Ne İstemediğimizi Bilmek!
Ayça Kurnaz

Ayça Kurnaz

Aile ve Toplum

Ne İstemediğimizi Bilmek!

24 Eylül 2018 - 07:44

Ne kadar basit bir kelime ‘hayır’ kelimesi, belki de ilk öğrendiğimiz kelimelerden bir tanesidir konuşmayı öğrenirken. Annemizden en çok duyduğumuz kelimedir. Bir şeylerin yapılmaması gerektiğini anlarız duyunca bu kelimeyi. Hayatta her şeye sahip olamayacağımızı bu kelime öğretir bize.

Kimi zaman bir oyuncak için hayır denir, kimi zaman yeni bir hayat için.  Çok sevmeyiz ondan bu kelimeyi, duymak istemeyiz hatta duymamak için soru sormayız. Aman hayır cevabı gelmesin aman reddedilmeyelim egomuz zedelenmesin. Sonra ne yaparız biz! Bu cevabı almaktan korktuğumuz için kaç kere soru sormaktan vazgeçtik? Kaç fırsat kaçmıştır acaba kim bilir hayatımızda bu cevaptan korktuğumuzdan dolayı.

‘Hayır’ kelimesinin özgürlüğümüzün, kendimize ayıracağımız bir zamanın koruyucusu, zarar görmekten bizi koruyacak bir kelime olabileceğini hiç düşündünüz mü? Oysa bize hayır demenin ayıp olduğu öğretilmişti. Hayır dediğimiz zaman karşıdaki insanın kırılacağını düşünerek beyaz yalanlarla ‘hayır’ımızı kapatmaya çalışmadık mı hep? 


Hayır diyebilmek...

Hayır demek hem söyleyen kişi hem de söylenen kişi için çok zordur. Hayır diyen kişi karşı tarafı kıracağı için rahatsızdır, hayır cevabını alan kişi de kendini reddedilmiş hissettiği için mutsuz olmuştur. Peki nerede kırılır bu döngü? İnsanlar nasıl gerçekten istedikleri şeyi yapmaya başlayabilirler? Belki gerçekten birbirlerini kandırmaktan vazgeçip ‘hayır’ın kötü değil gerekli bir kelime olduğunu anladıkları zaman...

Gerek iş yaşantımızda gerekse özel hayatımızda yaratacağı etkiyi bilmediğimiz veya nasıl söyleyeceğimizi bilmediğimiz için ‘hayır’ demekten kaçınırız. Aslında ‘hayır’ın kişiyi reddetmek olarak algınacağını düşünerek ilişkilerimizi zedelemekten korkarız. Hatta hayır dediğimiz şeye, hayır dediğimiz için kendimizi bencil olarak tanımladığımız bile olmuştur mutlaka. İyi bir insan olmanın, herkes tarafından sevilmenin de yolunun herşeye ‘evet’demek olduğunu düşündüğümüz bile olmuştur. Aslında sorun ‘hayır’ın ne zaman ve ne şekilde denileceğini öğrenemediğimizden  belki de.


Hayır diyemezsek...

Hayır diyememek; bireyin kendisine olan saygısının azalmasına, yaşama ve insanlara karşı ciddi öfkeler biriktirmesine, gerginliklerin üst düzeye tırmanlasına neden olur çünkü hayır diyemediğimiz zaman sıkışmış ve kendi hayatımızdan çalınmış hissederiz.

Kendi yaşantımızın kontrolünü elimizde tutabilmek için ‘hayır’ diyebilmek gerekiyor. Zaten gerçekten yapmak istemediğimiz bir şeyi sırf hayır diyemediğiniz için yaptığımız zaman  hem gergin ve mutsuz oluruz hem de hayır diyemediğiniz insanı anlayamadığı bir sebepten dolayı gereriz. Düşünün çok yorgunsunuz ve evinize misafir gelmek istiyor, siz ayıp olmasın diye buyurun diyorsunuz ama  yorgun ve isteksiz olarak geçirilecek bu vaktin kimseye bir faydası yok aslında.


Hayır dersek...

‘Hayır demeyi öğrenmezseniz insanların sizi, siz olduğunuz için mi yoksa istediklerini yaptığınız için mi sevdiğini asla bilemezsizin. İstemediğiniz şeyleri yaşamınızın dışında bırakabilmenin tek yolu da yine ‘hayır’ kelimesinden geçiyor.

‘Hayır demek o insanı reddetmek demek değil, sadece bulunduğunuz koşullar altında o işi yapamayacağınızı gerekeçeleriyle bildirmek anlamına gelir sadece. Yani başka bir zaman başka bir koşulda kendinizi uygun hissettiğinizde karşınızdaki insana yardımcı olabilirsiniz.

Kendinizi hayır deme özgürlüğünden mahrum bırakmayarak hem kendi sınırlarıızı belirlemiş hem dehayatınızın kontrolünü kendi elinizde tutmuş olursunuz. Unutmayın ki hayatınız başkalarının eline bırakacak kadar değersiz değildir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar