Artık devlet aktivitesi olsun diye kurulup bozmayın
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Artık devlet aktivitesi olsun diye kurulup bozmayın

14 Haziran 2019 - 08:35

Yepyeni bir hükümetle yepyeni bir memleket olmak mümkün olsaydı, 41 kere kendimizi yenilemiş olurduk.

Her yeni hükümetle sorunlar ortadan kalkacak olsaydı 41 defada hiç mi bizi paklayacak bir hükümet kurulamadı?

E haliyle yeni hükümet kurulur, bozulur, eskisi gider, yenisi gelir… Kıbrıslı Türk için bunun sadece magazinsel boyutu önemlidir. Şöyle ki: O koltuk kimin, bu kimin? Hangisine kimi oturtacaklar? Kim çok istediği halde yerini kaptırdı? Onun sırası mıydı yoksa bunun mu?

İşte böyle sohbetler ile geçirilen en fazla bir aylık süreçten sonra aynı şikayetler başlıyor sürmeye.

Yok birbirinden farkı…

Demek ki ya bunlar bu işi yapamıyorlar ya da komuta başka yerlerde.

Uzaktan kumandaların bile bir alış mesafesi vardır. Demek ki çok uzak ki komutanın sinyali bozulunca hal bu hale geliyor!

Ya da belki dış güçler parazit gönderiyordur araya ne dersiniz?

Yok canım sinyallere gönderilen parazitlerden bahsediyorum. Ne anlarım ben meclisin içinde parazit mi var yoksa yok mu?

Hem parazitler öyle gözle görülebilen filan değil ki…

Mikroskop altında anca…

Hadi biraz daha büyük olsunlar. İyice yaklaşmadan farketmek mümkün mü?

Anlayacağınız, farkedilen çok büyük ihtimalle asıl sorun değildir. Asıl sorun gizli kalan, gözle görülmeyendir.

Bizim hükümetlerimizin de o görünmez parazitlerle hastalandırıldığı, etkisizleştirildiği ve değiştirildiğini söylüyoruz işte.

Her hükümet ortalama 1-2 yıl görev yapmış. Aslında 2 lafın gelişiydi: Neredeyse her sene…

O zaman durmadan yenilenmişiz, yenilenmişiz… Olmadı seçim yapmışız, gene yenilenmişiz…

Lakin biz giderek eskiyoruz, yıpranıyoruz, umutsuzlaşıyoruz ve beklentilerimiz azalıyor…

Birileri pohpohlamaya çalışsa da artık yerimizden kıpırdayamıyoruz. O zaman da galiba artık etki altında kalabilecek, çekilip çevrilecek ve bağışıklık kazanmamış yeni bir kitle getiriliyor.

Nüfusumuzun sebebi de muhtemelen bu… 

Hani değişiyor ya… 

Yani değişiklik yapıp, nüfusa oranı göçmenle kıyaslayınca dışarıdan gelen, yurttaş olan çok daha fazla ya… İşte bu umutsuzluğun genlerimize işleyip, DNA’mızla geleceğe aktarılmaması için hep yeni getirilenler oluyor ki taze kan kalabilsin Kıbrıslı Türk…

***

Çok uzun lafın kısası:

Memlekette yaşanan hükümet değişim etkinlikleri artık yurttaşın sadece politikleşmiş, belki yandaşlaşmış kesimine etki ediyor!

Bu değişimden acaba ben nasibimi alacak mıyım beklentisi olmayan, seçimin de hükümetin de yüzüne bakmıyor.

Evet bir devlet kurmak çok zordur. Tarih içerisinde insanlar nasıl zorluklarla ne derin yaralarla devlet kuruluş süreçlerini yaşamış, ne çok isyanlara sahne olmuştur. Bizim devlet kuruluş hikayemize de bir bakın isterseniz. Bir gecede, şıp diye, itiraz olmadan…

Hem de yıllar boyu tanınmayacak, yıllar boyu dikkate alınmayan bir yapı için ne içten ne dıştan hiçbir baskı yok.

Şimdi kurduk. Şimdi sürdüreceğiz…

Eee?

İşte bu yolla kurularak şekillenen bir yapının yaşamı da bu şekliyle olur diyeceğim… Gene kızacak olanlar çıkacak…

İyi de senaryosu hükümet kurmak, seçim yapmak, hükümet bozmak, arada bir koltukta oturanı beslemek, geride kalana göstermek şeklinde yazılmış bir senayoyu ben ne yapayım?

Bunu yapmak hem de çok kolay.

Asıl olan bunu ayağa kaldırdım, yaptım, özgür kıldım, insan değerini, yurttaş kıymetini verdim hiç kimseye de söz hakkı tanımadığım bir alan yarattım kendime diyebilmek ve bunu gösterebilmektir. 

Yoksa başkası senin için, benimdir, dokundurtmam, söz hakkı da benim, hareket hakkı da der… Sende ürkek bir köşeye pısmış olarak izler, bir kazanç olduğunda koşa koşa yerinden çıkar ganimetlenir geri saklanırsın…

***

Haydi yeni hükümet, görelim sizi…

Dr. Çiğdem DÜRÜST

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar