
Vazgeçtiğin para olur.
Takımının başında durursun.
Yani elini taşın altına koyarsın.
*****
Eli taşın altına koymak fedakarlık içerir.
Kişisel haslet yoktur.
Hayalleri değil gerçekleri barındırır.
Bireysel değildir.
Sana ihtiyaç duyulmasıdır.
Yoksa ötesi inandırıcı değildir.
Samimiyet içermez.
İhtiyaç gereği yoksa hele.
Bu sebeple dikkatli olunmalı.
Doğru sözler yanlış kullanılmamalı.
Ekzajare edilmemeli.
Ucundan tutup çekiştirmemeli.
Yoksa...!
Yoksa bedeli ağır olur.
*****
İsteklere isim koymaya gerek var mı zaten!
Yok.
Dümdüz çıkarsın.
Göğsünü gerip dürüstçe ifade edersin.
Hele ki talep edilen oy ise.
Hele ki talep edilen makam ise.
Hele ki talep edilen halk onayı ise.
Bu yüzden laf ebeliği lüzumu yok.
İçinden geçiyormuş.
Gönlünden geçiyormuş.
Lüzumsuz artistlikler bunlar.
Buyum demek yeter.
Buradayım demek yeter.
Gerisi laf-ı güzaf.
Gerisi boş hikaye..
*****
Bu kıssadan hisse çıkaran olur mu bilemem.
Ama sözüm ortaya.
Beğenen alır.
Beğenmeyen döner gider.