Cesaret
Ayça Kurnaz

Ayça Kurnaz

Aile ve Toplum

Cesaret

06 Temmuz 2018 - 07:44

Her dönem başka heyecan verir insana. Kimi dönemler özel önem taşır. İlk okula başladığımız gün. İlk karne aldığımız gün. Hayallerimizin gerçekleşmeye başlamasıyla bambaşka duygular yaşamaya başlarız. İlk başarımız, ilk düşüşümüz, ilk hayal kırıklığımız da yaşanır. Her duygu başka yerlere götürür bizi, başka hisler hissettirir. En çok da hatalar ve acılar büyütür.

Cesaret bulduğumuz ölçüde geliştirebiliriz hayatımızı. Zorlanırız çoğu zaman cesaret göstermekte çünkü her zaman temkinli olmamız öğretilmiştir. Temkinli olmazsak hata yapacağımız öngörülür çoğu zaman. Hata yaparsak başarısız oluruz. Başarısız olursak beklenilen sonuç olmaz diye düşünülür. Oysa kime göre, neye göre belirlenir ki başarımız o bile belli değil aslında.


Tercih Edilen Yollar

Birçok insan bildiği yolu tercih eder. Bilmediği yollara girip kaybolma riskini almak istemez. Risk sorun getirir diye düşünülür. O yüzden herkesin gittiği yoldan gidip herkesin attığı adımı atmaya çalışır birçok kişi. Bilmediği yemeği yemeyen, farklı kültürlerde gördüğü değişiklikleri denemeyi reddeden bireyler yetiştiriyoruz farkında olmadan. Yeni olan her şey cesaret ister. Evet, yeni olan herşey riskli durumları da beraberinde getirebilir ama aynı zamanda mutlulukta belki de yenilikte gizlidir. Kaçırılan nokta çoğu zaman değişimin ve renklerin cesaretli bir adımla başladığıdır.


Farkındalıkla Gelen Değişim

Cesaret edebilmek farkındalığın olmasını gerektirir. Ne istediğinin, ne beklediğinin farkında olanlar ancak cesaret etme bilgeliğini gösterebilirler. Değişimden korkanlar ise yaşadıkları şey mutsuzluk olsa bile, o mutsuzluğun altında ezilerek çok daha büyük bir yıkım yaşarlar.

Ne istediğini ve ne istemediğini bilmeli insan. Attığı adımları hayalleri doğrultusunda atmalı. Başkalarınn hayalleri hayatınızı kapsıyorsa bir yerlerde bir hata var demektir. Ve hatanın bedeli de çoğu zaman mutsuz geçirilen bir hayattır. Kendi hayallerinin peşinden gidebilecek cesareti olmalı herkesin. Yol karanlık ve zor görünsede,  yolun sonunda karşılaşacağınız tatmin herhangi başka bir şey yaparak elde edebileceğiniz bir şey değildir. Yok saydığınız, umursamadığınız mutsuzluğunuz gün yüzüne çıktığında cesaret edip atamadığınız adımlar yüzünden pişmanlık yaşayabilirsiniz. Bir şeyi deneyip başarısız olmak pişmanlık duymaktan veya keşkelerler boğulmaktan çok daha iyidir. Deneyip sonucuna ulaştırdığınız olaylar hiçbir zaman kafanızı ve kalbinizi kurcalamaz, oysa denemeyip ‘acaba’lara mahkum ettiğiniz kararlar gün gelir hesap sorarlar. Ve maalesef sonucunu bilmediğiniz şeylere cevap veremezsiniz. Deneyin, yanılın, yüzleşin! İşin sırrı burada aslında. ‘Acaba’ nasıl olurdu demektense, cesaret edip ‘denedim’ demenin hafifliğini yaşayın.

Bu yazı 304 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar