İçişleri Eski Bakanı, CTP
Milletvekili Asım Akansoy, toplam seçmen sayısı üzerinden yeni yapılan vatandaş
sayısının bilinmesi gerektiğini belirterek, vatandaş yapılan kesimin sosyo
kültürel özelliklerine bakıldığında, UBP-DP Hükümetinin bu kişileri vatandaş
yaparken talep ettiklerinin önemli olduğunu söyledi.
Akansoy, hükümetin, olası
bir seçimde, söz konusu vatandaş yapılanların kendilerine bir siyasi avantaj
olarak dönmesi beklentisinin olabileceğini söyleyerek, “İş, seçmen piyasasına
dönüştü. Ne yazık ki örgütlerimiz de siyasi partilerimiz de son dönemde yüksek
bir hassasiyet dile getirmiyor. Tüm örgütler bu konuları masaya yatırıp konuşmalı”
dedi.
Meselenin sadece burada yaşayan insanların
daha rahat yaşaması tartışmasının ötesinde olduğunu ifade eden Akansoy, “Son günlerde
gündeme gelen nüfus artışı ile birlikte ileriye dönük farklı beklentilerin
ülkemize tecelli etmesini uman isimlerin siyasi tavrı söz konusudur” diye
konuştu.
Akansoy, “Kıbrıslı Türklerin
toplumsal varlığıysa bugün için de yarın için de çözümle birlikte veya
çözümsüzlük ortamında kendi yasalarımızla, kendi kültürel, sosyal, siyasi ve
ekonomik yapımızı koruyup geliştirmekle mükellefiz” dedi.
Deniz ABİDİN
İçişleri Eski Bakanı, CTP Milletvekili Asım Akansoy, son günlerde
tartışmalara neden olan UBP-DP Hükümetinin verdiği vatandaşlıkları Yeni Bakış’a
değerlendirdi.
Akansoy, hükümetin göreve geldiği günden 31 Mart’a kadar 4 bin 600
kişiyi vatandaş yaptığını açıkladığını belirterek, bugüne bakıldığında bu
rakamın 5 bin 500’lere çıkma olasılığının yüksek olduğunu söyledi. Akansoy,
vatandaşlık politikasının temel bir politika olduğuna dikkat çekerek, hükümette
olanların ciddiyetsizliği yüzünden ilgili kişilerin, vatandaş yapıldığına dair
çeşitli rakamlar ortaya attığını belirtti. Akansoy, vatandaşlık politikalarının
devlet politikasına göre belirlenmesi gerektiğine dikkat çekerek, hiçbir ülkenin
vatandaşlık politikasını gelişi güzel bir şekilde yapmadığını belirtti.
Akansoy, vatandaşlık politikasının ülkenin kendi vatandaşlarının
demokratik haklarıyla, kültür ve yapısıyla doğrudan ilişkili bir konu olduğunu
kaydetti.
“Vatandaşlıklar kontrollü,
hukuka dayalı ve yasaya göre yapılmalı”
Akansoy, bu nedenle devletlerin bir vatandaşlık verirken çeşitli
kriterler ortaya koyduklarını belirterek, bu kriterler üzerinden de bu
vatandaşlıkları şekillendirdiklerini söyledi.
Akansoy, vatandaş yapmayacağız diye durumun kesinlikle söz konusu
olmadığını belirterek, bunun kontrollü bir şekilde, hukuka dayalı ve yasaya
göre yapılması gerektiğini dile getirdi. Bugün yürürlükte olan yurttaşlık
yasasının eski bir yasa olduğunu belirten Akansoy, yasanın eğitilmesi konusunda
tüm siyasi partilerin hem fikir olduğunu kaydetti.
Akansoy, şunları söyledi, “CTP olarak vatandaşlık yasasına alternatif
bir düzenleme getirdik. Ancak yeni hükümet tarafından geri çekildi. Serdar
Denktaş’ın iki ay önce Meclis’te vatandaşlık yasa tasarısı masamdadır demiş
olmasına rağmen tasarının ne durumda olduğunu kimse bilmiyor. Her ülkenin
vatandaşlık konusunda kendine özgü koşulları vardır”
“Entegre olmadan nüfus
korunmalı”
Akansoy, Bakan olduğu dönemde yaptığı değerlendirmede, son nüfus sayımı
üzerinden bakıldığında rakamın 220 bine tekavül ettiğini belirterek, bu rakamın
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın müzakere sürecinde öne taşıdığı bir rakam olduğunu
hatırlattı.
Akansoy, önemli olanın nüfusun sağlıklı bir şekilde çoğalması olduğunu
ifade ederek, bir doğum oranıyla birlikte bir de ölüm oranının olduğunu
kaydetti.
Akansoy, bu oranlar çerçevesinde kültürün de korunmasıyla herhangi bir
şekilde asimile olmadan, entegre olmadan nüfusun korunması gerektiğine dikkat
çekti.
“Kimse bu ülkedeki kültürel
yapının bozulmasını kabul edemez”
Akansoy, şöyle devam etti, “Gelinen nokta itibarıyla tüm bu
tartışmaların dışında bütün mesele hükümetin vatandaşlık yasası dışında cesaretli
adım atabilecek noktada değildir. Erken seçim koşullarına girmiş olmak bir
etkendir. Bunun dışında bilemediğimiz bir takım nedenler de olabilir. Bu keyfi
durum ve bu belirsizlikler toplumda huzursuzluk yaratmaktadır. Vatandaşlık
konusundaki hassasiyet sadece Kıbrıs doğumlu olanlar için geçerli değildir.
KKTC vatandaşı olan herkes için yeni vatandaşlıklar konusu yüksek hassasiyet
meselesidir. Çünkü ülkedeki ekonomik imkanlar bellidir. Ülkedeki demokratik
yapının bozulması yönünde geçmişte yaşanan büyük tahribatların etkisi hala
hafızalardadır. Kimse bu ülkedeki kültürel yapının ve toplumsal karakterin
bozulmasını kabul edemez ve etmeyecektir”
“Yüksek bir hassasiyet dile
getirilemiyor”
Akansoy, seçim öncesi vatandaşlık yasası konusunda bir adım atılacağını
sanmadığını ifade ederek, bu kadar çok vatandaşlığa rağmen seçimlerin ne kadar
adil ve gerçekçi olup olmayacağı konusunun toplam seçmen sayısı üzerinden
değerlendirilmesinin daha doğru olduğunu kaydetti. Toplam seçmen sayısı
üzerinden yeni yapılan vatandaş sayısının bilinmesi gerektiğinin atını çizen
Akansoy, vatandaş yapılan kesimin sosyo kültürel özelliklerine bakıldığında,
UBP-DP Hükümetinin bu kişileri vatandaş yaparken talep ettiklerine bakılması
gerektiğini söyledi. Akansoy, hükümetin, söz konusu vatandaş yapılanlardan
olası bir seçimde kendilerine bir siyasi avantaj olarak dönmesi beklentisinin
olabileceğini belirtti. Akansoy, “İş
seçmen piyasasına dönüştü” diyerek, “ne yazık ki örgütlerimiz de siyasi
partilerimiz de son dönemde yüksek bir hassasiyet dile getirmiyor” dedi.
“Rahatlama sağlayacak yasal
düzenlemeler sağlanmalı”
Akansoy, tüm örgütlerin bu konuları masaya yatırıp konuşması
gerektiğine dikkat çekerek, yeni bir Vatandaşlık Yasası ile yola çıkılması
gerektiğini söyledi.
Akansoy, bu ülkede vatandaşlık bekleyen kişilerin mağduriyetinin
giderilmemesi gerektiğini düşünmediğini belirterek, çalışma izniyle ülkede
bulunan, ciddi sorunları olan kişilerin olabileceğini, alternatif yasal
düzenlemelerle daha da rahatlama sağlayacak yasal düzenlemelerin
sağlanabileceğini söyledi.
Akansoy, “Türkiye’de turkuaz kart gibi bir daimi ikametgah belgesi
çıkartma durumunda kalmıştır. Demek ki ülkeler vatandaşlık vermeden önce belli
toplumsal kesimlere, o ülkede yaşamak üzere daimi ikametgah hakkı
tanıyabilirler. Biz iki yıl önce bu yasayı çıkarıp bu yasanın gereklerini
yapacağımıza dair nice sözler vermiş olmamıza rağmen neden bu yönde bir destek
almadık? Neden ısrar ve inatla vatandaş yapacaksınız, beyaz kimlik değil gibi
gayrı resmi yaklaşımlara maruz kaldık? Şimdi ise başka tartışmalar gündeme
geliyor. Demek ki mesele sadece burada yaşayan insanların daha rahat yaşaması
tartışmasının ötesinde son günlerde gündeme gelen nüfus artışı ile birlikte
ileriye dönük farklı beklentilerin ülkemize tecelli etmesini uman isimlerin
siyasi tavrı söz konusudur” diye konuştu.
“Kültürel, sosyal, siyasi ve
ekonomik yapımızı korumakla mükellefiz”
Akansoy, seçim havasına yavaş yavaş girilmekte olduğunu belirterek,
CTP’nin vatandaşlık konusunda ciddi çıkışlarının olacağını, diğer siyasi
partilerin ne diyeceklerini merakla beklediğini söyledi. Akansoy, son günlerde
ekonomiden başka bir şeyin gündem olamadığına dikkat çekerek, siyasi erkin
gündeminde ekonomi ve Türkiye’den gelecek kaynaklar olduğunu söyledi. Siyasetin
belirleyeceği sosyo ekonomik değerlerin, ekonomi kadar değerli olduğunu
belirten Akansoy, tümünün gözetilerek politika üretilmesi gerektiğini söyledi.
Akansoy, “Söz konusu olan Kıbrıslı Türklerin toplumsal varlığıysa bugün
için de yarın için de çözümle birlikte veya çözümsüzlük ortamında kendi
yasalarımızla, kendi kültürel, sosyal, siyasi ve ekonomik yapımızı koruyup
geliştirmekle mükellefiz” dedi.