ADALET
Ayça Kurnaz

Ayça Kurnaz

Aile ve Toplum

ADALET

08 Haziran 2018 - 08:05

Herkesin bir adalet anlayışı vardır. Hem kişilik özellikleri hem de ailenin yetiştirme tarzı ve koşullar içimizde oluşan adalet duygusuna yön verir. Kimisi için adalet en önemli özelliklerden biridir ve adaleti sağlamak için de elinden geleni yapar. Herhangi bir haksızlık noktasında da ciddi tepki verir. Aslında kimse haksızlığa uğramak istemez. Ancak hayat şartları ve iktidar kavgaları maalesef birçok kişinin de haksızlığa uğramasına neden olur. Kimisi haksızlıkla yüzleştiği noktada tepkisini ortaya koyarken, kimisi ise kendine zarar gelmediği noktada sorunu veya adaletsizliği görmezden gelmeye çalışır.

Görmezden Gelme

Kendisine dokunulmadığı zaman tepki vermemek de aslında öğretilen bir şey. ‘Başını belaya sokma’ diye uyarılır çocuklar ebeveynleri tarafından. Ya da kendileriyle ilgili bir durum olmadığı zaman müdahale edilmemesi öğretilir. Kimileri ise anne-babalarından veya zorlu hayat şartlarından bütün adaletsizliklere karşı tepkilidirler. Hatta o kadar çok tepkilidirler ki başlangıç noktaları haklı olsa bile sert tepkilerinden dolayı haksız duruma düşmeleri an meselesidir.

Adalet Savaşçıları

Adalet hassasiyeti olan insanlar sadece kendi meseleleri için değil hiç tanımadıkları ama haksızlığa uğradığını gördükleri herkes için mücadele etmeye çalışırlar. Hatta çoğu zaman hakkını savundukları kişi tarafından bile tepki alırlar. Oysa onlar haksızlığa uğrayan kişiyi korumaya çalışmıştırlar ve buna olumsuz tepki verilmesini de anlayamazlar.

Adaletli olmak erdemli bir özellik. Hak yememek, kimsenin hakkının yenmesine izin vermemek zor ama özel bir görev. Ancak adalet hassasiyetinden dolayı zarar görme noktasına geliniyorsa durup düşünülmesi gerekiyor. Acaba nerede sıkıntı yaşanıyor? Acaba sorun nerede başlıyor? İnsanlara yardım etme amacıyla başlayan bir eylem nasıl oluyor da başka bir haksızlıkla sonlanabiliyor?

Öfke

Adaletsizlik öfkeyi en çok tetikleyen güçlü duygulardan bir tanesi. Öfkenin kontrolden çıktığı birçok noktada haksızlıkların, suçlamaların veya aşağılamaların kol gezdiğini  görürüz. Evet, öfke çok kötü bir duygu, yıkıcı ve sonuçları zarar verici olabiliyor.  Ancak öfkesini tanıyan herkes, kendisini kontrol etmeyi de öğrenir. Hassasiyetlerinin farkında olanlar ortamı çok daha kolay anlayabilir ve yönetebilirler. 

Hassasiyetleri tanımak

Birçok insan sizi öfkeli bir kişi olarak tanımlıyor ve sizden çekiniyorsa öfkenizi ve hassasiyetlerinizi tanımanızın zamanı geldi demektir. Nedenlerini bilmediğiniz duyguları yönetemezsiniz. O yüzden kendini tanıma ve olayları anlamlandırmak için harekete geçilmesi gerekir. İyi niyetten dolayı başlayan bir eylemin fazla tepkiden dolayı zararlı boyutlara taşınması ciddi anlamda sıkıntı veriyor. Ve anlaşılmamak, haksızlığa uğrayan kişiyi savunmaya çalışırken başka insanların da size haksızlık yaptığını görmek olayın sarpa sarmasına neden olabilir.

Adalet hassasiyetiniz varsa bunun ne zamanlar ortaya çıktığının ve sonuçlarının neler olduğunun farkında olunması gerekiyor. Çünkü adalet, öfkeyle bağlandığı zaman ciddi sıkıntılar ortaya çıkabiliyor. Bunun çözümü kendini, hassasiyetlerini tanımak ve tepki vermeden önce beklemektir. Doğru tepki verilmediği zaman maalesef  karşımıza çok daha ciddi sorunlar çıkabiliyor. Bu kadar adalete önem verirken, haklı bir noktadan yola çıkarken, haksız konuma düşmek ise gerçekten üzücü bir durum olur. Bu yüzden kendinizi anlamaya zaman verin ve tepki vermeden önce mutlaka yavaş olun. Adaletin sağlanabildiği, öfkenin yerine iletişimin ve anlayışın olduğu bir hayatınızın olması dileğiyle. 

Bu yazı 416 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar