Federal Çözümden derhal vazgeçiyoruz
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Federal Çözümden derhal vazgeçiyoruz

24 Mayıs 2019 - 08:03

Kıbrıs’ta federal çözümden başka bir seçenek olmalı diyen iki partinin koalisyonu var artık. 

Hatta göreve başlanılacağının ilk günü, Kıbrıs’ta federasyon konusunda son derece kararlı ve istekli olan Cumhurbaşkanı ile de ters düşüldü. 

Dahası Dış İşleri Bakanı’nın bu husustaki açıklamaları, bu konuda kararlı olduklarını ve Kıbrısla ilgili başka bir tez geliştirmeye hevesli olduklarını ilan etmiş oldu.

***

Keşke o kadar güçlü olsaydı ve kendi yaşamımızı şekillendirmek hususunda buna muktedir olsaydık da bu açıklamaları ciddi ciddi oturup tartışır, meclisimizde buna benzer kararları alacak bir yapıyı oluşturabilirdik.

Tıpkı İngiltere’nin Brexit’i kadar cesur bir adım denilebilir bu açıklamalardan sonra atılacak böylesi bir adım için. Lakin bir farkımız var: İngiltere bunu yürütebilir biz yapamayız!

Koalisyon ortağı her iki siyasal partinin de bu cümleleri kurarken arkalarına aldıkları Türkiye Cumhuriyeti’nin dahi uluslararası siyaseti ve hukuku bir kenara bırakarak bunu yapacak gücü yokken, olamazken, bunu telaffuz etmek, affedersiniz ama azıcık cesaret işi…

Üstelik bununla ilgili KKTC Meclisi’nin müzakereler hususunda değişiklik ve yeni bir yol haritası yaratacak kararlılığı ve oy çokluğunu gösterecek gücü varken dahi bunun yapılamayacağını biliyoruz.

Sahi Anayasa bu konuda bir karar alınmasına uygun mudur?

Belki bunu da bize eski Başbakan Tufan Erhürman söyleyebilir. Yapılan bu açıklamaların gerçekçiliği hususunda, muhalefet olarak, toplumun aydınlanmasına yardımcı olabilir.

***

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin böyle bir gücü varsa, önce Birleşmiş Milletlere bunu anlatarak, kendisini sadece izah etsin. 

Yani sadece izah etsin diyorum. Talepten bahsetmiyorum. Ayrıca referandum yapılsa sonuç ne çıkar acaba bunu da düşünmeli ve ona göre adım atılmalı.

Dahası Kuzey Kıbrıs ayrıca Avrupa Birliği toprağı. AB’ye de hesap sorbiliriz: “Sen ne hakla bizi toprakların arasında gösteriyor ancak müktesebat dışı tutuyorsun?” diye…

Hele bir de Avrupa Parlamentosu’na bir Türk’ün Kıbrıs Cumhuriyeti’ni temsilen gitmesi ile bu hususta neyin kârlı neyin olmayan bir adım atmak anlamına geldiğini bilmeli, düşünmeli ona göre hareket etmeliyiz.

Hele vakti zamanında Ozan Ceyun’u yücelttiğimiz günler aklıma geldikçe, bunun bir Kıbrıslı Türk tarafından desteklenmesi veya  önceki denemeleri daha gerçekçi ve somut adımlar yaratacağına kuşkumuzun olmadığı bir Kıbrıslı Türk ile yaşamaya bu kadar yakınken, Birleşik Kıbrıs meselesi bu sayede daha da kapıların aralanmasına katkı sağlayacakken bir her türlü diyalog yolunu kapatmak bahsedebiliyorsak bununla ilgili gücümüzü de, haddimizi de sorgulamalıyız!

***

Galiba Dış İşleri Bakanı Amerika’ya Kıbrıs’taki izolasyonların asıl ve en büyük insan hakkı gaspı olduğunu ilan edilen bir mektup yazmış Amerika’ya…

Yani Amerika’ya yazma nedenimizin ne olduğunu merak ettiğimi söylersem bana gülmezsiniz değil mi?

Neden her şeyi “Anavatan”dan isteyenler insan hakları hususundaki eksiğimizi ve gasp edilen insan haklarımızı da “Anavatan”dan istemiyor. Bu “Anavatan”a yapılmış bir tavır, bir onu önemsememe hali gibi görünmez mi dersiniz?

***

Federal çözümden vazgeçmek belki de bu ülkede en son konuşulması gereken konu iken daha hükümetin ilk kurulduğu gün meseleyi buradan açmak, asıl enerjinin Cumhurbaşkanlığı’na harcanacağının da bir mesajı gibi geliyor bize. 

Oysa bekleyen o kadar çok iş var ki memlekette…

Daha yolsuzluk ve usulsüzlüklerin üzerine gidilecekti!

Ne?

Yoksa o eskide mi kaldı?

Tamam tamam, çok eskide yaşamayacağım. Söz. Yüzümü şimdi ileriye çeviriyorum ve federasyondan vaz geçtiğimiz andaki halimizi tahayyül etmeye çalışıyorum.

Lütfen siz de bana katılın!

Dr. Çiğdem DÜRÜST

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar