“Özersay, siyasi rüşvet verdi!”

“Özersay, siyasi rüşvet verdi!”

Hakkında yasama dokunulmazlığının kaldırılması istemini incelemek için özel komite oluşturulmasına karar verilen Eski Başbakanlardan UBP Lefkoşa Milletvekili Özgürgün, Yeni Bakış’a yaptığı açıklamada, yaşananların bir tesadüf olmadığını dile getirdi. Olayı ”Mide bulandırıcı” olarak nitelendiren Özgürgün, bu durumun tamamen adaletsizlik ve haksızlığa dayandığını belirtti.n Özgürgün konuyla ilgili bir kez daha HP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Özersay’a yüklendi.

25 Haziran 2019 - 08:57

- Özgürgün, hesabındaki para oynamalarının yalnızca kısa bir süresinin başbakanlık dönemini kapsadığını ifade ederek, “Hesabıma para yatırdığım tarihlerin 3 yıldan fazlasında başbakan değildim” diye açıkladı.


- “Bu süreçteki olayı eski Başsavcı Aşkan İlgen biliyor” diyen Özgürgün, “Aşkan Bey ülkede Nerden Buldun Yasası olmadığı için böylesi bir davanın getirilemeyeceğini söylemişti. Aşkan Bey hala hayatta ve bu konuda kendisine soru sorulabilir” şeklinde konuştu.


- Özgürgün, “Bu konuda hedef gösterilen benim, ancak Nerden Buldun Yasası hayata geçirilebilseydi, şu an bırakın 50 milletvekilinin mal varlığını, devlette görev yapan 5 bine yakın kişinin de hesap vermesi gerekirdi, yani bu kişilerin hemen hemen hepsine dava açılması gerekirdi” dedi.


- “Bu durum şahsıma yapılan bir komplodur” diyen Özgürgün, konunun içinde siyasi bir rüşvet olduğuna işaret etti. Olayın gündeme gelmesiyle kapısına polisin dayandığına vurgu yapan Hüseyin Özgürgün, “yasal olarak yetki olmamasına rağmen kapıma dayanıldı ve önüm kesildi” açıklamasında bulundu.


- Hüseyin Özgürgün, şahsına yönelik yapılan haksızlığı ve komployu milletvekillerine de anlattığını ifade ederek, “Kudret Özersay, siyasi rüşvetler vererek konunun bu duruma gelmesine neden olmuştur” ifadelerini kullandı.


Süreyya ÖZDEMİR

Eski Başbakanlardan ve UBP eski genel başkanı, Lefkoşa Milletvekili Hüseyin Özgürgün'ün Yeni Bakış’a yaptığı açıklamada, dokunulmazlığının kaldırılması ve şaibeli para işleri ile ilgili bir komite oluşturulması konusunda, topluma yanlış lanse edildiğini ifade etti. Özgürgün, “topluma karşı bir anda bankaya yüklü miktarda para yatırdığıma ilişkin yanlış durumlar aktarıldı” dedi. Yapılan iddianın asılsız olduğunu belirten Özgürgün, “şahsıma 40 tane dava açıldı” diyerek, “2013 yılından itibaren banka hesabıma, 2 bin TL ile  5 bin TL gibi rakamlarla yatırımlar yaptım ve yatırdığım paraların her biri için de ayrı bir dava oluşturuldu. Ancak hesabıma yatırdığım paraların tarihine bakılacak olursa başbakanlık sürecimin öncesinde gerçekleştirilmiş olduğunu göreceklerdir.” dedi. Özgürgün, hesabındaki para oynamalarının yalnızca kısa bir süresinin başbakanlık dönemini kapsadığını ifade ederek, “Hesabıma para yatırdığım tarihlerin 3 yıldan fazlasında başbakan değildim.” dedi. “Bu süreçteki olayı eski Başsavcı Aşkan İlgen biliyor” diyen Özgürgün, “Aşkan bey ülkede Nerden Buldun Yasası olmadığı için böylesi bir davanın getirilemeyeceğini söylemişti.  Aşkan bey hala hayatta ve  bu konuda kendisine soru sorulabilir” şeklinde konuştu. Özgürgün, “Bu konuda hedef gösterilen benim, ancak Nerden Buldun Yasası hayata geçirilebilseydi, şu an bırakın 50 milletvekilinin mal varlığını,  devlette görev yapan 5 bine  yakın kişinin de hesap vermesi gerekirdi, yani  bu kişilerin hemen hemen hepsine dava açılması gerekirdi” dedi.

“Yasal olarak yetki olmamasına rağmen polisler kapıma dayandı”

Hüseyin Özgürgün, “Eski başsavcı, hakkımdaki suçlamalar nedeniyle dokunulmazlığımın kaldırılmasını gerektiren bir meselenin olmadığına kanaat getirdi” diyerek, Meclis’in kapanmasına bir gün kala ve yeni başsavcının göreve gelmesiyle apar topar bu konunun gündeme getirildiğini söyledi. “Bu durum şahsıma yapılan bir komplodur” diyen Özgürgün, aynı zamanda konunun içinde siyasi bir rüşvet olduğuna işaret etti. Olayın gündeme gelmesiyle kapısına polisin dayandığına vurgu yapan Hüseyin Özgürgün, “yasal olarak yetki olmamasına rağmen kapıma dayanıldı ve önüm kesildi” şeklinde konuştu. Esas dokunulmazlığın bu süreçte işlemesi gerektiğini belirten Özgürgün, “Dokunulmaz olup olmadığımı hiç bir şekilde anlamadım” dedi. Kapısına dayanan polisleri yönlendirenin Başsavcı Yardımcı Muavini Ahmet Varol olduğuna işaret eden Özgürgün, Ahmet Varol ile de telefon görüşmesi yaptığını, görüşmede Ahmet Varol’a durumun etik ve yasal olmadığını belirttiğini söyledi. Özgürgün, “Bu konu, HP Genel Başkanı Başbakan Yardımcısı ve Dişişleri Bakanı Özersay’a tepki gösteren bir açıklamamdan birkaç gün sonra meydana geldi” dedi. Özgürgün, “Bu olayın gerçekleşmesinden sonra şüphelerim haliyle arttı. Ve olayın ertesi günü Ahmet Varol’un eşinin Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliğine atandığını öğrendim. Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliğinde görev yapan kadın arkadaşın da ağlayarak görevden alındığını öğrendim” şeklinde konuştu. 

“Sonuna kadar mücadele edeceğim”

Asıl sorgulanması gereken konuların çok farklı olduğuna işaret eden Hüseyin Özgürgün, yaşananların bir tesadüf olmadığını dile getirdi. Yaşananları ”Mide bulandırıcı” olarak nitelendiren Özgürgün, olayın tamamen adaletsizlik ve haksızlığa dayandığını söyledi. “Maalesef bu konuda polisle birlikte  başsavcı da işin içine girmiştir” diyen Özgürgün, yaşadığı haksızlığın basit bir haksızlık olmadığını ifade etti. “Yaşadığım adaletsizliği kamuoyunun değerlendirmesine bırakıyorum” diyen Özgürgün, gerekirse milletvekilliğinden de ayrılarak yargı yolunu açacağını belirtti. Yapılan iftiraları hak etmediğini belirten Özgürgün, bu konuda sonuna kadar mücadele edeceğinin altını çizdi.  Özgürgün, “Şahsıma yapılan komployu akıl edenler, kimbilir yarın halka neler yaparlar diye düşünüyorum.” dedi. Meclis’teki sonuç ne olursa olsun, prosedürün ne olacağını beklemeden gerekli adımları atacağını belirten Özgürgün, hakkını sonuna kadar arayacağını belirtti. 

“Meclis’te benim adım konuşularak zaman harcanıyor”

Hüseyin Özgürgün, şahsına yönelik yapılan haksızlığı ve komployu milletvekillerine de anlattığını ifade ederek, “Kudret Özersay, siyasi rüşvetler vererek konunun bu duruma gelmesine neden olmuştur.” dedi. Bir milletvekilinin ve eski bir başbakanın bu kadar üstüne gidilmesini şahsından korkulmasına  bağladığını savunan Özgürgün, “Siyasetten ayrıldığımı söylememe rağmen herhalde buna inanmıyorlar ve beni kendilerince direkt olarak siyasetten ayıklamak istiyorlar. Ancak, benim böyle bir derdim yok, böyle bir noktadan sonra bunlarla nücadele etmekten başka çarem yok.” dedi. “Gerekirse milletvekilliğinden istifa ederim” diyen Özgürgün, “Ülkede atılması gereken birçok plan, proje ve halka verilmesi gereken hizmet varken meclis’te benim adım konuşularak zaman harcanıyor. Benim bu konuda mücadelem sonuna kadar sürecektir.” dedi. 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • MKKS
    3 hafta önce
    Parlamentoya giren tüm vekillerin ilk gün mal varlığı beyanında bulunmaları;bir de görevden ayrılırken mal varlığı beyanında bulunmaları gerekir.Kooperatif MB dan 3 milyon uçurulurken,Şeker Sigortadan 4 milyon kaybedilirken (iddia öyleymiş),Kıb-tek soyulurken hükümet nerede?Adalet herkese gerekir.Günah keçisi aramak yerine topyekün soruşturmalar başlatılmalıdır.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Gerçekleşmiş bir hayal
Gerçekleşmiş bir hayal
Barış Burcu'dan açıklama!
Barış Burcu'dan açıklama!