Dedikodular ayyuka çıktı
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Dedikodular ayyuka çıktı

11 Temmuz 2018 - 10:00

35 yılda 39 hükümet yetmez. 40 yıla girerken 50. hükümeti kurmalıyız.

Biz esasen devletin yaşı, köklenmesi ve ilerlemesiyle değil, başa geçenlerin yönelimleri ve ne çok insana bu görevleri verdiğimizle ilgileniyoruz.

Sevgili İsmail Bozkurt’un da Kıbrıs Türk siyasal yaşamını anlattığı kitaplarında değindiği gibi “bu ganimet düzeni ancak bu şekilde yürür”.

Her gelenin başa gelmesinin bir bedeli var. Bunu karşılarken sunduğu ganimetle partizanca ve torpille, haksız kazanç sağlama düzeninin ardını kesmeksizin ilerlemesine neden oluyor.

Tabi ki hükümetlerin ömrü 1 yılı aşmamalı. Aşarsa 1 buçukuncu yılda mutlaka bitmeli.

(Bazan düşünüyorum da: Acaba Cumhurbaşkanını da sık sık değiştirme şansımız olsa, bu sorunu çözebilecek gibi gösterip kısa kısa çok kişi uğraşsaydı daha iyi olmaz mıydı?)

İşte mesele ortada.

Şimdilerde Erdoğan’ın gelişi hükümetin bozulması için geçerli bir neden olacak! Olmasını bekleyenler bir bir çıkmaya başladı...

Erdoğan’ı niye kabul ettin? 

Sana talimat verirken onu niye dinledin?

Hani karşılıklı saygıya dayalı bir ilişki biçimi kuracaktın?...diyerek hükümeti götürene aşk olsun.

Ganimetçi çevreler, almak istediklerini aldı. Şimdi 5-6 aydır alamayanların sırası gelmeli. Nöbet değişimi bundan beslenenler için şart!

Bu nedenle de almak için, daha doğrusu almaya devam edebilmek için acil değişime ihtiyaç var.

Bunlar sadece seçilmişlerden istenenler için seçilmişleri kullanan bir grup değil. Bunların bir kolu daima hükümetlerin içinde de var! Bu varlık var ya, her daim karıştırıyor.

Mesela Kudret Özersay ile Tufan Erhürman arasının açıklığından, Serdar Denktaş’ın hırslarına kadar her şeyden bahsediyor.

Yalnız;

Cemal Özyiğit hakkında kimse bir şey söylemiyor. Bence TDP taraftarları da Cemal Özyiğit de buna içerlemeli. Dedikodu mekanizmasının kendilerini de içine almasına yardımcı olmalılar. Gerekirse kendilerine dedikoduları salıp piyasayı şenlendirmeli...

Çünkü: “Büyük parti olmak, hakkında dedikodu çıkarılmasıyla mümkün.”

Şunu sağladı, bunu verdi, ona bunu yaptı diyerek büyütüp Cumhurbaşkanlığını da, tüm yerel yönetimleri de alabilirler bence.

Yöntem bu!

Reklamın iyisi kötüsü olmaz...

***

Bu iki buçuk saatlik ziyaret, siyasetimizin vazgeçilmez prensibi olan dedikodu zincirinin temel halkalarından biri olacağından iyi kullanılması için hareketler 24 Haziran’dan beridir sürüyor.

Başarı oranı çok yüksek olur bu gidişle şimdiden söyleyeyim.

Hükümetin propaganda sürecindeki kararlılığını şimdi göreceğiz.

İşte hendek işte deve...

Ya aşarlar ya giderler...

Ya aşarsınız ya gidersiniz!

***

Hükümetlerin dağılması toplumun hiç işine gelmez. İcraat yapmak; ama işe yarar, dişe dokunur ve verdikleri sözlerin arkasında duran icraat yapmaktır kastettiğim.

Başarıp seçimden seçime tam dönem ve ilk defa olağanüstü bir seçime gerek kalmadan hükümet sürdürülmesi tecrübesini yaşamalı bir kere de bu toplum.

Hükümet karmaşası ve dedikoduya mahal vermeyen bir düzeni, dedikodular olsa da seçmiş bir hükümetin topluma ne katabileceğini tecrübe etmeli...

***

Erdoğan da gelse, Putin de, Trumph’da... Hatta Alexis Tsipras da...(Hayal bu ya...)

Değişmez denebilmeli...

Sağlam, ayakları yere basan bir iktidarı tattırmalı.

Topluma en azından bu borcunu ödemeli siyasiler.

Ki artık eski yağmacı geleneğin sona erdiği düzenden kurtulabileceğimiz umudu da olabilsin toplumun zihninde ve kalbinde...

Dr. Çiğdem DÜRÜST


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar