Açık Olun Kuzum
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Açık Olun Kuzum

08 Mayıs 2019 - 08:45

Meclis’te yapılan tartışmaları anlamak mümkün değil!

Halkın Partisi’nden bir milletvekilinin, Devlet Emlak Malzeme Dairesi’nden yapılan kiralamalarla ilgili şikayetçi olması ve bundan ayrıca başkanlarının şikayetçi olduğunu söylemesi biraz şaşırtıcı. Çünkü bunu Dışişleri Bakanı ve Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay da söyleyebilecek kapasiteye zaten sahip ve Serdar Denktaş’a da bunu eğer gerçekten şikayetçiyse muhtemelen söylemiştir.

Bu konu ile ilgili olarak mecliste bir konuşma yapılması, bu konuşma esnasında eğer söylenenler doğruysa Kudret Özersay’ın salonu terk etmesi, acaba bu konuya duyduğu öfkeden mi; yoksa kendisi adına konuşan vekilin sözlerine canının sıkılmasından mı anlayamadık!

Her şey dikkatle dinlemek ve değerlendirmek şart oldu. Çünkü artık Bakanlar Kurulu'ndan sonra dahi açıklama yapılmadan gidiliyorsa, bir şeylerin bizlerden gizleniyor olduğu aşikârdır.

Doğrudur! 

Kesinlikle katılıyorum: Bir Maliye Bakanı (veya herhangi bir başka bakan), eğer birinci dereceden akrabalarına ya da yandaşlarına, yasalara rağmen bazı çıkarlar sunuyorsa; bunu da gizliyorsa burada gerçekten bir sorun vardır. Ve değerlendirilmesi gereklidir. 

Ancak bu açıklanabilir bir şekilde gerçekleştirilmişse; gerekli ihaleler ve koşullar değerlendirilerek yapılmışsa da üzerine daha çok konuşmanın anlamı yoktur. Serdar Denktaş’ın öncelikle bunu açıklaması gerekmektedir 

Aksi takdirde bu konu büyütülecek ve popülizm yapılarak siyasal rant sağlama çabası olarak görülecektir.

Bu ülke siyasetinin en çok zarar gördüğü şey popülizmlerle yapılan gereksiz siyasal rant sağlama çabalarıdır ki halk bundan olabildiğince sıkılmış ama her defasında da aynı oyuna düşmektedir. 

Oysa hükümet ortaklarının birbiriyle çelişki yaşamasından daha kötü ne olabilir ki bir toplum için?

Oysa bir hükümetin kavga etmekten dolayı halkla ilgilenememesinden daha kötü ne olabilir?

Toplumunun gözü önünde bir hükümette işlerin yolunda gitmiyor oluşu ile ilgili düşünceler yaratılıyorsa, toplum da gerginleşir, güvensizleşir ve dinlemez, duymaz olur!

Bu ülkede en çok koalisyon hükümetleri oldu.

Bu ülkede son yirmi yıldır hep koalisyon oldu!

Birbiri ile kavga edip, sonra yeniden ortak hükümet kuran az siyasal partiler görmedik biz.

Bunlara da karnımız tok anlayacağınız!

Gerçi bir de başka mesele vardır bu türden hükümet vekillerinin aşırı eleştirel hallerinde, ki o da kabinede yer alma beklentisidir.

Bunu Sn Sanverler’den beklemesem hem seçeneklerden hem de bakış açılarından biri budur…

***

Anlayacağınız, koalisyonla ilgili bir sıkıntı varsa, koalisyon ortağı siyasal partinin milletvekili açıklama yaptıktan sonra bu partinin genel başkanının topluma bir açıklama borcu vardır bizce…

Hükümetler toplumların tansiyonunu yükseltmek için değil düşürerek huzuru sağlamak için vardırlar.

Rekabet yaratmak muhalefetin görevi olarak kabul edilir. Toplumun fark edemediklerini topluma göstererek farklı bir yol açmak da muhalefetin görevidir.

Hükümetler açılabilecek ve yürünebilecek yolları bulmak için oradadırlar. Bizim ülkemizde artık bu görev paylaşımı yolundan sapmış unutulmuş ve karışmış durumdadır. Yaşanılan bütün huzursuzluklar da amacından bu nedenle sapmaktadır…

Serdar Denktaş’ı eleştiren bir siyasal parti hakikaten rahatsızsa paşa paşa çeker gider… Yok eğer pazarlığa açık bir durum varsa da susar!

Serdar Denktaş’a haksızlık yapılıyorsa ve haksızlığa uğruyorsa da gerekeni yapar!

Ya da susup devam ederler! 

***

Kimin nasıl davranıyor olduğuna hep birlikte karar vereceğiz. 

Ya da izleyip işin ucunda siyasi rant kaygısı mı var, zümresel veya bireysel çıkar çatışmaları mı var yoksa hakikaten yoluna gitmeyen şeyler mi karar vereceğiz.

Bu bizim görevimizdir, mecburiyetimizdir.

Becerirsek kurtuluşumuzdur!

Dr. Çiğdem DÜRÜST


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar