DOLAR 44,8950 0.23%
EURO 52,8913 -0.09%
ALTIN 6.965,351,07
BITCOIN 34585662.85326%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

“Paranızı kaptırmayın”

ABONE OL
13 Ağustos 2018 08:52
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

Emlakçılar Birliği Başkanı Sungur,  piyasada bazı müteahhitlerin sterlini 6 buçuğa endekslediğine dair açıklama yapmaya başladıklarına dikkat çekerek, “ikinci el dolar satışı diye bir şey duydunuz mu? Ya da altının gramı 300 Lira ise kuyumcunun çıkıp da size gramını 150 Liradan vereceğim dediğini duydunuz mu?” diye sordu. 


Sungur: Bugün itibariyle Sterlin 8’i geçmişse, bunu nasıl 6’ya endeksleyecekler? Bu tarz açıklama yapanlara hükümetin çok dikkat etmesi gerekir. İyice araştırma yapması gerekir. Bunu söyleyenler kimdir? Neticede bu kişilerin bu evleri bitirmeye niyetleri yoktur, para toplayıp yurt dışına kaçma düşüncesinde olabilirler. Ya da bu insanların hesabı zayıftır, yarın öbür gün ciddi bir sorunla karşılaşacaklar ve bu evleri bitirmeyecekler. Vatandaşlar bu konuya dikkat etmelidirler


İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer de, kur sabitleyerek ev satmaya çalışan kesimlere karşı vatandaşı uyararak, ekonomik kuralların dışına çıkılmaması gerektiğini söyledi


Gürcafer: Bu bir satış politikası olabilir. Birikmiş bir stok olabilir. Bunu süratle tüketip banka borcunu kapatmak isteyebilir. Bitmeyen inşaat halindeki evler için ise alıcılar gözünü dört açmalıdır. Dikkatli davranılması ve bu dönemde riske girilmemesi gerekir


Deniz ABİDİN

Döviz kurlarının her gün yükselmesi inşaat ve emlak sektörünü de olumsuz etkilemeyi sürdürüyor. Ekonomik tedbir amaçlı, İçişleri Bakanlığı’nın yabancıların konut edinmesinde bir olan sayıyı yükseltme noktasında düzenlemeye gidiyor olması, son günlerde bir takım soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Bazı çevreler yapılacak olan uygulamayla kiraların ve ev fiyatlarının artmasını olası görürken, emlak ve inşaat sektörü aksine kiraların ucuzlayacağını belirtti.

Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur: “İngilizler satıp kaçıyor”

Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur, vatandaşın yeteri kadar aydınlatılmadığı zaman paniğe girmekte haklı olduğunu ifade ederek,  inşası tamamlanmamış ya da boş durumda olan konut sayısının iddia edildiği gibi olmadığını belirtti. Sungur, bu konuda her şeyden önce ciddi bir veri olmadığına dikkat çekerek, 2006 yılında 20 bin civarında evin olduğunu, bu evlerin boş değil, yarım kalmış olduklarını kaydetti. Sungur, yarım kalmış inşaatlarla ilgili gündemde bir yasanın söz konusu olduğuna dikkat çekerek, konunun tartışma aşamasında olduğunu söyledi. Sungur, ev satın almak için emlakçıya gidilmesi durumunda bitmiş ev sıkıntısı olduğunun görüleceğini söyledi. 


“Bir tane bile alan yok, ikinciyi nasıl gelip alsınlar”

Hasan Sungur, İçişleri Bakanlığı’nın yabancıların konut edinmesinde bir olan sayıyı; müstakil konutlarda 2, apartman dairesinde ise 3’e yükseltme noktasında düzenlemeye gidilmesi 

konusunda ise, bu konuda çok panik yaşandığını, “bir tane bile alan yok, ikinciyi nasıl gelip alsınlar” diye konuştu. Sungur, Rusya’da bu konuda bir yasa geçtiğini, bir kişi ülke içinde 193 günden fazla yaşamış durumdaysa ve ülke dışında ev almaya kalkarsa bunun suç kabul edildiğini belirtti. Hasan Sungur, bundan dolayı Rus piyasasının bir yerde iğnenin ucunda olduğunu ifade ederek, diğer taraftan İngilizlerin zaten KKTC’de bulunan mallarını satıp kaçmaya başladıklarını söyledi. 

Sungur, genç İngilizlerin Kıbrıs’a gelmediğini, eskiden koloni döneminden gelen ve buradan ev satın alanlar olduğunu bu insanların da ülkelerine geri döndüklerini kaydetti. Sungur, Türkiye’den gelecek olanların ise, aynı döviz sıkıntısını yaşayanlar olacağını ifade ederek, Türkiye’den ev satın alacaksa Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin 500 bin Türk Lirasına kadar 0,98 faiz ile bir ev alma hakkı verdiğini belirtti. Sungur, satışların durma ve durmama noktasında olduğu bu günlerde bakanın iki ev kuralı koymuş olmasının ülkeye daha çok vatandaş gelsin anlamı taşımadığını söyledi.

“Uygulama hayat bulursa kiralar düşecek”

Sungur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ülkede 100 binin üzerinde öğrenci var, konut sıkıntısı çekiyorlar, çünkü kiralar fahiş bir biçimde yükseldi. Yatırımcı iki ev satın aldığı takdirde bunu kiraya verecektir. Müteahhit bunu satın aldığı zaman otomatik olarak çalışmış olacak. Çalıştığı için de daha çok ev yapmış olacak. Söz konusu çalışmada dikey deniliyor. Yani villadan bahsedilmiyor. Örneğin Alsancak’ta deniz tarafında apartman yoktur, Esentepe’de, Lapta’da apartman yoktur. Beylerbeyi’nde hiç yoktur. Ülkenin birçok bölgesinde aslında birden fazla ev hakkı verilmiyor. Bu hak apartman inşaatı olan bölgelerden veriliyor” 

Sungur, İçişleri Bakanlığı’nın bu çalışmayı aslında kiraları düşürmek için yaptığını belirterek, bunun öğrenci ve yatırımcının ev alması içim yapılan bir çalışma olduğunu kaydetti.

“Yatırımcıdan değil, nüfustan korkmalıyız”

Hasan Sungur, öğrencilerin fazla imkan bulduğu zaman kiraların otomatik olarak düşeceğini belirterek, bunun vatandaşın yararına olacağını söyledi. Sungur, dövizin bir taraftan yükselmeye devam ettiğini, bunun durdurulamadığını belirterek, bir vatandaş ev satın alamıyorsa kira sorunu çözüldüğü zaman gidip kiraya çıkabileceğini kaydetti.

“Bu ülkeye gelecek olan yatırımcı bizi korkutmamalı” diyen Sungur, “nüfus bizi korkutmalıdır” diye konuştu. Sungur, bu konuda halk tarafından yanlış anlamalar olduğunu, ancak korkacak bir şeyin olmadığını söyledi.

“Başbakan Türkiye’ye gidecekse bunları konuşsun”

Sungur, emlak sektörü açısından bakıldığında İçişleri Bakanlığı’nın aldığı tedbirlerin yeterli olmadığını belirterek, Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzde 0,98 aylık faizle kendi vatandaşına ev verdiğini, neden KKTC de de böyle bir uygulama olmadığını sordu. Sungur, “Türkiye neden bize de bu imkanı vermiyor? Bu konuda başbakana önemli görevler düşüyor” dedi.

Hasan Sungur, “Başbakan Türkiye’ye gidecekse bunları konuşsun” diyerek, Türkiye’deki dört bankanın burada şubesi olduğunu belirtti. 

“Hükümet de vatandaş da dikkatli olmalıdır”

“Ülke olarak korkmamız gereken bir şey dolandırıcılıktır” diyen Sungur,  piyasada bazı müteahhitlerin sterlini 6 buçuğa endekslediğine dair yapmaya başladıkları açıklamalara dikkat çekerek, “ikinci el dolar satışı diye bir şey duydunuz mu? Ya da altının gramı 300 Lira ise kuyumcunun çıkıp da size gramını 150 Liradan vereceğim dediğini duydunuz mu?” diye sordu. Sungur, “Bugün itibariyle Sterlin 8’i geçmişse, bunu nasıl 6’ya endeksleyecekler? Bu tarz açıklama yapanlara hükümetin çok dikkat etmesi gerekir. İyice araştırma yapması gerekir. Bunu söyleyenler kimdir? Neticede bu kişilerin bu evleri bitirmeye niyetleri yoktur, para toplayıp yurt dışına kaçma düşüncesinde olabilirler. Ya da bu insanların hesabı zayıftır, yarın öbür gün ciddi bir sorunla karşılaşacaklar ve bu evleri bitirmeyecekler. Vatandaşlar bu konuya dikkat etmelidirler. Bir zamanlar bu ülkede bunu yaşadık. 30 bine ev satanlar, bu evleri bitiremedi ve devlet bu evleri bitirmek zorunda kaldı. Kaçak emlakçılar ve kaçak müteahhitlere karşı vatandaşlarımız dikkatli olmalıdır” şeklinde konuştu. 

“Yasamız yok, denetleyemiyoruz”

Hasan Sungur, Emlakçılar Birliği Yasasının da bu nedenle önemli olduğunu, hükümetin bu yasayı ivedi bir şekilde geçirmek için çalışması gerektiğinin altını çizerek, “biz denetleyemiyoruz, çünkü bu yasa geçmedi. Yasa geçmelidir ki bizler de denetim yapabilelim” dedi. Sungur,  hükümetin bir an evvel sivil toplum örgütlerinin de yer alacağı bir komite oluşturarak araştırma yapması ve halkı bilgilendirmesi gerektiğini belirtti. Sungur, boşuna çıkan panik nedeniyle birçok kişinin umutsuzluğa kapıldığını ve mutsuz olduğunu, bunun önlemenin tek yolunun ise halkla bütünleşmek olduğunu söyledi.  


İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Gürcafer: “Yurt dışında yaşayanlar Kıbrıs’tan koptu”

İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer ise, dünyanın diğer ülkelerinde uygulanan yeni bir sisteme göre yatırımcının ev satın alarak kendi ülkesinde kiraladığını belirterek, bunun da  o süre zarfında sözkonusu ülkeye turist gönderileceği anlamına geldiğini kaydetti. Gürcafer, inşaat sektörünün 250  alt sektörü besleyen bir sektör olduğunu belirterek,  sektörde 15-50 bin civarında çalışan olduğunu ve yatırımlarının yapıldığını söyledi. Gürcafer, devletin bu yapılan yatırımlarla kendi emeklisinin maaşını ödediğini ifade ederek, Tapu Dairesinin milyonlarca lira harç aldığını, bunun tamamının inşaat sektöründen geldiğini belirtti. Gürcafer, gümrükten her gün ithal edilen milyonlarca liralık inşaat malzemesinin gümrük geliri olduğunu, bunun durması durumunda 50 bin  insanın işsiz kalacağını söyledi. “Bir şekilde memleket duracak” diyen Gürcafer, yabancıların mülkiyet edinmesinde dikey büyümede kolaylaştırma yapılmasının önemli olacağını belirtti. Gürcafer, yurt dışında yaşayan birçok Kıbrıslı Türkün olduğunu anımsatarak, buna yönelik açılım yapılması yanında askerliğin de kaldırılmasının gerekli olduğunu kaydetti. Cafer Gürcafer, yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türklerin tamamen Kıbrıs’tan koptuğunu ve kendini Kıbrıslı gibi hissetmediğini söyledi. Gürcafer, İçişleri Bakanlığı’nın yabancıların konut edinmesinde bir olan sayıyı, müstakil konutlarda 2, apartman dairesinde ise 3’e yükseltme noktasında düzenlemeye gidecek olmasına sıcak baktığını belirtti. Gürcafer, düşen alım gücü karşısında insanların konut ihtiyacını karşılayabilmeleri için neler yapılabilir konusunda devletin düşünmesi gerektiğini altını çizdi.

“Sosyal Konut Projesi siyasi rant amaçlı yapılmayacak”

Cafer Gürcafer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehrin biraz dışına sosyal konut yapılarak ancak sektörü olumsuz etkilemeyecek şekilde dengeli bir biçimde kendi insanımıza yönelik ayrı proje de söz konusudur. Ancak bu proje birilerine siyasi rant sağlamak adına yapılmayacak. Sosyal konut alınacak ve ertesi gün satılacak gibi bir durum olmayacak. İnsanımızın gerçekten konut edinmeye ihtiyacımız vardır”

Cafer Gürcafer, yapılmaya çalışılanın yeterli olmadığını, ancak şu an için bir önlem olduğunu belirterek, “hükümet karar vermelidir, ya Türkiye’den gidip daha fazla para isteyecek ya da  kendi ayakları üzerinde duracak. Artık tercihimizi yapmalıyız. Bizim ülke olarak çok fazla ihracat kapasitemiz yoktur. Bir inşaat bir üniversite bir de turizm sektörümüz vardır.  Bunları destekleyen sanayi, tarım ve hayvancılığın olması gerekir. Bu sektörler bir birine destek olan sektörlere dönüşmelidir. Krizden çıkan ülkeler incelenmelidir. İçişleri Bakanlığının bu yöntemine benzer şeyi birçok ülke yapmıştır. Daha fazla turist çekmek adına da iyi bir yöntemdir. Bunun olumlu etkisi çok fazladır” diye konuştu. Gürcafer, “Bu durum bizim insanımızın konut sahibi olmasının zorlaştırmaz” dedi. 

“Alıcılar gözünü dört açmalıdır”

Cafer Gürcafer, kur sabitleyerek ev satmaya çalışan kesimlere karşı vatandaşı uyararak, ekonomik kuralların dışına çıkılmaması gerektiğini söyledi. Gürcafer, “Bu bir satış politikası olabilir. Birikmiş bir stok olabilir. Bunu süratle tüketip banka borcunu kapatmak isteyebilir. Bitmeyen inşaat halindeki evler için ise alıcılar gözünü dört açmalıdır.

 Dikkatli davranılması ve bu dönemde riske girilmemesi gerekir. Ancak faiz farkı fonu diye bizim birlik olarak yaptığımız öneriye göre, 350 bin Liraya kadar TL borçlanılması, faizinin yüzde 10’unu devlet fondan karşılasın durumu hayat bulursa yerli insanımızın konut sahibi olmasında büyük kolaylıklar sağlayacaktır” diye konuştu. 

Çok sağlıklı bir sosyal konut politikası geliştirilmesi gerektiğini belirten Gürcafer, diğer taraftan yabancıların ülkemizden ev satın almasının hem bu sektörün ayakta kalması hem de devletin gelirlerinin azalmadan artması demek olacağını kaydetti.

admin

    Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

    Video İzle