Çocuk Sahipleri…
Reklam
  • Reklam
Berzah Güneş

Berzah Güneş

Çocuk Sahipleri…

05 Mart 2019 - 08:30

Her anne baba kendisinin ne kadar zayıf olduğunu, mükemmellikten ne kadar uzak olduğunu bilir. Ama bunu çocuğuna konduramaz. Çocuğu onun için kalbinin en derin yerlerinde yatan hayalidir. Herkesin içindeki çocuk coşkuludur, duygusaldır, mantıklıdır, çalışkandır, özverilidir, vefalıdır, zekidir ve başarılıdır. Ne zaman ki çocuk sahibi olunur, içteki çocuğun dışarı çıktığı sanılır. Mükemmel, minik yavrunun bedeninde ve ruhunda aranır. Artık o, Harika Çocuk’tur.

Harika çocuk diye bir şey yoktur aslında. Böyle bir sıfat koyarak bir çocuğu diğerlerinden ayırmak doğru değildir. Çünkü yeryüzündeki her çocuk özeldir. Yeter ki onu özel yapan unsurları görebilelim. Ama kimi yetişkin şurada hataya düşer; zeki ya da yetenekli çocuk sayısal ya da sözel alanda üstün performans göstermeli, derecelere girmelidir. Çocuk, bu alanlarda üstün performans sergilemediğinde diğer yetenekleri göz ardı edilir. Oysa öğrenme güçlüğü çeken bir çocuk, pekâlâ çok yetenekli bir ressam yahut başarılı bir piyanist olabilir. Yeter ki çocuklar doğal ortamlarında objektif olarak gözlemlensin.

Belki çocuğumuz hayallerimizi gerçekleştiremeyecek, belki onun için biçtiğimiz hayatı yaşamayacak, belki düşündüğümüz gibi matematik profesörü olamayacak ama başarılı bir ressam olup mesleğini mutlu bir şekilde icra edebilecek.

Mutlu olmak demek etrafına huzur saçmak demek, mutlu olmak demek pozitif insan olmak demek, mutlu olmak demek sağlıklı bir birey olmak demek…

Tersini düşünelim, çocuğumuz, istediğimiz gibi tıp profesörü oldu ama mutlu değil, sürekli depresif bir ruh hali içinde robot misali işine gidip geliyor. Bir anne, bir baba olarak buna gönlümüz razı olur mu? Bu bir hak değil mi? Çocuğumuzun istediği mesleği yapmasını engelleyip, bizim hayalimizdeki mesleği yapması ve bundan zevk almaması, hastalarına gerekli ilgi ve hoşgörüyü göstermemesi vicdanımızı sızlatmaz mı? Hem çocuğumuzun hem de o tanımadığınız, varlığından bihaber olduğumuz hastaların haklarına girmiş olmaz mıyız?

Çocuklarımızı doğru okuyabilmek, onların “özüne” saygı duymak son derece mühim. Öze saygı duyalım ki isteklerimizi ona göre belirleyebilelim. Örneğin çocuğumuz sayısalda değil de sözel alanda başarılı ise bu durumu kabullenip onun için en iyi olanı ona destek olarak gösterelim. Çocuğunuzun sizden hayat boyu tek beklentisi ilginiz ve ona olan desteğiniz olacaktır. Hayatlarında baba ve anne faktörü eksik olan çocuklardaki eksiklikleri antisosyal bir kişilik olarak ya da hayattın birçok kısmında başarısızlık olarak gözlemlediğimizi unutmayın. Çocuğunuzun istediğiniz kişi değil, olması gereken kişi olarak büyümesine izin verin, ufak tefek yaramazlıkları tolare ederek tabii ki

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar