Yeni Yılda İçimize Dönüş
Ayça Kurnaz

Ayça Kurnaz

Aile ve Toplum

Yeni Yılda İçimize Dönüş

30 Aralık 2017 - 12:14

Bir yılın daha sonuna geldik. Herkeste bir heyecan yeni yıl için planlar yapılmakta. Kimileri yeni yılı aileleriyle birlikte evde geçirme planları kurarken, kimileri otellerde aylar önce ayarlanmış programlara katılacaklar. Program içerikleri zenginleştikçe ödenecek tutarlarda dudak uçuklatacak miktarlara yükseldi. Birçok insan umutlarını yeni yıla bağlamış durumda. Piyango biletleri alınmış, alışılmış kırmızı renk ritüeli bütün mağazaları kaplamış durumda. Yeni yılı güzel karşılayıp hep öyle devam edebilme umudu var birçoğumuzun içinde. Bu yüzden önemli yeni yıla nasıl girildiği.

Her zaman bişeyleri bekleyerek zamanı tüketen biz insanlar, 2018’e de girerken yine mutlu olmamız için bir umut gözüyle bakıyoruz yeni yıla. Oysa değişecek olan sadece bir rakam. Zamansal olarak böldüğümüz takvimlerden sadece bir sene daha eksilmiş olacak. Yeni yıla yüklediğimiz bu anlamı keşke kendi hayatımıza da yüklesek. Yenilenmek için yeni bir yılın gelmesini beklemesek,  mutlu olmak için yeni bir zaman diliminin başlamasına ihtiyaç duymasak...

Mutluluk ve umut hiçbir zaman zamansal bir kavramla anlam kazanmaz aslında. Uzaklarda aradığımız ya da yeni yıldan beklediğimiz mutluluk arayışları aslında sadece içimizdeki bakış açısında saklı. Her yıla yeni diye bakıyoruz ya aslında her dakika hepimiz için yepyeni. Daha önce yaşamadığımız, hiç anlamlandırmadığımız bir zaman dilimi yaşadığımız her dakika. Onlara anlam yükleyen de anlamsız hale getiren de bizleriz. Her yıla, büyük beklentiler ve büyük umutlarla girdiğimiz için, sonrasında istediklerimiz veya beklediklerimiz olmadığında mutsuz oluyoruz.

Her şeyin güzel olmasını dilemek güzel de tek başına dilemek yetmiyor malesef. Gerçekten hayatımızda istediklerimiz için emek ve çaba da harcamamız gerekiyor. Her gün benzer bir rutinde devam ediyor hayatımız genelde. Ancak bu rutine gülümseyerek ya da somurtarak başlamak bizim elimizde. Gün içerisinde yaşadığımız olaylara yüklediğimiz anlamlar hayat kalitemizi etkiliyor, hem de tahminimizden çok daha fazla. Ertesi günü, gelecek haftayı yada yeni seneyi bekleyerek geçirdiğimiz her an aslında zamanımızdan dakikalar çalıyor. Umut dediğimiz ve hep yeni yıldan beklediğimiz güzellikleri yanlış yerlerde arıyor ve gelecek zamanda bekliyoruz. Bunu yaparken de tam da ‘şu an’ı kaçırıyoruz. Uçup giden her gün ise bir sonraki günün umudunu da azaltıyor aslında.

İnsan kendini ve beklentilerini iyi tanımalı. Yeni yıl için kendinize verceğiniz en büyük hediye kendinizi dinlemeyi öğrenmenizdir. İnsan önce kendi içine dönüp kendini sevmeyi öğrenmeli. Kendi değerinin, zamanın hızlılığının farkına varmalı ki gerçekten mutlulukla tanışsın. Kendini sevemeyen ve önemsemeyen insan aslında eksiktir ve bu eksiklik yüzünden hem kendini hem de etrafındakileri mutsuz eder. Bu yüzden tanıdığımızı zannettiğimiz ama çoğu zaman görmezden geldiğimiz, önemsediğimizi zannettiğimiz ama yeterince önemsemediğimiz ‘kendi benliğimizi’ tanıma yılı olsun bu yıl. Aradığımız umut yeni yılda değil kendi içimizde. Farkındalığı yüksek ‘an’ların önemli olduğu bir yıl dileğiyle.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar