Enterkonnekte deyip geçmeyin
Reklam
  • Reklam
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Enterkonnekte deyip geçmeyin

16 Mart 2019 - 07:37

“Enterkonnekte” diye diye yıllardır yaşıyoruz.

Türkiye ile elektrik konusunda da bağlanmayı anladığımız enterkonnekte için Sunat Atun zamanında bir antlaşma imzalandığını hatırlıyorsunuzdur.

Peki, imzalanan antlaşmanın bir tür bilgi kirliliği ile bize aktarıldığını ve doğrusunu isterseniz o gün imzalanan antlaşmanın bunu hayata geçirmek için karşılıklı bir iyi niyet dışında bir şey olmadığını biliyor musunuz?

Ben bunu öğrendiğimde, ki sadece birkaç ay önce öğrendim, çok şaşırmıştım.

Enterkonnektenin umut ettiğimiz yanı, enerjinin depolanarak Kıbrıs’ta olası bir yoksunlukta veya üretimin sağlanamadığı zamanlarda da kullanılacak elektrik akımına sahip olmayı gerektirmesidir ki yıllar boyu Güney Kıbrıs’a bağımlı olma halimiz yeniden derdimiz olmasın.

Bunun için de yenilenebilir enerji ile bir arada düşünülmesi gereken bir durumdur.

Oysa şu anda, depolanabilirlik açısından avantaj sağlayacak bir alt yapımız olmadığından, mevcut kaynaklarımızı hemen üretir ve tüketir şekilde kullanıyoruz. Bu da kaynağımızı iyi ayarlayarak, ihtiyaç kadar üretmek ve tüketmemizi gerektiriyor. Haliyle, en küçük bir yoksunluk yaşanması halinde muhtaç kalıyoruz.

Mevcut Bakan Nami, bunun hakikaten olmazsa olmazımız olduğunu dile getirme nedeni tam olarak budur. Olursa da son derece iyi bir iş başarılmış olacaktır. Muhtaç olma halimiz de ortadan kalkacaktır.

Oysa diğer türlü, tıpkı şu anda halen kötü bir sözleşme yapıldığını bildiğimiz ve maalesef sözleşme devam ettiği müddetçe de oldukça pahalı hizmet ve akım aldığımız şirketle yaşananlar, aynen yaşanmaya devam edecek belki daha da kötü olacaktır.

Akıncı’nın Anastasiadis ile son görüşmesinde elektrik akımının kesintisiz sürmesi hususundaki antlaşma bir iyi niyet ve müzakerenin devamlılığı açısından kotarılmış bir uzlaşımdı. 

Esasında bunun asıl nedeni bizim muhtaç olma halimizdir. 

Bu halden kurtulmamızın sadece yenilenebilir enerji konusundaki atılımlar ile enterkonnekteyi bir arada düşünmekle mümkün olabileceğini unutmamamız gerekir.  Şu anda bazı işyeri ve evlerin güneş enerjisi kullanarak elektrik sağlamaya başladığını biliyoruz. Lakin bunun toplam elektrik ihtiyacımızın %30’unu aşmaması gerektiğini çünkü depolama teknolojisi ve yatırımına sahip olmadığımızı daha önce sizlerle bu köşeden paylaşmıştım.

Geçtiğimiz günlerde enterkonnektenin Hollanda örneğini Kıbrıs Türk Ticaret Odası ev sahipliğinde Elektrik Kurumu yetkililerinin de katılımıyla gerçekleştirilen konferans bu bağlamda önemlidir. 

***

Bu sistem bizlerin muhtaç olma halimize son verecek şekilde tasarlanmalıdır.  Bizleri bağımlı kılmamalıdır. Yoksa çözemediğimiz ve yavru olmaktan kurtulamadığımız döngüsünde hapsolup kalmaya devam etmek hiçtendir. 

Bugüne kadar yaptığımız pek çok atılım, en fazla, daha modern bir teknoloji ya da uygulamaya sahip olmayı destekler gibi görünürken; ardında bizi daha bağımlı kılan şekillerde yapılmış, kaynaklarımızın verimli ve etkin kullanılmasına engel olmuştur. 

Anlayabildiğimiz kadarıyla Nami bu durumu, en azından kendi bakanlığı zamanından, bir kalıntı olarak bırakmamak üzere çaba göstererek etkin ve geniş bir çerçevede düşünerek düzenlemeye çalışmaktadır.

Bildiğimiz ve gördüğümüz, topluma çok faydalı gibi gösterilmeye çalışılan birçok girişimin, etkin ve bizi kurtaracak bir şey gibi göstermesi sağlanmaya çalışılırken, asıl senaryonun bizi daha bağımlı kılacağı şekildedir.

Siyasi çıkarlar ve emin ellerde olmayan yürütme biçimlerinden gördüğümüz zararlara artık uğramamak için başta politikacıların, devamında bürokratların, sonrasında STÖ ve sendikaların ve en son da bizim uyanık olmamız şarttır…

Dr. Çiğdem DÜRÜST

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar