"Yeniden Kıbrıslı Lefkoşa Surlariçi" hayaline vurulan...
Reklam
  • Reklam
Ali Tekman

Ali Tekman

.

"Yeniden Kıbrıslı Lefkoşa Surlariçi" hayaline vurulan darbe...

12 Haziran 2019 - 08:30

Taşıma ve yığma nüfusun yuvalandığı;

Lefkoşa ve Girne’nin “en belâlı” bölgelerinde yer alan polis karakollarının neden oralardan çekildiğine dair sorular gündeme getirdik geçtiğimiz gün...

“Sadece Lefkoşa ve Girne mi?” diye sordu Mağusalı arkadaşlar...

“Maraş ve Mağusa Surlariçi karakolları da kapatıldı, oralarda da güvenlik sorunu var” diye de eklediler...

Akıl alacak gibi değil gerçekten...

Bu durumu aklı başında hiçbir insana anlatamazsınız...

Düşünebilir misiniz?

Soygunların, tecavüzlerin, hırsızlıkların, çeteleşme ve mafiavari oluşumlarla hesaplaşmaların en çok cereyan ettiği yerlerdeki POLİS KARAKOLLARI KALDIRILIYOR...

Daha çok da eski kentin sokakları ve tarihsel dokusu içinde yer alan bu bölgelerde;

Ne gerçek turist için güvenlik var;

Ne de o turistlere satış yapacak olan esnaf için...

Ve haliyle tüm insanlar için de;

CAN ve MAL GÜVENLİĞİ YOK...

Bakın... Özellikle Lefkoşa Surlariçi;

Başta Lefkoşa Belediyesi ve Başkanıyla;

Birtakım sivil toplum kuruluşlarının da çok ÖZVERİLİ ve insanüstü gayret göstererek yeniden canlandırmaya başladıkları çok müstesna tarihi değere sahip bir konumda...

1974’den sonra geçen ilk 30 yılda;

Taşıma ve yığma nüfusun oraya doluşması nedeniyle meydana gelen asayiş olaylarından bıkıp usanan insanlar oralardaki konutlarını terk edip surlar dışına göç etmişler...

Sadece aileler ve konut sahipleri mi?

Surlariçi esnafı da dükkânlarını ya satıp, ya da kiralayarak;

Veya satmaya kıyamadıkları için,olduğu gibi yıkık-dökük ve metruk bir şekilde terk etmişler...

Bulundukları yere gönülden  bağlı yarım asırlık, hatta atadan dededen kalan işleri sürdürenleri de dikkate alırsak;

Neredeyse bir asır Surlariçinde esnaflık geleneğini sürdürenler bile terk etmiş bölgeyi...

Surlariçi ancak 2000’li yılların başında tekrar rağbet görmeye başlamış...

Turizmin tarihi-kültürel ve otantik unsurlarını keşfedenlerle;

Bir dönemin yöneticilerinin ve Evkaf yetkililerinin bu hususlardaki hassasiyetleri sonucunda;

Surlariçi yeniden canlanmaya başlamış...

Café-bar türü gençliğin devam ettiği mekânlardan başlanılarak;

Yeniden açılan ve restore edilen dükkânlar, restoranlar, hatıra ve tarihi eşya satıcıları;

Büyükhan odaklı bir yörünge içinde giderek daha da gelişme kaydetmiş...

Hatta, terk ettikleri evlerini tamir edenlerin sayısı da belirgin bir şekilde artmış...

Lefkoşa Belediye Başkanları da bu konuya özel önem atfetmişler hep...

Lâkin özellikle LTB’nin genç, dinamik, donanımlı ve yetenekli Başkanı Mehmet Harmancı’nın iki dönemdir bu konuda ortaya koyduğu performans gerçekten takdire değerdir...

...

İşte tam bu noktada;

Yani “Lefkoşa Surlariçi yeniden Kıbrıslı oluyor” demeye başladığımız sırada;

Bilinmeyen, kontrol edilemeyen taşıma ve yığma nüfusun ve giriş kapılarımızdan ellerini kollarını sallayarak girenlerin;

Ve bu memlekete SUÇ İŞLEMEK, ÇETELEŞMEK için gelenlerin sayısındaki büyük artışın;

“KIBRISLI SURLARİÇİ” idealine de yeniden DARBE VURMAYA kalkıştığını acıyla gözlemliyoruz...

Yine kaygı ve endişeyle izliyoruz:

Koskoca LEFKOŞA SURLARİÇİ’nde BİR POLİS KARAKOLU bırakılmamış...

Suçu ve suçluyu caydıracak, olaylara anında müdahale edecek, yoğun denetim yapabilecek bir emniyet birimi YOK açıkçası...

Sadece kendi insanımızın değil;

Turistlerin de neredeyse “CANI AVUCUNDA” olacak şekilde bir BÜYÜK GÜVENLİK SORUNU tekrar yaşanmaya başlıyor Lefkoşa Surlariçinde...

“Huzur ve güvenlik içindeyiz” mi dediniz?

Bir Polis istasyonunun bile olmadığı Lefkoşa Surlariçinde mi?

Yoksa olduğu gibi “KKTC”de mi?

CEVAP VERİN!..

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar