Farkında Olmadığımız Yükler...
Ayça Kurnaz

Ayça Kurnaz

Aile ve Toplum

Farkında Olmadığımız Yükler...

04 Kasım 2018 - 09:23 - Güncelleme: 04 Kasım 2018 - 11:24

Her insan farklı bir yaşanmışlıkla gelir bu günlere. 

Sevmiştir, sevilmiştir, korkmuştur, acı çekmiştir, mutlu olmuştur, alışmıştır, vazgeçmiştir ama mutlaka bunları yaşarken öğrenmiştir. Bu yaşanmışlıkların hepsi bir iz bırakmıştır hayatımızda farkında olmasakta. Hayatımızda ve ruhumuzda yer etmiş bu izler kimi zaman tecrübe olarak hayatımızı kolaylaştırırken kimi zaman da şimdiyi yaşamamızı engelleyebiliyor.


Yaşanmışlıklar

Hayatımızda bizi biz yapan, şu an olduğumuz insan olmamızı sağlayan şeylerdir yaşanmışlıklarımız. 

Yaşanmışlıklardan aldığımız dersler vardır hayatımızı kolaylaştıran, tekrarlardan bizi kurtaran. Bir de hayatımızı olumsuz etkileyen, hayatımızı yöneten, alacağımız kararları etkileyen, adım atmamızı engelleyen yaşanmışlıklar vardır ki işte onların geçmişimizden temizlenme vakti gelmiş demektir.

Bebeklikten bugüne kadar birçok olay bize ve hayatımıza yön vermiştir. Bazı olaylar bizi o kadar etkilemiştir ki o olaydan sonra hayatımız ve yaşayış şeklimiz bile değişmiş olabilir. İlkokula yeni başlamış bir öğrenci düşünün daha okula ve yeni ortama ayak uydurmaya çalışırken yaşadığı bir olayla hayatı değişebiliyor.

Öğretmenin sorduğu sorulara severek cevap vermeye çalışan çocuk bir soruya yanlış cevap vermesiyle sınıf arkadaşlarının gülmesiyle karşılaşıyor. Öğretmen ise çocuğu teselli etmek yerine ‘soru çok basit nasıl bilemezsin’ tepkisini verince çocuğun hayatı farkında olmadan değişebiliyor. Bundan önce bütün sorulara cevap vermeye çalışan, kendine güvenen ve kendiyle barışık olan çocuk, o günden sonra kendi içine kapanabiliyor.  Sonrasında da hiç derse katılmadan ilkokulu, ortaokulu ve sonra  da liseyi bitirebiliyor. Kaçımızın hayatında buna benzer olaylar ve kırılan kalpler var acaba...


Bize Kalanlar

Peki sonra herşey düzeliyor mu sizce? Çoğu zaman hayır, bu olaydan sonra davranış şeklini değişen çocuk kendine güvenmediği için adımlar atamıyor, başarılı olabileceği işlere girmekte bile çekingen davranabiliyor. Kısacası ‘hata yapma ve başarısız görülme’ korkusuyla hep tereddütlü yaşıyor hayatını. 

Peki bu durum nasıl düzelebilir? Bu tarz sorunlar yaşayan birey yaşadığı bu sorunun kaynağını bulur, kendine olan inanç kaybının çok küçük bir sebepten kaynaklandığını farkederse düzelebilir. Geçmişindeki bu anıyı hatırlayıp, temizlerse işte o zaman hayatına başka bir boyut kazandırabilir. Yeterki sorunun kaynağı bulunsun.

Geçmişimiz birçok böyle anılarla ve affedemediğimiz insanlarla dolu. Bunların hepsi üzerimizde bir yük aslında, bu yükler arttıkça da gücümüz ve enerjimiz azalıyor. 

Enerjimizi alan, yaşayış şeklimizi etkileyen olayları farkedip onlardan kurtulmalıyız. Affedemediğimiz insanlar varsa onları affedip, hafiflemeliyiz. Ancak o zaman şu ‘an’ımızı ve geleceğimizi huzurlu, mutlu ve istediğimiz gibi yaşayabiliriz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar