Mutsuzlukla Başa Çıkma Yolculuğu
Ayça Kurnaz

Ayça Kurnaz

Aile ve Toplum

Mutsuzlukla Başa Çıkma Yolculuğu

05 Temmuz 2019 - 07:52

Herkesin çok mutsuz hissettiği dönemler olmuştur. Hatta bazı dönemler en mutsuz bizmişiz gibi gelir. Hayatımız normal ritminden çok farklı olmasa da bize her şey ters gidiyormuş gibi gelir. Herkes üstümüze gidiyordur. Kimse bizi anlamıyordur. Bütün işlerimiz aksi gidiyor hissi çok yaygın bir his olarak karşımıza çıkar gibi hissederiz. Bu his o kadar gerçektir ki kimse bizi öyle olmadığına inandıramaz. Çünkü hisler çok gerçekçi ve acıdır.


Sorunlar
Herkes sorun yaşar. Hatta sorun yaşamak insan olmanın ve bu hayatta yaşamanın bir getirisidir. Ancak kimileri sorunlarını kısa sürede çözüp hayatlarına devam edebilirken, kimileri çözmek yerine büyüterek hayatı kendilerine ve etraflarındaki insanlara zorlaştırırlar. O kadar zorlaştırırlar ki sanki de çözümsüz bir durumdaymışlar gibi bir his yayılır ortama. Oysa çözmek istedikten sonra çözülemeyecek hiçbir sorun yoktur. Çoğu zaman sorun çözümün olmaması değil sorunun çözüleceğine dair güçlü bir inancımızın olmamasıdır.


İnanmak
İnanmak bu kadar mı önemli diyeceksiniz; evet bu kadar önemli. Çünkü inanmadığı sürece hareket edemez insan, çabalamadığı sürece ilerleyemez, kendini açmadığı sürece gelişemez. Bunların hiçbirini yapmadığı sürece bulunduğu noktanın tek gerçeklik olduğu yanılgısına düşer. Bu yanılgı da, insanı boğan, enerjisini tüketen ve kemikleşmiş sorunlarla yaşamasına neden olur. Çok kolay değildir kaygı veren düşüncelerden uzaklaşmak ama bu uzaklaşmayı yapmayı öğrenmek bambaşka bir çığır açar insan hayatında.


Düşünceler
Düşünceler domino taşları gibidir, bir tanesi düşmeye başladı mı diğerleri de düşer ve gittiğiniz nokta başlangıçtaki noktadan çok farklı bir yerdir. Düşüncenin yapısı değişmiş, boyutu ise büyümüştür. Bulunduğumuz nokta sorundan çok başkadır artık. Tek bir sorunla başlayan kaygı birçok başka sorunla birlikte karşımızda duruyordur artık.
Düşünceler sorun üzerinde yoğunlaşmaya başladığı zaman zehirlenir ve küçük sorunları büyütmeye başlamak zehrin akmasının başlaması demektir. Mutsuz anları azaltmanın yolu ise düşünce sarmaşığının başlangıcını bulup orda durdurmayı başarmaktır. Sorunun kendisi değildir çoğu zaman kaygıyı yaratan, sorunun üzerine yüklediğimiz acabalı cümlelerdir, yani sorunla ilgili bilmediğimiz yargılarımızdır.


Doğru zaman
Mutsuzlukla başa çıkmayı öğrenmek istiyorsak sorunu çözebileceğimiz zaman düşünmeli, geriye kalan zamanlarda sorunu büyütmek yerine normal günlük hayatımıza odaklanmalıyız. Sorun çözümü doğru zamanda doğru şekilde yaklaşmakla ancak çözülebilir. Hayatınızı mutlu geçirmek istiyorsanız 'an'da kalarak gereksiz yere sorunlarınızı düşünmeyin. Sadece hayatın size getirdiklerini yaşayın. Gerisi zaten kendiliğinden gelecektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar