Düşünmek Önemli
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Düşünmek Önemli

14 Temmuz 2019 - 09:05

Ne kadar çok ölüm olayı var!

Kimisi cinayete kurban gidiyor, kimisi trafikte can veriyor, kimisi denizde boğularak ölüyor. 

Her gün Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan birileri telef olup gidiyor. Sebebini sorgulamak yerine, taziye mesajları yayınlanarak, olay unutulmak üzere geçiştiriliyor.

Sanırım tam da bunu ciddiyetle sorgulamamız gerekiyor, çünkü eğer sorgulamazsak, ülkede yaşamak biraz daha tehdit unsuru olmaya başlayacak...

Haziran ayının başından beridir, sahillerimizde güvenlik olmadığı ve cankurtaran bulunmasının zorunlu olduğunu dile getirip duruyorum. Bunu sadece ben yapmıyorum. Daha onlarca yazar, düşünür, akıllı insan ve sorumluluk sahibi yurttaş zaten yapıyor. Buna karşın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden birçok açıdan denetim açığı olduğunun bilindiği bir noktada usulsüzlüklerin ve denetimsizliklerin acısını çekiyoruz.

Çok üzüldük! 

Denizcilik Bayramı kutlamayı erteledik. Çünkü ölümler oldu diyerek, halkın acısını paylaşarak ya da giden insanların ardından acı çekermiş gibi görünerek, hatta gerçekten acı çekerek sorunlar giderilmez. Yapılması gereken, sorunun ne olduğunu tespit ederek, sorunun ortadan kaldırılması ve bir daha yaşanmaması için gerekli çözümleri bulabilmek düzenlemeleri yapabilmektir. İşte her konuda olduğu gibi bu konuda da bizim en büyük eksiğimiz, bu kalıcı çözümleri bulmak belli ki bizim beceremediğimiz bir şey. Eğer öyle olsaydı art arda ve artarak yaşanan tehditlerin üstesinden gelebilen ve tehdit gerçekleşmeden önlemi alınabilen bir ülke olurduk ki şu anda maalesef değiliz.

Üzülerek istemeden sizlerle paylaşmak durumundayım ki boğularak yaşamını kaybeden ve neredeyse nüfustan bir ailenin silinmesine neden olan bu olayda yayınlanan her taziye mesajı, özellikle iktidar sahiplerinin, liderlerin ya da bu ülkeye liderlik yapmış kişilerin, ikiyüzlüdür. Çünkü ivedi önlem almak, plaj çalıştırmadan önce belli koşulları yerine getirmek kuralını, hatta yasasını koymak onların ellerindeyken bunu yapmıyorlar. 

Biz yurttaşlar olarak ne yapabiliriz ki..

Gittiğimiz sahilde can güvenliği için gerekli önlemler alınıp alınmadığına bakmaya mi kalksak,  oraya girişin ücretinin nasıl uçtuğunu ve bütçemizi açtığını mı hesaplasak yoksa başka sorunlarla boğuşurken önlemlerin alınması ile ilgili ayrıntıları gözden mi kaçırsak varın siz değerlendirin!

Üzücü, rahatsız edici, endişe verici ve tüm sorunların nasıl artık birbirinden ayrı düşünülemeyecek bir noktaya ulaştığını açık bir göstergesini net bir şekilde yaşıyoruz. 

Daha neyi görmeyi bekliyoruz? 

Daha neyi yapmayı bekliyoruz? 

Çok yakındır! Zaten ülke elimizden gidecek. Uzun zamandır karşılaştığımız sorunlar – ki ya hiç ya da çok ender yaşardık-  bizi şaşırtan birçok ölüm olayı, sosyal sıkıntılar, sosyal psikolojik problemlerle hayretler içinde kalıp; bir süre sonra, yenisi olana kadar onları unutup ya da yenisi olunca önemli bir sorunu unutmayı bırakıp bir sonrasına geçiyoruz.

En yeni olayı konuşuyoruz. Eskisi geçmişte kalmış oluyor!

***

2016 yılında sonradan Başbakan olan Tufan Erhürman, özellikle cinsel yönelimler ile ilgili ilişkilerin yasal olarak suç olmaktan çıkarılması için yapılan yasa çalışması zamanında, “Ülkede bunca siyasal ve ekonomik problem varken bu konu bu kadar önemli miydi?” soruları karşısında insanı ilgilendiren ve insan haklarını ilgilendiren Her konu çok önemlidir ve diğer birçok sorunun düzeltilmesi ile ilgili çalışmaların birçoğunun hızlı ilerlemesine yardımcı olabilir anlamında yapmış olduğu bir konuşmayı hatırlıyorum da çok haklıydı... Hem de çok!

Bu yaşanılan ve artık kaldıramadığımız sorun da insan hakları ile alakalıdır. Ve insan haklarını ilgilendiren, hayatta kalmak için devletin almak zorunda olduğu önlemleri bizlere anımsatan, güvenlikle ilgili sorunların çözülmesi için ivedi denetimlerin yapılması ve hızlı bir şekilde önlemlerin alınması kaçınılmazdır.  Bu olay, ders alınması gereken bir olaydır... Üstelik bir tane değil, 2 tane değil, 3 tane değil art arda durmadan boğulma tehlikeleri yaşanıyor...

Ne yazık ki aklınızı karıştıracağımı bile bile söylemek durumundayım ki geçtiğimiz haftalarda Girne açıklarında bir denizaltının görüntülenmesi denizin altında oluşan akıntılarla ilişkisini sorgulamamak,  düşünmemek elde değil. Eğer öyleyse savaş teknolojilerinin bizi etkilemeye başladığını ve bu hususta parmağımızı kıpırdatacak yetkimizin olmadığını hatırlatmayı bir borç bilirim!

Bence şimdi sadece düşünün ve sorgulayın.

Dr. ÇİĞDEM DÜRÜST 


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar