Güven…
Berzah Güneş

Berzah Güneş

Güven…

18 Temmuz 2019 - 08:30

Herkesin yapabileceğini sandığı ama aslında çok ciddi meziyetler gerektiren bir olgu, hele ki güvenin bundan kırk, elli yıl önceki gibi toplumsal dinamiklerle bireye dayatıldığı değil bireyin inisiyatifine bırakıldığı böyle bir zamanda. Günümüz dünyasında herkes güvenilir olduğunu düşünür ama güvenilir olmanın tanımını kaç kişi net olarak yapmış ve kendine yazdığı reçeteye sırf içsel bütünlük adına uymaya çalışıyor derseniz, işte orası epey tartışılır. 

Her konuda olduğu gibi güven kazanmak konusunda da duygular esastır. Çok küçük yaşlardan beri güven, güvenilirlik ve güvenilmezlik adına öğrendiklerimiz bilinçaltımızın bir parçası olarak bütün hayatımızda yerini alır. Buna bir de mizaç eklenince tanımlar net hale gelir. Aklımızın erdiği zamanlarda okunan psikoloji kitapları tanımlarımızla ilgili farkındalığı kazanmaya yarar. Örneğin mutlu ve sevgi dolu bir ailede yetişen bir bireyin güven algısı, sokakta yetişen bir yetimden doğal olarak çok farklı olacaktır. İki farklı ortamda yetişmiş bu bireylerin, birinin güvenini kazandıklarında hissettikleri duygular ve karşısındakine hissettirdiklerine verdikleri önem arasında algı farkı yeryüzüyle gökyüzüyle arasındaki fark gibidir.

İnsanoğlunun herhalde en önemli açmazlarından biri, kendisine yapılmasını isteneni karşısındakine vermekte tereddüt etmesidir. Nitekim her insan trafikte diğerlerinin kurallarını çiğnediğinden yakınır ama fırsatı ele geçirince kendisi çiğnemekten kaçınmaz. Bu nedenle güvenin tanımında aslında en önemli olgu, çocukluktaki duyguların üç aşağı beş yukarı sağlam bir temele oturduğunu varsayarak, içsel bütünlük, yani eylem ve söylem tutarlığıdır. Eylem ve söylem farklılığı olan her insan, farkında olsa da olmasa da bütünlük yolunda arayıştadır ve eğer farkına varır ve bütünlük yolunda karar vermezse bir hamster misali kendi çarkında döner durur. Sonrası malum sevgisizlik, bencillik, çıkarcılık ve derinlerde yer alan suçluluk ve öfke duygularıyla dolu bir hayata kendini adayarak yoluna devam eder. 

Güvenilirlik yolunda adım atmış her insan, diğerleri tarafından fark edilir. Bazıları inanamaz ve altında bir bit yeniği arar, bazıları çok şaşırır ve takdir eder. Güvenilir insan, kişilerden çok, kavrama sadıktır. Güvenilirlik sadece hayattaki bir duruşudur ve pozitif bir ruh sağlığı için kendisine gereklidir. Bu nedenle bu kişi için güven kazanmak dünyanın en kolay işlerinden biri olur.

Bazıları için çok kolay ama bir o kadar da çetrefilli reçetesi olan bir şeyi herkesten beklemek gerçekten de çok yüksek beklentilere sahip olmak demek. Bir kere herkes maalesef güveni deneyimleyebilecek şansa ve kendi tanımlarının farkına varabilecek nitelik ve araçlara hiç sahip olamıyor. Umut verici olansa bu fırsatlara sahip olan, gerekli eğitim ve zekaya sahip olan, üstüne düşünmeyi bilen ve gölgesiyle tanışmakta olan insanların gerçekleştirebileceği ve deneyimleyebileceği bir olgudur güven. Nitekim güven kazanmak, kendinle el sıkışmak ve gölgene karşı güvenini kazanmakla başlar ki bu bütünlük yolunda atılan ikinci adımdır. İlk adım ise bunu gerçekten istemektir.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ahmet serbes
    1 ay önce
    Artık matematiksel ve sistematik bir davranış tarzına dönmem gerekiyor malelef..O eski insanlar yok..Değişmezsem hem çok üzüleceğim hemde zarara uğrayacağım..Daha önemlisi insana dair yanılgılarım artacak..Üzülüyorum..

Son Yazılar