Bir Peri Masalı
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Bir Peri Masalı

15 Temmuz 2019 - 07:56

Akıncı beklenen olumlu önerileriyle Rum tarafının karıştırdı.

Bugünlerde beklenen bu türden öneriler seçimlere de bir tür yatırım amacını taşıyor.

Biz Kıbrıslı Türkler buna artık alıştık! Her Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin seçime girecek cumhurbaşkanı hareketlenir ve halkın o güne kadar duymadığı ya da o güne kadar geliştirilmiş önerilerini farklı bir şekilde sunar.

Rum tarafı biraz karışır. Sonra hiçbir şey olmaz ve ortalık seçimlere doğru civcivlenir. Belki seçimlerden sonra bir süre daha bu durum devam eder.

Sonrasında, öğrendik ki, yatışır...

Kalınan yerden devam edilir...

Aynı şekilde Güney Kıbrıs’taki başkanlık seçimleri sürecinde de Rumların genelinin olur verebileceği birtakım öneriler ortaya atılır. Kısa bir süreliğine bomba etkisi yaratır. Ve seçimlerin geçmesiyle o taraf da yatışır.

Yani aslında her iki taraf da tribünlere oynar!

Ve hayat böylece devam eder, gider!

Sonuç hiçbir zaman doğru ve olumlu bir şeye doğru ilerlemez. “Doğru ve olumlu şey nedir?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim: Bana göre doğru ve olumlu şey elbette ki Birleşik Kıbrıs’tır. Ya da en azından federal bir çözümdür ki son dönemlerde hidrokarbon yatakları nedeniyle, uluslararası camianın da gözünü ciddi şekilde Kıbrıs'a çevirdiği bir dönemde, hiçbir şekilde gelişme yaşanacak bir görüş gibi değerlendirilemez.

Herkes kendi çıkarı doğrultusunda hareket eder. Ama aslında herkesin kendi çıkarı dediğimiz, çoğunlukla Kıbrıslıların çıkarları değil, Kıbrıs'ta gözü olanların çıkarları üzerine yaşanır, yaratılır ve söner.

●●●

Şimdi bizim Cumhurbaşkanlığı seçimlerimiz yaklaştığı için gündemi hareketlendirme işi bizim işimiz. Esasında sesi en az duyulan taraf,  hatta görünmeyen, hayalet taraf olduğumuz halde bugünlerde Güney Kıbrıs Rum basınında yayınlanan haberlerden dolayı uluslararası camia bizim dillendirdiklerimizden haberdar oluyor. Açıkçası akıllıca davranıp, bunu bir lobi çalışması ya da Kıbrıslı Türklerin sesinin duyulması çalışması gibi değerlendirmek dışında başka hiçbir işe yaramayacağını biliyoruz...

Ortam bu kadar gerilmişken, bir sonuca ulaşmasına en uzak olduğumuz dönemlerden birindeyiz. Her taraf bunun farkında olduğu halde yine de yorum yapıyor olmamız, bu konuda konuşmak için çabalıyor ve umutlanıyoruz anlamını taşıyor.

●●●

Kıbrıs sorunu bugüne kadar alışık olduğumuz ve konuşuyor olduğumuz, hatta politika üretiyor olduğumuz haliyle çözülmeyecek!

Birleşmiş Milletler parametreleri hakkında Kıbrıslı Türk liderlerin ya da siyasi erkin yapmış olduğu yorumlar nedeniyle elimizden bu ipin ucunu gönüllü bir şekilde bıraktığımız da açıkça görülüyor. O nedenle Kıbrıs'ta hidrokarbon yatakları etkisini aklımızı kullanarak yeni bir model geliştirme ya da bu farklı bir model olmasa da yeniden karşılıklı görüşmeleri geliştirme şansımız olduğu halde bunu değerlendirmek yerine yine boşluğa kelimeleri atıp bırakıyoruz ki bu da işimize kesinlikle gelmeyecek gibi görünüyor.

En azından Kıbrıslı Türklerin ulaşmak istediği hedefin bu olmadığı açık! Mevcut koşulların bizi bu noktaya taşıması işimize gelen bir durum değildi. Ancak bu bize zorla tercih ettirilmiş gibi görünüyor.

●●●

2000’li yılların başına kadar yaşadığımız tıkanık sürecin bir benzerini yaşadığımız açıktır!

Yıllar boyu boş geçirildi...

Arada bizleri heveslendiren şeyler yapıldı. Lakin ne yazık ki şimdi aynı tıkanmışlığın içerisindeyiz ve hareketli dönemlerin meyvelerini hiç toplayamadık!

Annan Planı referandum sürecinde Kıbrıs Türk tarafının göstermiş olduğu iyi niyetin de karşılığı hiçbir zaman alınmadı...

Adeta cezalandırıldığımızı bile söyleyebiliriz... Elbette ki bu bizden kaynaklanmıyor ve elbette Türkiye’nin stratejik önemi nedeniyle Türkiye’yi cezalandırmak isteyenlerin cezasını biz Kıbrıslı Türkler çekiyoruz.

Türkiye’yi cezalandırmak isteyenlerin aslında Kıbrıslı Türkleri cezalandırıyor olduklarını fak etmelerini beklemeyiz değil mi?

Susuyoruz!

Çünkü 1974 öncesi savaş ortamını istemiyoruz...

Susuyoruz çünkü çaresiziz.

Susuşumuz oyunların farkında olmadığımızı gösteremez! Ne politik ne sosyal ne de askeri...

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • OLGAN MUSTAFA
    1 ay önce
    Asıl bir Peri Masalı gibi...Belki bir zamanlar umutlandım...inandım...Ama bende ve bir çok kişide bu bağışıklık kazandığından inanmak ve umutlar tükendi...Artık gözümüzle görmeden inanmamak ve umutlanmamak gibi...Tecrübelerin en büyüğünü yaşadık...Bu yaşanılan hikayeler artık bir magazin Dünya sında yaşanan yalan haberlere de benzedi...Evet bir gerçek var sadece her şeyin sonunda acısını huzursuzluğunu ve üzüntüsünü KKTC halkı çekiyor...Belki Güney de oynanan oyunlardan nasıplerını almadan inanmayabilirler...

Son Yazılar