Srebrenica ihaneti ve Bianca Jagger: "Tanrı hepimizi...
Ali Tekman

Ali Tekman

.

Srebrenica ihaneti ve Bianca Jagger: "Tanrı hepimizi affetsin"...

08 Temmuz 2019 - 07:53

11 Temmuz 1995...

Avrupa kıtasında;

Nazilerin gerçekleştirdiği soykırımların ardından;

En büyük ve en vahşi olanı, eski Yugoslavya topraklarındaki Bosna-Hersek’in Srebrenica kentinde gerçekleşmiştir.

 

24 saatten de kısa sürede, aslında bir geceden sabaha resmi kayıtlara göre 8 bin 882 masum insanın katledildiği tarihtir 11 Temmuz 1985...

 

Resmi kayıtlar böyle de;

 

Kayıplar ve kalıntılarına ulaşılamayanlarla 30 binin üzerinde Müslüman Boşnak yok edilmiş...

 

İnsan Hakları aktivisti, eski aktrist, ünlü Rock grubu Rolling Stones’un lideri Mick Jagger’in eski karısı, Avrupa Konseyi’nin İyi Niyet Elçisi olarak da görev yapan;

 

İnsan Hakları Vakfı Kurucusu ve Başkanı, “Amnesty International”ın Liderler Konseyi’nde yer alan; 

 

Ayrıca Çevre konularında pek çok hayır kurumunda çalışan;

 

İnsan Haklarının çiğnendiği her yerde olağanüstü bir başarıyla;

 

Ezilen, katledilen, soykırıma uğrayan insanların çektiklerini tüm dünyaya duyuran;

Bianca Jagger’in yazdığı;

 

“The Betrayal of Srebrenica” başlıklı raporu herkesin okumasını salık veririm...

 

Raporun sonunda Bianca Jagger;

Srebrenica katliamıyla ilgili;

“Tanrı hepimizi affetsin” demektedir.

 

İlgilenenler şu web adresinden okuyabilirler:

 http://alfrinkom.wordpress.com/2011/03/10/the-betrayal-of-srebrenica-part-one-and-two/

 

...

 

Srebrenica, Yugoslavya’da Faşist Sırp Çetnik çetelerinden, Müslüman Boşnak halkı sözde “koruma” amacıyla BM’nin “güvenli bölge” ilân ettiği ve Srebrenica dışında yaşayan Boşnakların da buraya toplandığı bir kentti...

 

Bosnalı Sırp diktatör Radovan Karadziç ve Ratko Mladiç’in komuta ettiği dağılan Yugoslav Ulusal Ordusu’ndan (JNA) ele geçirdikleri ağır silahlarla tepeden tırnağa teçhizatlı Sırp Çetniklerine karşı yeterli olmasa da;

Srebrenica’daki Boşnak direnişçilerin de kendilerini savunmak üzere az miktarda silahları bulunmaktaydı.

 

Ancak Hollanda Birliğinin Komutanı Srebrenica’daki Boşnak direnişçilere;

 

“Silahlarınızı bize teslim edin, çünkü artık BM’nin ve bizim korumamız altındasınız” diyerek tüm silahlarını toplamıştı.

 

Ancak Sırp çeteler;

 

Srebrenica’yı ne olursa olsun “kılıçtan geçirme” planını çoktan yapmıştı...

 

Bu strateji “gereği” BM’nin Hollanda Birliği’nden 4-5 askeri kaçırmışlar ve rehin almışlardı.

 

Hollanda’lı Komutan, Sırp kasap Mladiç’ten askerlerini serbest bırakmasını talep ettiğinde ise aldığı cevap;

“Srebrenica çevresindeki korumanızı kaldırıp, bölgeyi süratle terk ederseniz, Hollandalı rehineleri bırakırım, aksi takdirde önce onları, ardından da tüm Hollanda Birliğini ortadan kaldırırım” şeklindeydi.

 

Hollanda Birliği’nin Komutanı hiç tereddüt etmedi ve Mladiç’in yaptığı “kanlı teklifi” kabul ederek;

 

BM’nin sözde  “güvenli bölge ilan ettiği” ve oradaki insanları üstelik silahsızlandırarak emanet ettiği Hollanda askerlerini geri çekti.

 

“Gerekçesi” şuydu:

“Bir tek Hollanda askerinin bile öldürülmesini göze alamadım”...

 

Hollandalı Komutan;

“Bir tek Hollanda askerinin ‘göz göre göre’ öldürülmesini göze alamadı” da ne oldu?

O geceden sabaha kadar süren soykırım sonucunda;

Resmi kayıtlara göre 8 bini aşkın Müslüman Boşnak göz göre göre katledildi...

 

Dünyanın gözü önünde...

Bu bir gecelik bilançoydu sadece... Srebrenica çevresinde dört gün devam eden saldırılarla 30 bin rakamına ulaşıldığı söyleniyor.

 

Ve biliyor musunuz?

O gece sözde “güvenli bölge” Srebrenica’yı, Çetnik çetelerine teslim eden BM’nin Hollandalı Komutanı;

 

Ertesi gün Hırvatistan’ın Başkenti Zagrep’te ve katliamın devam ettiği saatlerde üst düzey diğer subaylarıyla “askerlerini kurtardığı” için bir birahanede kadeh tokuşturmaktaydı.

 

Aradan yıllar geçti, söz konusu Hollanda Birliğinin askerlerinden akli dengesini kaybedenler, hatta intihar edenler oldu.

Dönemin Hollanda hükümeti iktidardan düşürüldü, sorumlu olanlar güya yargıya sevkedildi.

 

Ancak hiçbiri Srebrenica’da akıtılan masum Boşnak kanının hesabını vermedi...

 

...

Srebrenica’daki insanlık dramı, dünyanın İkinci Dünya Savaşının acı tecrübelerinden yeterince ders çıkaramadığının 20. Yüzyılın son 10 yılındaki utanç belgesidir.

 

Srebrenica’da yaşamını yitirenlerin Ruhları Şad Olsun...

 

Boşnak halkına bir kez daha başsağlığı diliyorum...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar