İktidarların değil, düzenin değişmesini anlamak için illâ...
Reklam
  • Reklam
Ali Tekman

Ali Tekman

.

İktidarların değil, düzenin değişmesini anlamak için illâ tamamen "maccez" mi olmak gerekir?

15 Nisan 2019 - 08:30

Mevcut dörtlü koalisyon hükümeti başarılı mı?

Bence değil...

Kamuoyunda da “başarılı” olduğuna dair genel bir kanaat yok...

Ve dahi koalisyonda yer alan partilerin sempatizan ve taraftarlarıyla, onlara seçimde oy atanlar bile;

Gönül rahatlığıyla “başarılı” diyemedikleri gibi;

“İdare ederler” de diyemiyorlar...

Çünkü zaten “iyi idare etmiyorlar”...

Kamuoyu yoklamalarında da bu gerçek bariz bir şekilde ortaya çıkıyor...

Kabinedeki hiçbir bakanın halktan geçerli not alamaması;

Başvekilin de “sınıfı kılpayı” geçmesi;

Bunun en büyük kanıtı...

Evet, insanlar özellikle 2018’de döviz krizi, hiçbir zaman eksik olmayan ancak misliyle artan asayiş olayları, mali protokolün imzalanmasının gecikmesi ve çok sert hava koşullarının mevcut hükümetin “şanssızlığı” olduğunu söylüyorlar ama...

“Hükümet etme” iddiasında olanlar da;

Doğal veya değil;

Her türlü felâkete karşı hazırlıklı olup;

Bu tür hadiseleri başarısızlığa mazeret olarak göstermemeli...

“Hazırlıksız yakalandık” demekle de olmuyor bu işler...

“Hazırlıksız yakalandınızsa”;

“Neden hazırlıksızsınız?” diye sorar o zaman insanlar...

Herneyse... “Hazırlıksız yakalanan” hadiseler dışında;

Hiçbir alanda köklü YAPISAL REFORMLARIN yapılamadığı da ortada...

Mevcut koalisyon;

Yapısal sorunların çözümü için adım atamadı veya atmadı çünkü;

O “yapısal sorun” dediğimiz sorunlar;

İktidardaki siyasi partilere;

 “Sınırlı demokrasi” ve bilinmeyen nüfus koşullarında seçime katılmaları için “İCAZET” veren rejimin “temel özellikleri”...

Rejimin siyasi partilerinin;

Bizzat rejimin karakterinden kaynaklanan sorunları çözmesi mümkün olabilir mi?

Eşyanın tabiatına aykırı bir durum olur bu...

Dolayısıyla dörtlü koalisyon hükümeti;

Neredeyse birbuçuk yıla yaklaşmakta olan görev süresi boyunca;

Sınıfı geçecek bir performans sergilemedi...

“Çaktı” yani... “Bütünlemeye” kaldı...

Bu gidişle “bütünlemede” de iyi bir performans sergileyeceğe benzemiyor...

...

Peki bunun çaresi ne?

Mevcut alçak ve acımasız rejim koşullarında seçime girip iktidara gelenlerin;

Rejimin çizdiği sınırlar dışında hareket kabiliyetleri olmadığı;

Dolayısıyla halkın iradesini temsil edemediği gerçeği ortadayken;

Yeni bir seçim, yani bir “erken seçim” de çare değil...

Ve bu koşullarda HİÇBİR SEÇİM;

Hiçbir zaman ÇARE OLMAYACAK...

Ve gerçek şu ki;

2020 Nisan’ındaki Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce kimse bir “erken genel seçim”  beklemesin...

Olmayacak...

Haaa... Şunu beklesin herkes:

Dün de yazdığım gibi;

Özellikle Sağda Cumhurbaşkanlığı seçim hesaplarıyla;

O seçime varmadan;

Sağ-Sağ eğilimli partilerin oluşturduğu yeni bir koalisyon hükümeti kurulması yüksek olasılık...

Bu yüzden “erken seçimi” forse etmenin çok da bir anlamı kalmıyor bu durumda...

Eğer Sağın “büyük partisi” UBP ile pratik ve icraatlarıyla siyasi yelpazede “Merkez Sağ” konumuna oturan HP;

Üçte ikiye yakın meclis çoğunluğuyla bir koalisyon oluşturmaya karar verirlerse;

Zaten düşük ihtimal olan bir “erken genel seçim” seçenek veya zorlaması da ortadan kalkar...

Ki, bana göre;

Adım adım buna gidilmektedir...

Peki, yazımın içinde de yer alan “sorgulamayı” bir kez daha yapalım:

“Bu rejim koşullarında iktidara gelenler mademki hiçbir şeyi değiştiremiyorlar, UBP-HP koalisyonunu da benzer bir akıbet beklemeyecek mi?”

Elbette bekleyecek...

Belki diyorum;

Bütün bu felâketlerin, uğursuzluk ve yolsuzlukla dibe vuruşun yegâne sorumlusunun mevcut ahlâksız ve namussuz rejim olduğunu;

Gözlerine inen SİS PERDESİ nedeniyle halâ göremeyen ve farkedemeyenler;

İyice ezilip tam MACCEZ olunca kendilerine gelip;

Esas “değiştirilmesi gerekenin” ne olduğunu farkederler...


Belki...


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar