DEVLETİN EN TEPESİNDE SKANDAL MI?
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

DEVLETİN EN TEPESİNDE SKANDAL MI?

19 Haziran 2019 - 07:52

Elbette müzakere masallarından uzun yıllardır birbirlerini tanımakta olan Anastasiadis ve Kudret Özersay eşleriyle birlikte bir akşam yemeğinde buluşabilir,arkadaşça sohbet edebilirler.

Elbette farklı milletler ve farklı devletlere mensup siyasetçiler birbirleriyle dost olup dostluk zemininde sosyal ilişkilerini tek başlarına ya da ailecek geliştirebilirler ve bununla ilgili bir araya geldiklerinde ailevi bir konu ve özel hayat esas olduğundan herhangi bir açıklama yapmak zorunda kalmazlar.

Ancak Özersay-Anastasiadis yemekli buluşmasının bazı soru işaretli noktalar taşıdığı, ya da eksik açıklamalardan dolayı boş bölümleri olduğu açıktır!

Mesela Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, bu görüşmeyle ilgili Başbakan’a bilgi verdiğini açıklıyor. Bu aşamada Başbakan’ın Cumhurbaşkanı’na bilgi verme zorunluluğu olduğu ise nedense es geçiliyor!

Eğer bu sadece sosyal içerikli bir yemekse Dışişleri Bakanı, sorumlu olduğunu söylediği Başbakan’a karşı bu sorumluluğun bilinci içerisinde hareket ediyor da neden bu konu Cumhurbaşkanı’nın bilgisine getirilmiyor?

İşte temel soru tam bu noktada.

Zaten medyanın da kamuoyunun da aklını karıştıran mesele detam bu noktada başlıyor. Üstelik görüşen bu politikacı arkadaşlar, normal iki devletin sıradan vatandaşları değiller. Bir tanesi tanınmayan bir devletin Dışişleri Bakanı. Biri de diğer ülkenin, yani tanınmayanın tanınmamasında sorumluluğu olan devletin başkanı.

Ve bu iki kişinin temsil ettiği mevkiler, birbirini tanımayan iki devletin, birbirini tanımayan, hatta belki de asla tanımayacak olan iki devlet makamı!

Anastasiadis’in tanımadığı bir ülkenin, tanımadığı bir makamını, siyasal ve resmi içerikli bir görüşmede kabul etmeyeceği ve bu hususta herhangi bir görüşme yap(a)mayacağı çok net ve açıktır. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yarım asırdan bu yana sürdürdüğü politikasının genel karakteristiği zaten bunu gerektirmektedir.

Nitekim, eğer öyle değilse çok kısa bir süre içerisinde bu olay açığa çıktıktan sonra Anastasiadis’in sanıyoruz ki hemen istifası istenecektir ve halkı onu rahat bırakmayacaktır. 

Bırakmamalıdır da…

Düşünsenize: Eğer benim devlet başkanım, beni hiçe sayan bir ülkeyle, içeriğinin ne olacağını bilmediğimiz ve konuşulanlarla ilgili herhangi bir politik düzenleme programı yapılmaksızın bir görüşmeye giderse,haliyle benim de onu vatandaş olarak istifaya davet etme hakkım doğar. Çünkü benim oylarımla seçilmiş ve görevlendirilmiş bir kişi olduğu bilincinisorumlu bir yurttaş olarak taşıyorum.

***

Bu konu, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konudur.

Bu konu önemli açıklamaların yapılmasını gerektiren,çok ciddi bir konudur.

Her ne kadar Cumhurbaşkanlığı sözcüsü suçlayan bir dil yerine siyasal gerekliliklerin hatırlatıldığı bir dil kullanmış olsaydı ve önümüzdeki Nisan ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi telaşından biraz daha uzaklaşarak daha açık konuşmuş olsaydı her şey çok daha farklı ve derin algılanabilirdi!

***

Şimdi görev medyanındır! Medyanın bunu doğru bir platforma çekerek gerekli açıklamaları kamuoyu adına istemesi önemli bir gerekliliktir.

Bu tartışma burada kalamaz. Çünkü bu bir krizdir ve söz konusu olan KKTC ile Kıbrıs Cumhuriyeti olduğu zaman herkes diken üstündedir!

Olmalıdır da!

Örneğin benim aklıma başka bir soru daha geliyor:Garantörlerden Türkiye Cumhuriyeti’nin bu görüşme ile herhangi bir bilgisi var mıydı?(SoruKKTC’nin karakteristiği gereği ister istemez aklıma gelmektedir.)

Yoksa acaba gündemde herhangi bir değişiklik gerekiyor da yapılmaya çalışılan arka taraftan başka şeyler gerçekleştirilirken aklımızı karıştırmak mıdır?

Yani bu bir politik oyun mudur?

Bunun sosyal içerikli bir yemek olduğu vurgusu yapılarak Dışişleri Bakanı’nın, cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili birtakım görseller oluşturulmaya çalışılıyor bile olabilir mi?

Bu konuda üretilebilecek çok görüş düşünülebilecek çok teori ve yorumlanabilecek çok ayrıntı vardır. Biz bunun en gerçeğini dayanakları sağlam bir şekilde yetkili ağızlardan Başbakan’dan ve Cumhurbaşkanı’ndan dinlemek duymak, öğrenmek isteriz.

Sanıyorum oylarımızla bu makamlara getirdiğimiz kişilerin bize bu açıklamaları yapma borçları vardır ve daimdir.

Dr. Çiğdem DÜRÜST

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar