DOĞRU KİMİN DOĞRUSU
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

DOĞRU KİMİN DOĞRUSU

13 Temmuz 2019 - 09:03

Doğru kimin doğrusu,

Yol dedikleri hangisi?

Diye Candan Erçetin’e ait bir şarkı sözü geliyor aklıma…

Maalesef kendi doğrumuza göre davranmayı unuttuğumuz zamanlardayız!


***


Daha çok gerileceğiz çok!

Bu memlekette işlerin yoluna gireceği yok!

Telefonlar karşılıklı çalışacak da güven mi artacak!

Nice yangınlar, nice doğa felaketleri ve nice sosyal sorunlar yaşandı da biz birbirimizin yardımını kabul etmedik.

Şimdi mi kabul edeceğiz? Şimdi mi güvenimiz artacak?

Esasında bireylerin güveni var birbirine. Lakin arkadan çevrilen siyasal manevralar güvensizliği hep tırmandırmaya, tansiyonu hep yüksek tutmaya endeksli ne yazık!


***


Sonuç: Bu Kıbrıs sorunun düzeleceği filan yok. Çünkü esasında ne bizim ne de Kıbrıslı Rumların bir sorunu yok arkadaş!

Bizi sorun varmış yanılsamasına yapıştırıp bizleri üzerimizden nemalanmayı garantiye almaya çalışanlar var. Gerisi hikâye.

Maraş ile ilgili verilen karar var bugünlerde. Bir de telefonlar çalışıyormuş.

İkisinin duygusal içeriği birbirine zıt!

Kıbrıs’ın kuzeyinde garanti antlaşmalarının aksine birçok adım atılıyor ama garanti kapsamında müzakere ediyoruz.

Onarın da bizden kalır yanı yok.

İpini koparan adaya doluşmuş hem resmi olarak hem de bireysel olarak…

Bu sorun bitmez. İster bizi telefonla bağlayın isterseniz de birer kırmızı kuşakla.


***


Daha Maraş problemi var ki buz dağının görünen yüzünü bile görebilmiş değiliz. İzleyin ve görün dilerseniz. Türkler Maraş’ı Türk yönetiminde açacakmış. Maraş uluslararası sahiplerinin işletmesine sunulsa ve ganimet anlayışımızın dışında davransak bile ambargolar, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve dahası Maraş’ta ticaret yapılmasına, işletme çalıştırmalarına nasıl bakacak, ne diyecek veya uluslararası barışı bahane ederek savaş ortamını absürt bir şekilde nasıl destekleyecek hep birlikte izleyeceğiz.

Baksanıza bu AB ki Kıbrıs’ı kendi toprağı ilan etti, bu Birleşmiş Milletler ki Kıbrıs’ta bir kalıcı barışı savunduğunu iddia ediyor, telefonlar ile ilgili girişimde bulunamadı. KKTC’de hizmet veren mobil telefon şebekesi hizmeti sunmakta olan firmaların uluslararası bağlantıları ancak İsviçre üzerinden bunu yapabilmemize olanak sağladı ki, AB üzerinden kolaylıkla yapılabilirdi.

Hiç kimse bu sorunun teknik olduğunu söylemesin bal gibi de ekonomik ve siyasal olduğunu görebiliyoruz.

Ve Maraş da sırada.

Ben Akıncı’yı da anlıyorum.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde verdiği sözlerin yerine gelmesini istiyor. Hem de kendisine hükümet tarafından, bir de hükümetin arkasına aldığı dış güçler tarafından olanca muhalefetine karşın. Bu da takdir edersiniz ki işleri biraz karıştırıyor.


***


Başa dönüyoruz: Ne kadar karışık, o kadar iyi mantığını kullananlar var. Çünkü zaten karışıklığı çıkaranlar, karışıklıktan beslenenlerdir. Tıpkı haksız rekabet çerçevesinde ezilen ve sömürülen Kıbrıslı Türkler arasında oluşturulmuş bir kısım özel zümrelere tanınan ayrıcalıklar gibi…


***


Fazla söze gerek yok…

Biz başımıza geleni çeken, demokrasi diyerek kandırılan, barış diyerek uyutulan taraf olmaya devam…

Tam da o yüzden:

Yoldan çıkmak güzeldir, çok konuşanlara inat.

Belki biraz sır tutarak, belki biraz da korkarak.

Doğru kimin doğrusu? Yol dedikleri hangisi? Konuşanlar mükemmel mi, onlar masum mu?
Yoldan çıkmak güzeldir.

Şöyle herkesten gizli. Belki biraz sessizce, belki biraz da çekingen.

Ama daha çok gururlu, bunu yapabildiğin için; Kimseye kulak asmadan, mutlu olduğun için…

Farkında değil hiç kimse, bu yaşayanın hayatı.

Aslında yok kimsenin, kimseye söyleyecek lafı.

Kendi yanlışlığından ve zalimliğinden; herkes yargılıyor başkasının hayatını.

Yoldan çıkmış diyorlar.

Doğru bulmuyorlar.

Küçücük mutluluklara engel oluyorlar.

Doğru kimin doğrusu, yol dedikleri hangisi…

Konuşanlar mükemmel mi, onlar masum mu?

Yoldan çıkmış diyorlar.

Durmadan konuşuyorlar!

Kendi yaptıklarını örtbas ediyorlar.

Mutluluk herkesin hakkı… Yok ki bunun günahı!

Şu hayat neye yarar çıkmayacaksa tadı?

Farkında değil hiç kimse, bu yaşayanın hayatı…

Aslında yok kimsenin kimseye söyleyecek lafı!

Kendi yanlışlığından ve zalimliğinden, herkes yargılıyor başkasının hayatını

Dr. Çiğdem DÜRÜST


YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar