'İnsanlar, hangi dünyaya kulak kesilmişse diğerine...
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

'İnsanlar, hangi dünyaya kulak kesilmişse diğerine sağır'

19 Mayıs 2019 - 10:07

Geçen gün bir makale okurken bu cümleyi gördüm!

İster istemez memleket meseleleri takıldı aklıma.

Biliyor musunuz?

Galiba bizim en büyük sorunlarımızdan biri sorunlara odaklanarak çözümleri gözden kaçırıyor olmak!

Ülkedeki her bir sorun için ek tek bu cümleyi kullanabiliriz.  Lakin şunun şurasında bir iki hafta kalmış olan Avrupa Parlamentosu seçimlerine aday olmuş Türk adaylar da aklıma geldi ilk önce.

Adaylardan bir tanesi, Niyazi Kızılyürek araştırma verilerine göre Avrupa Parlamentosu’nda bulunması çok kuvvetli bir aday!

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olarak resmi hitap ettiğimiz, esasında Avrupa’nın ve tüm dünyanın Kıbrıs Cumhuriyeti olarak bildiği Kıbrıs’ın Güney’indeki devlet örgütlenmesi, Anayasası ile tescillenmiş bizim de iştirakimiz olan bir devlet.

Kurulması için bizim de çalıştığımız ve çeşitli kademelerinde 3 yıl boyunca bizlerin de bulunduğu bir idareydi. 

İstesek hala öyle olabilir. Ancak biz soruna kulak kesildiğimiz için diğer tarafa sağır olduğumuzdan ve bazılarımızın da bizi etkileyenlerin de işine öyle gelmediğinden bu husustaki haklarımızı toplumsal olarak kullanmak konusuna sağır kalabiliyoruz.

Kıbrıslı Türk olup Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşlıklarımızı bireysel olarak kabul ediyor, faydalanabileceklerimizden azami faydalanmayı gayet güzel bir şekilde başarıyoruz ancak siyasi meseleler işin içine dahil olduğu zaman bir anda ilgimizi ve alakamızı keserek bambaşka yorum yapan düşmanlara dönüşüyoruz. Bunu tek yapan biz değiliz. Rumlar da aynısını yapıyorlar.

O nedenle sorunun çözümsüz kalması durumunda başımıza gelebileceklerle çözümü için yapılacak çalışmalarda bize dert olacak sorunlara öylesine net bir bakış atıyoruz ki, diğer yanda neler olduğunu kafamızı çevirip görmeyi adeta reddediyoruz!

***

Sorunun parçası olarak etrafa yaydığımız negatif enerjinin üzerimizde yarattığı etki gibi dalga dalga yayılan artçıları nedeniyle negatif kaosunda yuvarlanırken canımızın yanmasından bile etkilenmiyoruz!

Oysa samimiyetle çözüm isteyen herkes ve her toplum, samimiyetle çözümün bir parçası olmayı da başarabilir.

80 bin Kıbrıslı Türk’ün, 20 bin oy ile Avrupa Parlamentosu’na gönderilecek bir ELAM’cı aday karşısında ne denli kuvvetli olabileceğini belki bir ELAM’cının Avrupa Parlamentosu’na gidişine engel olma ihtimalimizin dahi olabileceğini düşünemiyoruz bile…

Üstelik bunu çözüm için müzakere eden bir toplum olduğumuzu iddia ederken, dahası masada daha barışçıl olanın biz olduğumuzu dilimiz döndüğünce ve sesimizi duyurabildiğimizce haykırırken bunu yapıyor ve çok da tutarsız görünüyoruz!

***

Bugün bir ELAM parlamenterinin Avrupa Parlamentosu’nda bulunması ile bir Kıbrıslı Türk’ün orada bulunması karşılaştırmasındaki çıkarlarımızı bir düşünün: ELAM parlamenteri yok ama Kıbrıslı Türk var.

Kıbrıslı Türkler var hatta…

Dahası Kıbrıslı bir Türk, senelerdir Güney’de bir barış elçisi gibi yaşayarak, orada gayet uyumlu, kariyer sahibi bir Kıbrıslı olarak hiçbir tehdit altında kalmadan yaşamını sürdürebiliyor. Bunu yapan KSP üyeleri de var şu anda aday olan!

***

Bence oy hakkı olan Kıbrıslı Türklerin artık Kıbrıs’ın dünyaya açılma ihtimalimiz daha kuvvetli olan penceresinde etkili olma şanslarını denemeleri ve bu denemeleri çeşitli alanlarla artırarak etkinleştirmeleri gerekiyor. 

Nasıl ki bunca zamandır yaptıklarımız bir işe yaramadıysa ve çözüm yerine daha da kaosa dönüştüysek, dahası kaosumuz sadece Kıbrıs sorunu ile alakalı değil, KKTC siyasetinde de içinden çıkılamaz düğümlere dönüştüyse, başka yollar denememizin zorunlu olduğunu düşünebilmemiz gerekiyor!

***

Sorunla ilgili sorumluluklarımızı ele almalı ve kendi irademizin, bir avuç dahi kalsak hala kullanılabilir olduğunu hem Kıbrıslı Rumlara hem de içte ve dışta Kıbrıslı Türkleri hafife alanlara göstermemiz gerekiyor!

Dr. Çiğdem DÜRÜST


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar