İS-TE-Mİ-YO-RUZ!
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

İS-TE-Mİ-YO-RUZ!

20 Temmuz 2019 - 08:27

Tam da Barış Harekatı’nın yıl dönümündeyiz ve barış harekatlarının sona ermediğini anlıyoruz…

Kimi zaman askerle, kimi zaman siville, kimi zaman sağlık, kimi zaman eğitimle… bir harekât mı yoksa bu!

Ve demek ki bu harekât tek seferlik veya Temmuz ve Ağustos 1974’le sınırlı kalmış bir harekât değildi!

Önce Rum mezaliminden kurtarıldık!

Sonra başka birçok karanlıktan kurtarılmak için hiç yalnız bırakılmadık!

O nedenledir ki bırakınız balık tutmayı, tek başımıza balık dahi yemeyi öğrenemedik galiba.

Şimdilerde eğitimsizlikten ve dinsizlikten, inançsızlıktan kurtarılacağımız harekât zamanıdır demek ki!

***

Daha bir ilahiyat kolejine ihtiyacımız olup olmadığına dair tartışmalarımız son bulmamışken; henüz bizim mi yoksa başkalarının mı bu dini eğitim ihtiyacı duyup duymadığını anlamamışken, henüz bunu düşünmek zorunda kalmanın dahi mantığına alışamamışken; bir de ilahiyat eğitimi içeren Anadolu Lisesi Planı neden?

Üstelik beni çok ürküten ve Milli Eğitim eski bakanın açıklamış olduğu bir ayrıntı çok fazla canımı sıktı. Bence sizin de sıkmıştır; sıkmalıdır!

Düşünsenize KKTC’de kurulmuş bir okul… Ancak bağlantılı olduğu bakanlık Türkiye’ninki…

Bu nasıl bir mantık?

Biz nasıl bir devletiz?

Yani mesela Rusya gelse ve burada bir Turizm Bakanlığı’na bağlı Tanıtma Dairesi kursa; başına da bir koordinatör oturtsa ve tamamen bizim sistemimiz dışında bağımsız çalışsa; sorunlarını da kendi koordinatörlüğü ile çözse…?

Bunu kabul edebilir miyiz? Ya da biz bunu nasıl kabul ederiz?

***

Eğer bu mantıkla hareket ederek Milli Eğitimimize müdahale etmek normalleştirilebiliyorsa, kimse kusura bakmasın ama bu bir tür sömürüdür!

Hiçbir şey sömürmüyorsa da, duygu sömürmedir, etik değerleri sömürmedir, onu r sömürmedir… Ne kadar iyi niyetle yapılırsa yapılsın, bunun hiçbir açıklaması olamaz!

Burada az gelişmiş ülkelerin, gelişim basamaklarını tamamlamış ülkelerden tarafından sömürülmesine çok alışmış, güya bu sömürünün ortadan kaldırılması için çalışan dünya birliklerinin arasından birilerinin bizi sömürüyor olduğundan bahsediyorum!

Ya da az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin bizim gibi gelişmemişleri sömürmesinden!

Büyük balığın küçük balığı yeme mantığından yani…

Arkadaş!

Müzakere süreci hakkında tüm savunduklarımız ve yaptıklarımız arasındaki tutarsızlık zaten izah edilemez bir noktaya erişmiş durumda!

Bizi biz olmaktan uzaklaştıran hiçbir şeyi izah edemiyoruz zaten!

Bunları geçiyorum: Biz Kıbrıs’ta dini eğitim veren bir okul istemiyoruz!

Biz Kıbrıslıların böyle bir ihtiyacı hiç olmadı!

Biz laik bir ülke olduğumuz kadar dini kullanarak veya dini malzeme yaparak ilerleme sağlanabileceğine asla inanmadık!

***

Biz Kıbrıslıların gözü hep daha ileride, eğitimde, bilimde oldu!

Din ve bilim arasında çok uzun yıllardan beridir ciddi bir savaş var. Bu savaştan bilimin galip çıkacağına inan medeniyetler bu dünyada önemli aşamalar kaydettiler!

Biz ve bizim birlikte hareket etmeyi tercih ettiğimiz Türkiye, geri kalmış bir ülkedir. Çoğu noktadan değerlendirildiği zaman, geri kalmışlığın nedeni din ve devlet işlerini pratikte birbirinden ayıramamış bir görüntü sergilemesidir.

Din ve dinle ilgili her türlü yaşantı ibadethanelerde yaşanır. İnancın veya bunun sembollerinin sadece dini görevleri meslek olarak seçen insanlar kullanır. Bununla ilgili eğitim ya ibadethanelerde verilir veya bu ibadethanelerde hizmet vercek görevlilerin eğitiminde…

Bilimsel bilginin aktarıldığı eğitim yuvalarına bu yansıtılmaz! Buradaki eğitiminin bilimsel olduğu iddia edilmez!

Bu tür dini felsefeyi, bilimsel bilgiymiş gibi aktarmaya çalışan ülkelerin tümü geri kalmıştır…

Tarihe de bakın, çağdaş dünyayı da inceleyin!

Dahası bu ilkelerin çoğu savaşın içindedir ve insanları memleketlerinden edilmiş, perişan hallere düşürülmüşlerdir!

Gelişmiş ülkelerde, dini eğitim verip mühendis, doktor, asker, öğretmen olmaya gönderilmiyor insanlar!

Uzak Doğudaki mistik dinlerde bile küçük yaştan manastıra teslim edilen çocukların bu mesleği sürdürdükleri biliniyor. (İnsan hakları meselesini tartışmıyorum bile)

O nedenle kolej ve Anadolu lisesi gibi prestijli eğitim yuvası isimlerini ilahiyatın önüne ekleyerek, bilimsel eğitimde saptırmaca yaparak, esasen ulaşılmak istenen hedefin eğitimde ilerleme kaydetmek olmadığını düşünmeyi hiç istemiyorum!

İS-TE-Mİ-YO-RUZ!

Ha eğer iktidar istiyorsa, bunun birkaç nedeni olabilir! Ve be neden gnelde toplum değil, zümre yararınadır!

Zümre neyden nemalanır, neyi hedefler, halkı nasıl belalar bekler?

***

Yazık ki, Dünya, bilim ve felsefe arasındaki gerçeklik ya da determinizmle ilgili mücadeleyi en az bir asır önce sona erdirmişti!

Biz hala bunu tartışıyorsak; getirileri ile götürülerinin ne olacağını kavrayamıyorsak, sorun çok büyüktür bence.

Bu da  tahmininiz üzere çok tehlikelidir!

Dr. Çiğdem DÜRÜST

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar