Hayat hakkımız bu kadarmış demek...
Reklam
  • Reklam
Ali Tekman

Ali Tekman

.

Hayat hakkımız bu kadarmış demek...

14 Mart 2019 - 08:30

Dün Lefkoşa’da havanın henüz yeni kararmaya başladığı saatlerde;

Gesfi Döviz Bürosu sahibi Gökhan Naim’in silahlı saldırı sonucu yaşamını kaybettiği haberini gördüğüm anda şok oldum, nefesim tutuldu...

“Olamaz, şu küçücük coğrafyada böylesine rahatlıkla adam vurulur, infaz gerçekleştirilir mi?” diye söylendim kendi kendime...

Hatırlayın... Yaklaşık bir ay önce de Gifa Airways binası önünde Serkan Kısa’yı kurşunlamışlar;

Gerçekten büyük bir şans eseri, sadece kolundan yaralanarak hayatta kalabilmişti Serkan Kısa...

Saldırgan daha sonra yakalanmış ama hadisenin perde arkası şu ana kadar basın-yayın ve kamuoyu bilgisine getirilmemiş bulunuyor...

Belki bazı makamlar biliyordur ama toplum bilmiyor neticede...

Umarım yakın zamanda bu hadise de tam anlamıyla çözülür...

Ve dikkat ettiniz mi?

Serkan Kısa ile Gökhan Naim’in bir ay arayla uğradıkları silahlı saldırının her ikisi de hemen hemen aynı saatlerde gerçekleşmiş bulunuyor...

Yani insanların işlerinden evlerine döndükleri;

Yolların sokakların bir hayli yoğun olduğu saatlerde...

İnanılacak gibi değil...

Saldırganlar nasıl bu kadar rahat hareket edebilyorlar, nasıl bu kadar kolay “infaz eylemi” gerçekleştirebiliyorlar, bunu anlamak hiç mümkün değil...

Bu yazının kaleme alındığı saatlerde ise;

Gökhan Naim’i vurarak hayatına son veren  saldırgan veya saldırganlar henüz yakalanmış değillerdi...

Ümit ederim ki Polis, en kısa sürede bu elim ve toplumu sarsan saldırının faillerini de yakalamış olur bu yazı sizlere ulaştığı saatlerde...

Tabii hadisenin detayları hakkında da pek bilgi sahibi değildim bu makalemi yazarken...

Bugün sanırım daha geniş bilgi sahibi olabileceğiz...

Ancak ne olursa olsun...

Giden geri gelmiyor işte...

Genç ve başarılı bir işadamı olan Gökhan Naim artık yok...

Ve her zaman üzerine basarak vurguladığımız gibi;

Bu memleketin huzuru ve güvenliği de gitmekte...

Kriminal olaylar her geçen gün katlanarak büyüyor ve maalesef bu ülkeyi yönetenler ya da yönettiklerini sananlar;

Bu noktada da her zamanki gibi aciz, iktidarsız, iradesiz ve çaresizlik içindeler...

Polisin bu menfur saldırıyı aydınlatması halinde bile;

Genel anlamda KANUN ve NİZAM HAKİMİYETİ büyük yaralar almaya devam edecek bu gidişle...

Bu tür suçları caydırıcı, önleyici HİÇBİR KÖKLÜ ÖNLEM alma niyeti dahi gözlemlenmiyor hükümette...

Halkın bozulan huzurunu yeniden tesis edecek, güvenlik kaygılarını giderecek adım atamıyor...

Neler yapılması gerektiğini defalarca yazdık, bu yazıda bir daha tekrar etmeye gerek yok...

Kanun ve Nizam Hakimiyetinin yara aldığı yerlerde ise;

“CANGIL KANUNLARI” devreye girer...

Ve bu “cangıl kanunları” çerçevesinde;

Belirli konularda birileri “kendi hükümlerini” verip;

İNFAZINI da yine kendileri gerçekleştirirler...

Tablo budur ve daha da kötüye gitmektedir...

Hükümete gelince...

Bu moral bozukluğuyla;

Yazacak çok ağır ifadelerim var elbette onlara hitaben...

Ancak bu makalede onları da yazmayacağım...

Bir karabasan gibi, bütün yoğunluğuyla ülkenin üzerine çöken;

TRAFİK TERÖRÜ... İNŞAATLARDA YAŞANAN DEHŞET...

Ve İNFAZLAR...

Toplumun da söyleyecek SÖZÜ OLMALI artık bu noktadan sonra...

Yok mu? Mücadelemiz bu kadar mı?

Hayat hakkımız da bu kadar işte...

Üzgünüm...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar