Hayırlara Vesile Olsun Diye
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Hayırlara Vesile Olsun Diye

09 Temmuz 2019 - 08:15

Türkiye Cumhuriyeti (TC) ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti  (KKTC) arasında yepyeni ilişkiler dönemi başlıyormuş.

Zaten başladı biliyoruz ki…

Neredeyse 2 yıla varan bir süreçten bu yana, Türkiye'de değiştirilen sisteme bağlı olarak KKTC'nin artık bir Devlet Bakanlığı olarak değil, Cumhurbaşkanlığı'na bağlı bir koordinasyon merkezi mantığı ile çalışacağının iyi bir başlangıcını diliyorlar esasında.

Evet, belki hakikaten çok daha doğru gibi duyuluyor kulağa. 

Çünkü Kıbrıs müzakereleri açısından da düşünüldüğünde, Kıbrıs sorunu ve Kıbrıs'ta yarım asırdır devam eden ateşkes olayında, bir garantör olarak elbette TC'nin bir ofisi olmalı doğrudan bu konuya bakan!

Yani bize bakan!

***

Geçtiğimiz hafta sonu TC Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay buradaydı. Başbakan ile ciddi konularda fikir alışverişlerinde bulundular. Ekonomik protokol öncesi büyük ihtimalle protokolü de istişare etmişlerdir. 

Bir de Ticaret Odası’nın bir toplantısına katılmış. 

Her yerde çeşitli kesimlerle de bir araya gelmiş olmalı, çünkü Lefkoşa’da her iki büyük otelin önü de kilit haldeydi…

Paşaköy’de de ziyaretlerde bulunan, Kuzey’i epey gezme şansı bulan resmi ziyaretçimiz ne yazık ki Cumhurbaşkanımızla bir görüşme veya temasta bulunmamış.

Bu hususta herkes çok çok sessiz… 

Tek söylenen, “her geldiğinde resmi ziyaretlere gerek olmamalı” oldu… 

Ne tesadüftür ki, Ticaret Odası’nın bu ilk forumunda Cumhurbaşkanı’mız misafirlere hitap etmedi!

Ne anlamalıyız biliyoruz, ama bilmezden geliyoruz hepimiz!

Bu konu bizi ilgilendirmez aslında(!) Bizim en çok ilgilendiğimiz şu protokol meselesi bugünlerde…

Bilirsiniz protokoller senelerdir imzalanır. 

Her imzalandığında bize bir şeyler daha olur. Biz bir şeylerimizden daha yoksun kalırız, En azından bu toplumda böyle bir görüş yaygın…  

Eski hükümet bir yıllık imzalayalım diye direnince, Türkiye’de 3 yıllık isteyince işler karıştı ya birkaç ay önce… 

Şimdilerde de meseleler var protokolle bizlerde bir şeyleri değiştirecek olan…

Mesela Elektrik Kurumu’nun özelleştirilmesi çok dillere dolanmış gibi duruyor… AKSA’nın durumu da bu aşamada çok önemli… 

Telekomünikasyona ne demeli? Hem de güven artırıcı önlemler kapsamında telefonla iletişim meselesi güneyle aramızda şenlenmişken…

Tabi kendi kendimize düşünmüyoruz biz bunu. Sayın misafirimiz, kamu özel işbirliğine vurgu yapınca, ister istemez özelleştirmeler geliyor akla…

Bir de KKTC iştiraklı yabancı sermaye, turizmdeki ve inşaat sektöründeki haliyle aklımıza geliverince düşüncelerimizde yanılmama ihtimaline daha yakınız!

***

Açıkça söylemeliyiz ki: Bu seneki protokolde, 3 yıl için planlanacak olan özelleştirmelere hazır olun. Yeni TC iştiraki şirketlerin buralarda sayıca artmasına da hazır olsun.

Dahası Maraş’ın envanterini de, Maraş’ın başbakanın açıkladığı gibi envanter sonrasında kullanıma açılması hususunda “vakıf malı” olan Maraş’a anavatanın sahip çıkmasına hazır olun…

Korkuyorum ve bunu da gizlemiyorum. 

Nasıl ki Kıbrıs bizim diye bas bas bağırıyoruz, Rumlar bizden de çok bağırıyor ancak ada çevresindeki hidro karbon yatakları haritalara çoktan ağzının suları akan sömürücü devletlerin bayrakları ile doldu bile. Daha da ileri düşünmek ya da konuşmak anlamsız.

Ensemizde boza pişiricisi çok. 

Biz de işkence azalınca rahatsız olur gibiyiz artık!

Ne de olsa alıştık işte.

***

Yepyeni bir dönem hepimize hayırlı olmasını diledi TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı…

Evet, kesinlikle hayırlı olsun efendim.

Siz nasıl isterseniz öyle olsun. Siz ne dersiniz başımız üstüne…


Dr. Çiğdem DÜRÜST

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar