Tam donanımlı merkezlere ihtiyaç var
Reklam
  • Reklam

Tam donanımlı merkezlere ihtiyaç var

Ela Özel Eğitim Kurumu Direktörü Osman Taş: Ülke genelinde özel eğitim desteğine ihtiyaç duyan birçok birey var. Birçoğu yaşadıkları bölge ve ulaşım sıkıntıları nedeniyle eğitim imkânlarından yararlanamıyor.

13 Kasım 2017 - 07:12 - Güncelleme: 14 Kasım 2017 - 12:13

“Ela Sadece çocuklar için değil,  yetişkinler için de hizmet veren bir kurum. Zihinsel ve bedensel olarak farklı gelişim gösteren çocuklarımız ve yetişkinlerle olan çalışmaların dışında, normal gelişim gösteren bireylerle de çalışan dünya standartlarında bir merkez olduk” 

“Planladığımız birçok şeyi gerçekleştirdik. Ve bu sunduğumuz hizmetlerin farklı gelişim gösteren bireylerin gelişimine ciddi katkılar sağladığını gördük. Ailelerin mutluluğunu gördük ve bu bizim de mutluluk kaynağımız oldu”

“Bize başvuran aileler genellikle gelecekle ilgili karamsarlık ve bu yolda yürürken yapabilecekleriyle ilgili yetersizlik hissediyorlar. Onları bu konularda rahatlatmak en baştaki görevlerimizdendir. Yani çare arayan ailelerimizin, Ela'ya geldikleri zaman gerçekten ellerinden tutacak birileri olduğunu bilsinler istiyoruz”

Dr. Çiğdem DÜRÜST
Ela Özel Eğitim Kurumu Direktör  Osman Taş, alanında büyük bir boşluğu dolduran  merkezinin  faaliyetleri ve hizmet alanlarına yönelik Yeni Bakış’a çarpıcı açıklamalarda bulundu. 
Ç.D.: Çocuğu eğitimi alırken, ailenin bunu izlemesi aslında eğitime evinde nasıl devam edeceğini ve çocuğuna nasıl katkı sağlayabileceğini sizden öğrenmiş oluyor bir anlamda. Peki, ailelerden bu konuyla ilgili size nasıl dönüşler var? 
O.T.: Evet  aileler gerçekten çok memnun. Ve tabii ki mutlu…
Ç.D.: Kaç kişilik bir ekibiniz var  Osman Bey?
O.T.: Şu anda yaklaşık 30 kişilik bir ekibimiz var. Öğretmenler, terapistler, yardımcı ablalar  ve diğer çalışanlar.
Ç.D.: Siz de okulda bizzat görev yapıyor musunuz?
O.T.: Tabii ki… Her zaman için ben okuldayım. Ailelerin okul hakkındaki olumlu ve olumsuz görüşlerini, eğitimlerimizle ilgili beklentilerini, düşüncelerini ve gözlemlerini dinliyorum. Eğer sıkıntıları varsa onları gidermeye çalışıyorum. Okulda herhangi bir sorun ya da müdahale edilmesi gereken teknik meseleler olduğunda onlarla ilgileniyorum. Aklınıza gelebilecek eğitim  hariç her konuda tüm gün okulda emek veriyorum. Yani evet burayı ben yaptım şeklinde bir masanın arkasına oturup beklemekle o işyerinden hedeflediğiniz verimi almanız mümkün değil. O nedenle her dün daha iyi bir şeyler yapabilmek için aktif dinamik olmak şart. Bazen temizlik bazen yanmış bir ampulün değişmesine kadar okulun her şeyle ilgilenirim...
Ç.D.:2008'den bu yana Ela'nın özel eğitim alanında gerçekleştirdiği bu serüvende nasıl karşılandınız?
O.T.: Bunun bir yatırım olarak düşünülmemesi gerektiğini söylediler. Böyle bir yatırımın bu ada da evet gerekli olabileceğini ama yatırım bazında, kazanç bazında hiçbir zaman başarılı olacağını düşünmediler. Ben buna rağmen cesaretimi korumak istedim ve kişiliğimdeki bir takım özelliklerden ve her zaman girişimci olmayı sevdiğimden  dolayı bunu demek istedim. Aslında yurtdışında yaşarken de bu konuya oldukça çok ilgim vardı ki İngiltere'de özellikle otizm alanında eğitim veren bir kurumda bulunma fırsatım oldu. Bu kurumun sistemini, nasıl çalıştığını,nasıl bir düzen olduğunu gözlemlerdim. Hem özel hem vakıf olarak çalışan bir kurumdu. Oradaki çocukların velilerini  yaklaşık 10 sene gözlemledim. Sanıyorum buraya geldiğim zaman  bu alanla ilgili çalışmamın  bununla da bir ilgisi var.
Ç.D.: Yani çok önceden beri ilgi duyduğunuz bir alan… Peki şu anda geriye dönüp baktığınızda, sizce ne kazandınız? 
O.T.: Çok şey kazandık. Mesela yalnız olmadığımızı gördük. İlk başlayacağımızda ailemiz vardı... Şimdi  Ela ailesi var.  Ve biz Ela Özel Eğitim Kurumu olarak gerçekten büyük bir aileyiz. Ve bir kişi için büyük bir aile kazanmak dünyanın en güzel en büyük mutluluğu herhalde.
Ç.D.: Çocukların gözlerine baktığınızda ne görüyorsunuz?
O.D.: Çocukların gözlerinde her zaman mutluluk var. Işıltı var. Bunları aslında gerçekten görmeniz yaşamanız gerek. Ailelerin de bunu görmesi inanın bizim için çoğu zaman yeterli olabiliyor. 
Ç.D.: Aslında cümleleriniz çok alçakgönüllü geliyor kulağa bu biraz şaşırtıcı… Çünkü yapılan yatırımın boyutuna, amacına baktığımızda da çok hoş görünüyor. 
O.T.: Bizim bir prensibimiz var. Ela'nın asla reklamı olmaz. Ailelerimiz zaten bizi biliyorlar biz de ailelerimizle biliyoruz. Biz canla başla çalışırken ailelerle akraba gibi oluyoruz ve kan bağı ile bağlı gibi hissediyoruz kendimizi. Aslında bu konular çok  derin konular ve bundan çok fazla bahsetmek  istemiyorum.
Ç.D.: Kıbrıs'ın kuzeyinde başka bir birey, başka bir yatırımcının da böyle bir kurumu açmak istediğini varsayalım. Tecrübeli birisi olarak ne önerirsiniz?
O.T.: Öncelikle kendilerine gerçekten kolay gelsin. Böyle demeliyim. Yani çok zor bir şey… Yılmamak gerekiyor. Her zaman için kendinize güvenmeniz gerek. Ki sonunda yapacağınız şey sizin için değil toplum içindir. Siz düşerseniz arkanızda dört gözle sizin başarınızı bekleyen insanları da düşürmüş olacağınızı unutmamanız gerekiyor. Onlara böyle bir hayal kırıklığını yaşatmanın hiç kimsenin hakkı olmadığını düşünüyorum.
Ç.D.: Sadece paranızın 
olması, bu iş için yeterli değil diyorsunuz yani?
O.T.: Tabii ki değil. Bu işi yapabilmek için sabır, deneyim ve doğru ekip önemli. 
Ç.D.: Ela ÖZEL Eğitim Kurumu’nda sizi en gururlandıran ya da mutlu eden ne var?
O.T.: Ela’da her zaman yapmak istediğimiz bir şey vardı.  Ela'nın öğrencilerinin bir  yıl sonu etkinliği yapmasıydı. Şarkılarla danslarla özel kostümleriyle  etkinlik gerçekleştirmek istemiştik. Yani okullardaki müsamere etkinliğe gibi düşünebilirsiniz… Tabi Ela yeni merkezine geçtikten ve müzik terapi eğitimleri de başladıktan sonra yurtdışından gelerek bizlere eğitim veren bizim eğitmenlerimize eğitim veren Sayın Hakan Sezgin Hoca’mızın da yüreklendirici sözleriyle bize cesaret verdi. “Neden Ela'nın bir yılsonu etkinliğini olmuyor?” Şeklindeki bir sorusu; dans derslerimize giren Muazzez Hoca’mızın da katkılarıyla ve diğer tüm öğretmenlerimizin girişimleriyle bu etkinliği yaptık. Gerçekten çok güzel bir  gece oldu. Bu anlamlı geceyi yaptıktan sonra Ela'nın ilk anlamlı gecesi olduğunu düşündüm. Ailelerin yüzündeki o anlamlı sevinci gördüğüm zaman inanın dünyanın en mutlu insanı hissettim kendimi. Çocuklar o kadar çok eğlendiler ki o gece inanamazsınız. Her çocuğun kendine özgü bir stili var zaten ve sahneye de etkinliğe de bunu taşıdılar. Ve en önemlisi kendilerine verilen görevi sahnede başarıyla gerçekleştiren çocuklarımız o gece hem mutlu oldular hem bizi gururlandırdılar. Bu  çocukların başarısıydı. Herkes geceden çok mutlu ayrılmıştı. Kesinlikle her sene  bunu tekrarlamayı düşünüyoruz. Haziran ayında meyvelerini toplayacağı bir hasat gibi devam edecek.
Ç.D.: Bundan sonra Ela'ya katmak istediğiniz ne var Osman Bey? 
O.T.: Tabii ki çocuklarımızın kamplara gitmesini çok istiyoruz. Başka ülkelerden çocuklarla bir araya gelebilmelerini çok istiyoruz. Buna benzer düşüncelerimiz var 
Ç.D.: Bağlantılarınız var mı? 
O.T.: Evet şu anda Türkiye ile bağlantılarımız var. Ela'nın başaracağı  bir  serüven olacağından hiç kuşkum yoktur. 
Ç.D.: Başka ülkelerden çocuklarla bir araya gelmeleri sizce çocuklara ne katacak?
O.T.: En başta çocuklarımıza bir değişiklik olacak. Başka ülkelere gitmeleri ya da başka ülke çocukları ile bir araya gelmeleri şansını her zaman yakalayamayan bu çocuklarımıza karşılıklı sosyalleşmeleri farklı kültürleri tanımlayabilmeleri görebilmeleri öğrene bilmeleri açısından onları geliştiren bir şey olacağına inanıyorum. Çocuklara olan katkısının büyük olacağını düşünüyorum. 
Ç.D.: Ela Özel Eğitim Kurumu’nun adını duyduğumuzda ne düşünelim? Yeni Bakış okurları bu ismi gördüklerinde ne düşünsünler?
O.T.: Huzur, güven, evleri gibi bir ortam ve büyük bir aile. 
Ç.D.: Yurdumuzda üniversitelerde de özel eğitimciler, artık yetiştiriliyor. Ve bir anlamda onlara iş imkânı da sağlıyorsunuz… Ki ülkemizde işsizlik gibi büyük bir sorun varken, bir grup insana umut oluyorsunuz. Bununla ilgili, üniversitelerle bağlantılarınız var mı? Varsa nasıl bağlantılarınız var? 
O.T.:  Üniversitelerden  gerek özel eğitim gerekse de fizyoterapi alanında stajyerler kabul ediyoruz. Bunlar hep dayanışmalıdır. Yani kurumumuz açısından da iyi bir şeydir bu; onlar açısından da iyidir. Dilerim ilerleyen zamanlarda bu  işbirliği daha da artıp çocuklarımıza sunulacak hizmetler ve eğitimler konusunda daha da ilerleyebiliriz. 
Ç.D.: Osman Bey, son olarak bir şeyi gerçekten çok merak ediyorum. Kıbrıs'ın kuzeyinde bulunan özel eğitim kurumları arası ilişkiler nasıl?
O.T.: Bu soru çok iyi bir soru. Çünkü gerçekten bu adadaki büyük bir eksiklik…  Neredeyse hiçbir özel eğitim kurumunun başka bir özel eğitim kurumuyla ilişkisi yok. Aslında olması gerekiyor. Yani birbirimizi hem desteklemeliyiz, hem bilgi alışverişinde bulunmalıyız.. Yani şunu kabul etmek gerekiyor ki Ela Özel Eğitim Kurumu adadaki kendi alanında hizmet veren okulların en donanımlısıdır. Biz tüm özel eğitim kurumlarına her zaman yardım ve destek sağlamaya açığız. Ve unutulmaması gerekir ki bu özel eğitim almakta olan çocuklara da çok şey katacak bir süreç olacaktır. Kurumlar arası ilişkiler bir özel eğitin ağının oluşması anlamına gelir ki birlik olmak güçlü olmayı sağlar. Bu birliğin oluşması hem çocuklara hem de topluma büyük katkı sağlayacaktır. Sizce?
Ç.D.: Burada gülüşmeler ve kahkahalarla birlikte) soruları ben sorarım Osman Bey...
O.T.:(Gülerek) pardon
Ç.D.: Tabi ki böyle olmalı. Birlik sayesinde kazanılacak güç  günün sonunda hizmet alıcılara yarayacaktır. Bize verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyoruz.
O.T.: Ben teşekkür ederim.

Bu haber 1309 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Trafik terörü  masaya yatırıldı
Trafik terörü masaya yatırıldı
Vatandaş eskileri eleyecek
Vatandaş eskileri eleyecek