Siyasi hamleler kamuda verimi düşürüyor
Reklam
  • Reklam

Siyasi hamleler kamuda verimi düşürüyor

“Siyasetin Yeni Yüzleri Konuşuyor”un Toplumcu Kurtuluş Partisi YG Lefkoşa Milletvekili Adayı Seval Oyaltan: Şu anda kamunun durumuna baktığımız zaman, kamuda bir verimsizlik söz konusudur. Buna da en büyük etken siyasilerin kamunun içerisinde etkin olmasıdır. Veya kamunun çok politize de ettiriliyor olmasıdır.

06 Aralık 2017 - 07:15 - Güncelleme: 07 Aralık 2017 - 10:08

“İş yapamayacak kişileri, olmamaları gereken yerlerde görevlendirebiliyorlar. Ve sırf siyasi olduğu için, işi bilmedikleri halde görevlendirmeler yapıyorlar. İkinci bir neden, bazı işini yapmak istemeyen veya görevinin gerektirdiği şekilde çalışmayan memurların, bir şekilde siyasiler ile ya da partililerle kişisel ilişkileri var diye yaptırımlar uygulanmıyor” 


“Partizanlık ve torpil nedeniyle ya bir partinin ilçe başkanlığına, ya ocak örgütüne güveniyordur. Bu nedenden dolayı verim de düşüyor. İşini yapan bir yana, savsaklayan, müdür ve müsteşarların yeterince müdahil olmadığını görüyoruz”


Dr. Çiğdem DÜRÜST

“Siyasetin Yeni Yüzleri Konuşuyor”un bugünkü konuğu Toplumcu Kurtuluş Partisi YG Lefkoşa Milletvekili Adayı Seval Oyaltan. Oyaltan adaylığı ve ülke sorunlarıyla ilgili düşüncelerini Yeni Bakış’la paylaştı.


Ç.D.: 7 Ocak'ta seçim yapıldı, 8 Ocak'ta sayım tamamlandı ve Seval Oyaltan Toplumcu Kurtuluş Partisi Yeni Güçler milletvekili olarak, mecliste bir tane koltuğun sahibi oldu. Nerden başlıyor işe Seval Oyaltan? 

S.O.: Gerçekten çok iş yapılması var. Gerçekten yapmayı çok istediğim konular var aklımda. Ama birkaç tane şu anda aklıma gelenleri paylaşabilirim sizinle: Az önce konuştuğumuz toplumsal cinsiyet eşitliği meselesinde mesela… O konuyu özellikle değerlendirmek isterim mesela. Çünkü şu anda görebildiğim kadarıyla, bir dönem ciddi anlamda cinsiyet eşitliği üzerinde çalışmalar vardı bu ülkede. Ama son yıllarda görüyoruz ki, hükümetin böyle bir gailesi yoktur. Sivil toplumda aktif bir şekilde çalışmalar ortaya koyamıyor. Sanki bir uyuma söz konusu sivil toplumda. Sanki bu ülkede, kadının bütün hakları ve her şey tamammış gibi… Halbuki şiddet ya da ev içi şiddet nedeniyle hayatını kaybeden kadın sayısı 2017'de çok fazla… Şiddetin hep konuştuğumuz halde boyutunun korkunçluğunu gündemimize alamadık. Biz aldık da hükümetler alamadı. Hükümetlerin alabileceği önlemler ve tedbirler olmasına rağmen alınmıyor. Öncelikle hükümet de toplumsal cinsiyet eşitliği ile yol ilgili yapılması gerekenler konusunda aktif şekilde olmayı düşünüyorum. Bu bir… Ama bu esas işim mi diye soracak olursanız hayır. Bu ana konulardan bir tanesi olacak çünkü bu zaten benim yapımda var.

Ç.D.: Zaten Seval Hanım, merak etmeyin bir kadın vekil olduğunuz için kadın meselelerinin sadece kadın vekiller tarafından konuşulması gerektiğiyle ilgili bir algı olduğu için, meclise giren kısıtlı sayıda kadının da bu konular hakkında duyarlılık ve farkındalık yaratmak için daha büyük görevleri olduğu düşünülüyor. Ve bu görev çoğunlukla onlara kalıyor. Bu konuyu belki de sürekli dürtmeniz gerekecek.

S.O.: Evet maalesef… Sanki de bu konular, erkeklerin sorunu değil sadece kadının zorunaymış gibi düşünülüyor. Belki de kucağımda bulacağım konuları. İlgilenmek istemeyenler olacağı için… Bu da olabilir… Bunun dışında dikkatimi çeken ve yanlış olduğunu düşündüğüm başka şeyler de var: Bu ülkede oteller var, kumarhaneleri olan. Teşvik adı altında çok zengin olan ve teşvik adı altında vergi ödemediklerini biliyoruz.10 yıllara varan muafiyetlerinin olduğunu biliyoruz. Ve elektrikten de ciddi şekilde teşvik yasası adı altında muafiyetleri olduğunu biliyoruz. Bu teşvik yasası zamanında yapılmış. Kaç yıl önce yapılmış bir yasa… Yapıldığı zaman, gerçekten turizmde çok büyük yatırımların olmadığı bir zamandı. Gününde yapılırken doğru olabilir. Teşvik yapıldı ki oteller yapılsın falan… O günün şartlarında, bu büyük muafiyetler doğru olabilir. Ama bugünün koşullarında bu zengin büyük otellerin vergi vermemesi ve elektrikten ciddi anlamda muaf olması, teşvik yasası adı altında artık son bulmalıdır. Zamanı gelmiştir diye düşünüyorum. Bunu da engellemeyi ve yeni bir düzenlemenin yapılması gerektiği konusunda aktif çalışmayı isterim. Sıfırlanamayabilir elektrikle ilgili ya da vergi ile ilgili teşvikleri. Ama üç yıl dört yıl gibi bir süre olarak aşağı çekebiliriz. On yıl hiç vergi vermemek çok ciddi bir ayrımcılıktır.

Ç.D.: Kamuda sürdürdüğünüz görevin yarattığı hassasiyet net bir şekilde görevimize yansıyacak gibi görünüyor. Kazanmanız halinde…

S.O.: Olabilir… Yani bu düzeltilmesi gereken bir olaydır. Kamunun verimsizliği çok önemli... Kamudaki disiplinsizlik çok önemli… Bunlar da bir şekilde ciddi ciddi üzerine yürümesi gereken konulardır. Yani koltuğu aldınız, oturdunuz değildir işler. İşte adamın önünde bir başlık olsun, milletvekili olayım değildir mesele. Ben karakter olarak çalışkan bir insanım. Beni bilenler bilir. Üretmeyi de seven bir insanım. Başarılı olmayı seven bir insanım. Hele yaptıklarım gerçek anlamda topluma hizmet ya da halka faydalı bir şeylerse Bu da bana yeter zaten. Bir şeyler yapmak için, çalışmak ve üretmek için varım. Koltuğa oturmak için yokum. Ama yapmak için de elimizde bir güç olması lazım.

Ç.D.: Peki, meclise girdiniz. Düşündüğünüz gibi de beş tane vekille girdi partiniz. Kurulması muhtemel bir koalisyonun içinde olma ihtimaliniz var. Seval Oyaltan olası bir koalisyona nasıl bakar?

S.O.: Eğer koalisyonun içerisinde, gerçek anlamda, partinin vizyonunu, partinin hedeflerini, benim kendi yapmak istediklerini yapma şansı varsa, bu UBP de olabilir, bu CTP de olabilir. Yani ille de ben, sol bir partiyle koalisyon kurarım düşüncesinde değilim. Ne ben, ne de partim. Siyaset yapıyorsunuz. Muhalefette olmak için yapmıyorsunuz siyaseti. Bunda doğru payı bulmuyorum ben. Muhalefette olduğunuz zaman, iktidara gelmek için siyaset yapıyorsunuz zaten. Topluma doğruyu göstermek ve doğruyu harekete geçirmek için iktidarı planlıyorsunuz ki siyasettesiniz. O şansı yakaladığınız zaman da hükümet olma şansını yakalamak için uğraşacaksınız. Şu parti benim siyasi çizgime uyar, şu parti uymaz deyip ayrımcılık yapmanın doğru olmadığını düşünüyorum. UBP ile de koalisyona gidilebilir. CTP de olabilir. Yani şu anda iki tane güçlü parti olduğu için bu iki parti isimlerini veriyorum, ayrımcılık değil yaptığın. Vermek istediğimiz hizmeti en iyi hangi bakanlıklarla verebiliriz, elimiz nasıl daha güçlü bir hükümet olabilir bunun mantığında olmak gerekir.

 Ç.D.: Sizce siyaset nasıl bir yer Seval hanım?

S.O.: Zor bir yer aslında. Eğer karakteriniz güçlü değilse, yıpranırsınız. Güçlüyseniz de yıpranırsınız. Ama karakterimiz güçlüyse mücadele ruhunuz varsa yenilmezsiniz. Ki ben öyleyim. Mücadele ruhum var ve azminden dolayı devam ediyorum. Kimilerine göre siyaset çok kirli bir yerdir girmemek ve bulaşmamak gerekir. Ben kirliliği üzerime almadıktan sonra, benimle yemek ederek ulaşabilir ki. Hayır, ben kendimin ne olduğunu bildikten sonra, ne yaptığımı bildikten sonra kirli hiçbir şeyin üzerine bulaşamaz. Neyin kirletmeyin temiz olduğuna ayırt edecek durumda olan bir insanım. Bu yaşıma kadar, nasıl ki temiz kalabildim hayatta, siyasette de kendimi temiz tutabileceğime inanıyorum. Bu da bizim elimizdedir.

Ç.D.: Yeni bakış gazetesi okurlarına 7 Ocak seçimleri ile ilgili nasıl bir çağrıda bulunmak istersiniz?

S.O.: Şu anda siyasette çok fazla kirlenmiş olan kişiler olduğunu hep konuşuyoruz. Bilin ki bu kişiler yeniden seçilirse onlara yeniden bir dokunulmazlık zırhı vereceksiniz demektir. O yüzden temiz toplum, temiz siyaset, hep söylediğimiz bir söylemdir. Seçimlerini yaparken, siyaseten temiz olmaya devam etsinler. Kirlenmiş kişilere dokunulmazlık zırhına yeniden vermesinler. Bu kez kadın adaylara da seçilme şansını versinler. Ama sırf kadın oldukları için değil ülkeye ve topluma hizmet verecek kadınların içeride olması için oy versinler. Çalışkan olduğunu düşündükleri ve kendilerine güven verebilen kişileri anketlere bakarak değil izleyerek ve takip ederek oy versinler. Yüreklerinin de sesini dinlesinler. Hangi kişiler doğru? Hangi parti doğruysa, o yöne yönelerek oy vermelerini ve müdüre ellerine aldıklarında değişimi ve kurtuluşu da düşünerek mühür vurmalarını istiyorum.

Ç.D.:  Hmm... İnce bir de mesaj hissediyorum burada. Değişim ve kurtuluş ittifakının adını da araya sıkıştırıverdiniz.

S.O.: Evet haklısınız. Değişim ve Kurtuluş olarak vurgulamak isterim.

Ç.D.: İçten ve samimi sohbetiniz için teşekkürler

S.O.: Ben teşekkür ederim

Bu haber 1346 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kumar baronunu savunan vekil adayı!
Kumar baronunu savunan vekil adayı!
Evlilik, sıkılınca değiştirilen oyuncağa döndü
Evlilik, sıkılınca değiştirilen oyuncağa döndü