Durumu Uzun Uzun Anlatmaya Gerek Yok
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Durumu Uzun Uzun Anlatmaya Gerek Yok

12 Mayıs 2019 - 10:06

Ali 3. sınıfa giden zeki, afacan bir çocuktur. Öğretmen bir gün sınıfta öğrencilerine siyaset konulu ödev verir. Ali de babasına sorar siyaset nedir diye. Baba düşünür uygun yolla oğluna anlatır. 

Baba: “Bu evde parayı kim getirir?” 

Ali: “Sen babacım” der. 

Baba: “Ben kapitalist rejimim o halde.” der baba. “Peki parayı alıp bizim ihtiyaçlarımızı karşılayan kim?” diye sorar baba tekrar.

Ali: “Annem.” diye cevaplandırır. 

Baba: “O da hükümet olur bu durumda. Peki evin getir götür işini kim yapıyor?” der baba. 

Ali: “Hizmetçi.” der. 

Baba: “O da işçi o halde!”

Ali: “Bu durumda da kardeşin gelecek, sen de halk oluyorsun o zaman.” 

Ali her şeyi not alır ve yatağına yatar. Gece birtakım sesler duyarak uyanır. Bakar ki kardeşinden kötü kokular geliyor annesini uyandırmak ister temizlemesi için fakat uyandıramaz annesini. Salona gider. Hizmetçiyle babasını uygunsuz vaziyette gören Ali hemen odasına koşup akşam babasının anlattıklarını not ettiği kağıdı alır ve ekler; kapitalist rejim işçiyi sömürüyor, hükümet uyuyor. Gelecek b.k içinde, halk ne yapsın?

***

Artık tartışarak ve olan bitenleri anlamlandırmaya çalışarak galiba bir yere varmaktan çok, ayrıntıları kaçırıyor ve dahası ayrıntı zannettiğimiz ve yanı başımızda olan bitenleri normal kabul edip umursamıyoruz bile.

Devletin varlığı için emeğin her aşamasında çalışan bireyleri görmezden gelirken, baş tacı ediyormuş izlenimi veren sözlerle günü geçiren hükümetler, bizim için normal. Senelerdir olmayanları, sanki son gelenler beceriksizmiş gibi algılayarak, suçluları yenileyerek içimizi rahatlatıyoruz. Üstüne üstlük bir de olmayanları değil olması gerekenleri yapmayanları konuşuyor, düşünüyoruz. 

Çözüm son suçluları görevden almak. Oysa hiçbiri yapmamıştı ve yeni gelenler de daha önce yapmayan yenilerdi.

Hükümetler hakikaten uyuyor. Çünkü her gelen hükümetin içinde hırslı, gerçekten bir şeyler yapmayı isteyen, dürüst ve devlet çıkarlarını kendi çıkarlarının önüne koymayı başaranlar var ve oranları da çok yüksek. 

Lakin biliyorsunuz değil mi? Minicik dozda verilecek bir uyuşturucu ile herkes kolayca uykuya dalabilir. Hatta bağışıklığı aldığı uyuşturucuya alışık olmayanlar daha da çabuk uyuşuyor, uyuyorlar.

Sonra bir de gelecek var esasında çoğu kez unuttuğumuz, anı ve günü yaşamaya çalışırken asla ve asla göz ardı etmememiz gerektiğini de bilirken bugünü bir halledelim de o köşede bekleyiversin dediğimiz ama beklemeden asla geri çıkaramadığımız bir gelecek!

Gelecek hatta kokuşmuş ve çok uzun zamanları hatta gerçekçi olursak birkaç nesli kapsayacak şekilde gözden çıkarılmış. Lakin el ele sıkışıp, kendi aralarında memleketi parselleyenler ile parsellenmesine göz yumanların gizli gizli yaşadıkları süreçler nedeniyle sıra hiç geleceğe gelmeyecek. Gelse bile hızlıca ve en kısadan en az işlevsel bir şeyler yapılacak ve göz boyanacak!

***

Bugün anneler günü. 

Bugün gelecek nesillerin doğumundan, yetiştirilmesindeki önemli görevleri üstlenmesine kadar sorumluluğu omuzlarında taşıyanların günü. Onların da görmezden gelindiği, onların da sadece kadın oldukları için dışlandığı, ötekileştirildiği, göz göre göre ayrımcılıklarla mücadele etmeye terkedildiği zamanlardan geçiyoruz birkaç nesildir.

O nedenle takılmayın gelecek ve gidecek hükümetlere.

Bırakın oyunlarını oynasınlar. Zaten bizim durumumuza düşmelerine çok kısa zaman kalmıştır hükümet diye tutturanların. Bu da demek oluyor ki bizi anlayacakları, geleceği kavrayarak kokuyu duymaya başlayacakları, bir anda burunlarındaki o iğrenç kokuyla kalacakları günler yakındır.

Başta annemin, sonra da tüm annelerin günü kutlu olsun.

Bekleyin, kafaya takmadan…

Görün ki neler olacak neler!

Dr. Çiğdem DÜRÜST


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar