Poşet dolmuyor tencere kaynamıyor
Reklam
  • Reklam

Poşet dolmuyor tencere kaynamıyor

Ülkede yaşanan pahalılık nedeniyle temel ihtiyaçların bile lükse dönüştüğünden dert yanan vatandaş, “Marketlerin korku tüneline” dönüştüğünü vurguladı.

14 Nisan 2019 - 10:22 - Güncelleme: 15 Nisan 2019 - 09:39

-İğneden ipliğe ard arda herşeye gelen zamlar, vatandaşın en temel tüketim maddelerini alırken bile 2 kez düşünmesine neden oluyor.

-“Markete gitmeye adeta korkar olduk” diyen vatandaş, bu koşullar altında ayın sonunu nasıl geçireceklerini karar kara düşündüklerini ifade etti.   

-Ülkede alım gücü düştükçe sinir katsayısının arttığına dikkat çeken vatandaş, veresiye yaşamanın canlarına tak ettiğini vurguladı.

-Bugünkü ortamda 2’nci bir iş yapmadan yaşamanın imkansızlığına işaret eden vatandaşlar, “Devlet kaşıkla verip, kepçeyle alıyor” dedi.

-Vatandaş, “Halkın durumu içler acısı.İnsanlar bu ortamda sadece karınını doyurma çabası içinde, sağlığına bakan yok. Marketlerde fiyatlar cep yakıyor.Çoçuğumuza istediği mevyeyi yada başka bir şeyi alamaz duruma geldik” şeklinde konuştu.


Mert ÜRKMEZ

Ülkede yaşanan pahalılık nedeniyle temel ihtiyaçların bile lükse dönüştüğünden dert yanan vatandaş, “Marketlerin korku tüneline” dönüştüğünü vurguladı.

Vatandaş ne dedi?

Zarif Ağaç: “Marketler market değil korku tüneli”

“Gün geçtikçe alım gücüm ile kendi yaşam gücüm de tükeniyor.Markete,pazara gitmeden önce gerilim filmi izler gibi kendi halimi izliyorum.
Elektiriğe,suya,benzine,kiraya ardı ardına yapılan zamlarla savaşırken,bir de yükselen ürünlerin fiyatlarını düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum.
Canımın istediğini alamıyorum.Poşeti doldurmak endişesi ile uykuları kaçırdım.
Benim ailem 3 kişilik bir aile ama ben kalabalık aileler için üzülüyorum.
Gücümün yettiği,paramın geçtiği yere kadar dayanıyorum.Asgari ücretli bir vatandaşı düşündüğümde kirası,elektiriği,suyu derken yiyecek ekmeği kafamda koca bir soru işareti.”

Hasan Ağaç: ”Parasızlıktan,veresiye yazdırıyoruz”

“Alışveriş kavramını tamamen yitirmiş durumdayız.Market çalışanı olarak müşteri ile münakaşa etmekten bıktım.Gelen müşterilerin değil poşeti doldurmayı,alacağı malzemeyi nasıl en aza indiririm diye düşünüyor.Alım gücü azaldıkça sinir katsayısı da artıyor.Toplumdaki bu olaylar insanları,gerilime sürükleyip,kişilerarasında çatışmalara yol açıyor.Gelen müşterinin parası olmadığında veresiye teklif edenler var.Hayat şartlarının olumsuzluğu toplumun en küçük birimine kadar etkiliyor.”

Ahmet Yıldırım: ”Kaşıkla verip,kepçe ile alıyorlar”

“Markete gidip canımızın istediği gibi alışveriş yapmaya korkar olduk.Kasaya geldiğimde aldığım ürün sayısı bir iken,tutarı bin oluyor.Raflarda kendimi sorgulamaktan,kasalarda aldığım şeyleri çıkarmaktan bıktım.Emekli olduğum halde geçine bilmek için,ikinici bir işte çalışıyorum.Devlete verilen ağır vergiler,elektirik,su,kira derken emekli maaşım tamamen bitiyor.İkinci bir işte çalışmazsam aç kalacağımı çok iyi biliyorum.Kaşıkla maaş zammı yapan,kepçe ile vergi alan bir hükümet istemiyorum.”

Yusuf Şimşek: “Gelecek kaygısı değil,karın doyurma kaygısı yaşıyoruz”

“Marketlere önceden giderken daha mutlu ayrılırken,şimdilerde günden güne gelen zamlarla markete gitmek bir işkence dönüştü.Herşeyi ucu ucuna yetiştirmek,aile üyelerinden biraz daha dikkatli olmasını bekliyorum.Bir aile babası olarak,çocuklarımın geleceklerini kurmaya çalışırken şimdi karınlarını doyurma çabasındayım.Günü geçirmek en büyük kaygım oldu.
Çalıtığım ve kazandığım para ancak barınmamıza,eleketiriğimize,suyumuza,ancakta karnımızı doyurmaya yetiyor.Rafta ayrı,kasada ayrı fiyatlı ürünler istemiyorum.Gerekli denetimlerin yapılmasını ve halk için önlemler alınmasını istiyorum.”

Hüseyin Öztekin: “Çocuğuma istediği mevyeyi alamıyorum”

“Halkın durumu içler acısı.İnsanlar artık karınını doyurma çabası içinde olduğundan,sağlığına bakamaz oldu.Marketlerde fiyatlar cep yakıyor.Çoçuğumuza istediği mevyeyi yada başka bir şeyi alamaz durumdayım.
Temel ihtiyaçlar dışında pekte diğer raflar ilgimi çekmez oldu.Bunun en büyük sebebi ise arten fiyatlar,fiyatların artışı dövizer endekslenirken bu durumu fırsat bilen ve rant sağlamaya çalışan tüccarın payı ise oldukça büyük.”

Fatma Erdoğan: “Karın doyurma endişesi,uykularımı kaçırıyor”

“1999-2019, Ada’ya  geleli 20 yıl oldu, aradan geçen bu zamanda çokta çok sey değişti.
Markete gidip normal bir yemek malzemesi almaya kalkıyorum 50 TL’nin  altında bir alışveriş hatırlamıyorum.Ekmeğin tanesi 2 TL,elektiriği ve kirasını konuşmak dahi istemiyorum.Sorgulayan,denetleyen yok,hali ile vatandaş kan ağlıyor.Tezgahlara yaklaşamıyorum.Karnımı doyurmaktan,giyimden bahsetmiyorum bile.İçinde bulunduğumuz hal oldukça içler acısı.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Parasız
Parasız "Turist" polise sığındı
KIB-TEK'ten açıklama geldi!
KIB-TEK'ten açıklama geldi!