"Özersay ateşle oynuyor"

"Özersay ateşle oynuyor"

CTP Milletvekili Asım Akansoy, ciddi bir kriz ile karşı karşıya olunduğunu belirterek, yaşanan sürecin Türk tarafının hak arayışı adı altında kontrollü bir kriz yaratma çabası olduğunun açıkça görüldüğünü belirtti

16 Temmuz 2019 - 08:19 - Güncelleme: 17 Temmuz 2019 - 09:07

CTP Milletvekili Asım Akansoy,  Rum lider Anastasiadis’in büyük hataları  üzerine, Dışişleri Bakanı Özersay ve TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun bu yönde paralel adımlar attığını belirterek, diplomaside caydırıcı tedbirlerin bir yöntem olduğunu ve bu yönde adım atılması gerektiğini belirten  bir Dışişleri Bakanının olduğuna vurgu yaptı.  


Akansoy, “Özersay, masada yol alamazsak sahada yol alırız diye düşünüyor sanırım, ancak bu tür tedbirlerin olası karşı tepkilerini iyi hesaplamadıkları ve küçük “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin uluslararası hukuktan kaynaklanan yüksek gücünü iyi hesaplayamadıklarını düşünüyorum.” dedi.


Akansoy, düşündürücü olanın, bu tür hamlelerin Anastasiadis’in elini güçlendirebileceği, Türkiye’yi uluslararası alanda zor durumda bırakabileceği ve Kıbrıslı Türkleri daha da yalnızlaştıracağı ihtimali olduğunu belirterek, “Kudret Özersay ateşle oynuyor, hem Kıbrıslı Türklerin pozisyonunu zayıflatıyor, bizi itibarsızlaştırıyor hem de Türkiye’yi uluslararası bağlamda zor durumda bırakıyor” diye konuştu.


Akansoy,  konunun bunun da ötesinde Doğal Gaz’ın transferi meselesi olması durumunda ise, “Anastasiadis kendisini ziyaret ettiğimizde bize açıkça bu konuya çözümden sonra ticari akılla karar vermeliyiz, bugün benim ticari aklım gazın Türkiye üzerinden transfer edilmesini söylüyor, demiştir. Ancak çözüm olmadan bu konuya bağlanmayacağını da ortaya koyarak. AKEL de tamamen bu görüştedir hatta bugünden de ifade edilebileceğini belirtmektedir.” dedi. 


 Akansoy, sorunu “caydırıcılık” gibi kontrolsüz ve karşılıklı gerilimi artıracak hamlelerle değil, tüm tarafların kazanacağı önerilerle çözmek gerektiğini belirterek, bunun da tek yolunun  BM parametrelerinde federal bir çözüm olduğunu kaydetti.


Deniz ABİDİN


CTP Milletvekili Asım Akansoy,  ciddi bir kriz ile karşı karşıya olunduğunu belirterek,  uzun süredir bu konuda yapılan  uyarılar olduğunu, yaşanan sürecin Türk tarafının hak arayışı adı altında kontrollu bir kriz yaratma çabası olduğunun açık olduğunu kaydetti. Akansoy,  Anastasiadis’in büyük hataları  üzerine, Dışişleri Bakanı Özersay ve TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun bu yönde paralel adımlar attığının görülmekte olduğunu söyledi. Diplomaside caydırıcı tedbirlerin bir yöntem olduğunu ve bu yönde adım atılması gerektiğini vurgulayan bir Dışişleri Bakanının olduğuna vurgu yapan Akansoy, “masada yol alamazsak sahada yol alırız diye düşünüyor sanırım, ancak bu tür tedbirlerin olası karşı tepkilerini iyi hesaplamadıkları ve küçük “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin uluslararası hukuktan kaynaklanan yüksek gücünü iyi hesaplayamadıklarını düşünüyorum.” dedi. Akansoy, düşündürücü olanın, bu tür hamlelerin Anastasiadis’in elini güçlendirebileceği, Türkiye’yi uluslararası alanda zor durumda bırakabileceği ve Kıbrıslı Türkleri daha da yalnızlaştıracağı ihtimali olduğunu belirterek, “Kudret Özersay ateşle oynuyor, hem Kıbrıslı Türklerin pozisyonunu zayıflatıyor, bizi itibarsızlaştırıyor hem de Türkiye’yi uluslararası bağlamda zor durumda bırakıyor” diye konuştu.


“Tek dertleri var, adayı bölmek”


Akansoy, şöyle devam etti, “Özne olalım, gücümüzü gösterelim derken, bizi daha da yokluğa mahkum eden bir düşünce ile karşı karşıyayız. Gidişatın elimizi güçlendireceğini, bizi çözüm masasında güçlü kılacağını düşünmüyorum. Ne yazık ki adadaki statükoyu aynen devam ettirecek bir siyaset izleniyor. Türkiye’nin bu denli ciddi sorunları varken, güneyinden de kendisine yeni bir cephe açtırılması akıl alır değil. Sayın Özersay, Federasyon denendi olmadı, tükendi diyor. Sayın Çavuşoğlu, Türkiye adına, Federasyon dahil tüm çözüm yöntemleri masada diyor. Yani bu ikili ve ne istendiği net olmayan belirsiz siyasetle mi, yaklaşımlarla mı tutarlı ve başarılı olacağız. Eğer tükenen bişey varsa o da çözümüzlük üreten iki ayrı devlet argümanlarıdır. KKTC’nin tanıtılmasını savunuyorlar. Ama bunu ifade etmekten de korkarak. Sonra da bakacaklarmış ne yapacaklarına. Kusura bakmasınlar rahmetli Rauf Denktaş dönemi, Tahsin bey dönemi, Sayın Özersay’ın görüşmeci olduğu Sayın Eroğlu dönemi böyle geçti. Ömrümüzü KKTC, ayrı devlet olarak tanıtılsın diye tüketen ve bugünkü koşullara hapseden, bu statükocu zihniyet, şimdi kalkmış Federasyon tükendi diyor. Tek dertleri var, adayı bölmek. Hayal dünyasında yaşıyorlar. Bu siyasetçilerin tümü de aynı kalıbın insanı, ayrılıkçı, statükocu.”


“Hayallerle kimsenin ilgilendiği yok”


Akansoy, “Türkiye’yi de zor durumda bırakan hamlelerde üstlerine yok” diyerek,  “Sayın Özersay şimdi de kalkmış Kıbrıslı Rumlara çağrı yapıyor, gelin beraber BM Güvenlik Konseyine adayı bölelim teklifinde bulunalım diyor. Bu topraklardan, Mümtaz Soysal’lar, Şükrü Sina’lar geçti..Neler neler demediler. Tükenen, biten zihniyet tam da bu. Ama halkın temsiliyeti açısından üzüntü verici.” diye konuştu. Akansoy, “Türkiye bölgede hem kendi haklarını hem de KKTC’nin haklarını savunduğunu ortaya koyup bunu garantörlükle bağdaştırıyor. Uluslararası hukuk çerçevesinde KKTC ile TC'nin bu sularda arama yapılmasına yönelik ne kadar geçerliliği vardır?” sorusuna karşılık ise “Türkiye Cumhuriyeti, KKTC’nin Garantörü değil, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Garantörüdür. Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarını korumak başka, Garantör olmak başka bir şey. Garantörlüğü de, Kıbrıs Cumhuriyetinin Anayasal düzeni ve toprak  bütünlüğünü koruma taahhüdü ile başlar. Dolayısıyla KKTC’nin TPAO’ya yetki vermiş olması meşrudur ancak uluslararası hukukun dışındadır ve geçerli değildir. Uluslararası hukuk allah kelamı değil elbette, yaratılan bir şeydir, yeter ki ilgili tüm tarafların onay verebileceği, gerçekçi bir duruma gelinsin. Hayallerle kimsenin ilgilendiği yok.” dedi.  


“İstişaresiz bu gibi konularda adım mı atılır?”


Asım Akansoy, bugünkü şartlarda ve gelecekte, var olan durumun yani statükonun yani bölünmüşlüğün ve bunun bir unsuru olan KKTC’nin uluslararası hukukun bir parçası olma ihtimali olmadığını belirterek,  dolayısıyla meseleni yani yasal zeminin Türkiye’nin kendi karasularından kaynaklanan hakları olduğunu  ve buna da hiçbir gücün itiraz etmediğini kaydetti. Akansoy, Kıbrıslı Türkler’in Doğu Akdenizdeki hak talebi de meşru olduğunu, ancak yasal statü sorunu olduğunu ifade ederek,  “Anastasiadis, bulunacak olan Doğal Gaz’dan elde edilecek gelirin, çok büyük bir kısmının, Norveç modelinde olduğu gibi bir fonda tutulmasını ve “çözümden sonra” Kıbrıslılar tarafından kullanılmasını yasal hale getirmiştir. Üstelik bu konu gizli bir konu değil, Yunanistan ve Türkiye’nin de üst düzeyde bilgisindedir. İstişaresiz bu gibi konularda adım mı atılır?” diye sordu.


“Tek yol BM parametrelerinde federal bir çözüm”


Akansoy,  konunun bunun da ötesinde Doğal Gaz’ın transferi meselesi olması durumunda ise, “Anastasiadis kendisini ziyaret ettiğimizde bize açıkça bu konuya çözümden sonra ticari akılla karar vermeliyiz, bugün benim ticari aklım gazın Türkiye üzerinden transfer edilmesini söylüyor, demiştir. Ancak çözüm olmadan bu konuya bağlanmayacağını da ortaya koyarak. AKEL de tamamen bu görüştedir hatta bugünden de ifade edilebileceğini belirtmektedir.” dedi.  Akansoy, sorunu “caydırıcılık” gibi kontrolsüz ve karşılıklı gerilimi artıracak hamlelerle değil, tüm tarafların kazanacağı önerilerle çözmek gerektiğini belirterek, bunun da tek yolunun  BM parametrelerinde federal bir çözüm olduğunu kaydetti.


“Kibirle bu işler olmaz, her düzeyde liderlik gerekir”


Akansoy, yapılması gerekenin müzakere masasının, çözüm odaklı bir düzlemde yeniden kurulması ve bırakılan yerden tamamlanması olduğunu ifade ederek, krizin masa kurulana kadar devam ettiğini, ancak bunun için zeminin hazır olması gerektiğini,  Kıbrıs’ta çözüm ile ilgili tarafların son hamleyi yapabilecek kıvamı yaratmaları gerektiğini söyledi. Akansoy,  krizin  bize çözümsüzlüğün ne denli büyük sorunlar yaratabileceğini göstermekte olduğuna vurgu yaparak, sıcak çatışma olasılığı görmediğini, ancak bu gerilim halinin ve çatışma potansiyelinin ekonomiyi ciddi anlamda olumsuz etkilediğini belirtti. Akansoy, “Çok dikkat etmek, krizi süratle çözüme yönlendirmek gerekir. Görüşsünler tabii. Görüşmemek sorun. Kibirle bu işler olmaz. Sadece Liderler değil, tüm siyasiler, toplum örgütleri daha çok görüşmeli, daha çok işbirliği ve ortak akıl yaratmalı ve varolan krizlerde olumlu rol oynamalı.  Bu tür krizler yatıp bekleyerek, susarak çözülmez, giderilmez. Her düzeyde Liderlik gerekir. Kimsenin fırsatçılık yapma hakkı yoktur. Sorun büyüktür. Bugün konuşulmalıdır, yarın değil.” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Akıncı’nın  bu yönde sorumlu bir duruş içerisinde olduğunun açık olduğunu belirten Akansoy, ancak daha da aktif olması gerektiğinin altını çizdi. Akansoy, hükümetin performansı için biraz daha zamana ihtiyaç olduğunu,  ancak hükümetten bir beklentisinin olmadığını ifade etti. Akansoy, “Büyük adımlar atabilecek kapasiteleri ise yok. Durumu idare etme hükümetidirler. Performanslarını sonbaharda çok daha rahat konuşabileceğiz. Şu anda elde bişey yok.” dedi.


“Gözardı ederek siyasetçilik oynayacak biri değilim”


Akansoy, şöyle devam etti, “KKTC’nin kendi ayakları üzerinde durabilmesi yönündeki görüşlerimi pek çok kez dile getirdim. Şu anda var olan yapı ciddi anlamda sorunlu. Bunu gözardı ederek siyasetçilik oynayacak biri değilim. Toplumun kendi kendini yönetmesi ve kendi kendine yetmesini sağlayacak ekonomik, siyasi ve idari düzenlemeler hala canlı bir ihtiyaçtır.  Bu sadece kendi düzenimizle ilgili bir konu değil aynı zamanda Türkiye ile olan kurumsal ilişkilerimiz açısından da ihtiyaçtır.” Cep telefonlarının iki tarafta da çalışması ile ilgili ise Akansoy, “Uzun süredir beklenen bir adımdı. Gerçekleşmesi yararlı olacak. Pahalılığı ciddi bir sorun olmakla birlikte yine de gerçekleşmesinde emeği olanları kutlarım” diye konuştu.


Kaynak: https://www.facebook.com/ZONNEMEDIA/

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
12 bin TL’ye şimdilik serbest
12 bin TL’ye şimdilik serbest
Çatışma ülkeye zarar veriyor!
Çatışma ülkeye zarar veriyor!