İyi olmak demek…
Berzah Güneş

Berzah Güneş

İyi olmak demek…

07 Aralık 2018 - 08:54

Sosyal hayatımızın içinde, günlük konuşmalarımızda her gün kullandığımız bir soru üzerine yazmak istedim…

 ‘İyiyim’ cevabı tüm sosyal iletişimin as cevabı olmakla birlikte aslında bir o kadar da geçiştirilmemesi gereken bir kavram… ‘Nasılsın’ sorusuna ‘iyiyim’ cevabını verirken, gerçekte iyi olup olmadığımızı biliyor muyuz? Yoksa bu bir iletişim ritüeli mi?

1940'lardan önce sağlık, hastalık belirtisinin olmaması olarak tanımlanmaktaydı ve 1947'de Dünya Sağlık Örgütü daha kapsamlı yeni bir tanım geliştirerek sağlığı "yalnız hastalık ve bedenen sakatlığın olmaması durumu değil, bedensel, ruhsal ve sosyal yönlerde tam bir iyilik hali" olarak tanımlanmıştır. 

Tanımdan anlaşılacağı üzere iyilik hali, beden ve ruhun bir bütün olarak fonksiyonlarını olması gerektiği gibi gerçekleştirdiği optimal düzeyde sağlıklı ve iyi olma durumuna deniyor.

İyilik hali dendiğinde çağrışım yapan ilk şey, görsel olarak normalin dışında seyreden belirtilerin olmaması hali olarak tanımlayabiliyoruz ancak profesyonel bir gözle bakıldığında  bu kavram oldukça geniş bir deryayı kapsıyor.

 İyilik halinin boyutları olan maneviyat, kendini yönetme, serbest-zaman, arkadaşlık ve sevgi, psikolojik belirtiler (somatizasyon, depresyon, anksiyete, öfke/saldırganlık) gibi semptomların ne derecede yordadığı incelenmelidir. Kişinin bedenen ve ruhen birbiriyle bütün oluşturması gerekir. Tüm bunların gerçekleşmesi kişi için 'iyilik hali' demek midir?

Sosyal hayatımızda, hergün birlikte aynı ortamlarda ders gördüğümüz, iş hayatımızı, zaman zaman özel hayatımızı paylaştığımız kişilerin, aslında ciddi boyutlarda, ruhsal olarak sağlıksız olduğu gerçeğini bilmeden hayatımızı, işlerimizi ve ilişkilerimizi devam ettirebiliyoruz. 

Beden ve ruh olarak iyilik halini elde ettikten sonra, sosyal boyutlarda işlerliğinin geliştirilmesi için ise, kaliteli bir yaşamdan bahsedebiliriz. 

İyi bir yaşam için temel malzeme, ev gelirlerini, varlıkları ölçen bir kategoridir ve temel ihtiyaçların (barınma, yiyecek) yerine getirilmesi, satın alma gücü gibi olanakların iyilik haline dahil olduğunu söyleyebiliriz. 

Yaşam kalitesi, bireylerin kendi kültürleri ve değerler sistemi içinde kendi durumlarını algılayış biçimidir. Kişinin fiziksel fonksiyonlarını, psikolojik durumunu, aile içindeki ve dışındaki sosyal ilişkilerini, çevre etkilerini ve inançlarını da kapsar. 

İyi koşullar ve kaliteli yaşam standartları her daim bizlerin daha yüksek performansta başarılar elde etmesine, sosyal ilişkilerimizde iletişim kolaylığına, çevreden saygı görmemize sebep olan etkenlerdir. 

Hergün temiz ve sıcak bir evde duşunu alıp, kahvaltısını yapan bireyle, iş saatine yarım saat kala yatağından kalkıp özbakımını yapmadan işe gelen iki çalışanı kıyasladığımızda, iş arkadaşları tarafından hangisinin daha fazla kıymet görüp, ciddiye alınacağını çokça düşünmemize gerek yoktur.

 Üzerinde konuştuğumuz bu konuları ele aldığımızda, iyilik halinin ruh ve beden sağlığını aşıp, yaşam kalitesine kadar uzanan bir konu olduğunu görebilmekteyiz ve iyilik halinin tanımını yaptıktan sonra, verilen örneklerle bu tanımın biraz dışına çıkarak, bu kavramın kişisel kriterleride kapsadığını görebilmekteyiz.

 Tüm bu olanakların sağlanması demek, sağlık ve tam bir iyilik hali elde etmeyi kolaylaştıracağından, iyilik halinin her şeyi kapsadığını bir kez daha dile getirmiş olmaktayız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar