İYİ UYKULAR İYİ YUVARLANMALAR
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

İYİ UYKULAR İYİ YUVARLANMALAR

18 Haziran 2019 - 07:54

Hani “Atı alan Üsküdar’ı geçti” diye bir deyim vardır ya işte o tam bize göre.Bazen atı biz veririz, bazen önümüzden geçip gitmesine izin veririz... Hem de durdurması çok kolay olduğu halde hemencecik izin veririz işte...Bizde durum bu!

Çeşitli sebepleri var bunun elbette: Belki bir miktar demokrasi ve hoşgörü algımızın insanlara bakışımızı çok yumuşatmasındandır;

Belki bir tür bıkmışlıktır. Uzun yıllardır asla kendi kendimize iktidar edemediğimiz için;

Belki hakikaten yurdumuza sahip çıkmayı bilmediğimizden, akıl edemediğimizden ya da istemediğimizdendir;

Belki bugüne kadar birileri bizim yerimize yurdumuza sahip çıktığı ya da bizim yerimize iktidar ettikleri içindir;

Belki, üzülerek de olsa söylemeliyim, gerçekten beceriksizliğimizdendir...

***

Meselem doğal kaynaklar meselesi. Ada’nın etrafında olduğu söylenen değerli doğal kaynaklar meselesi. Bütün dünya, özellikle de İngilizler, bu Ada’nın etrafındaki çok değerli ve giderek daha çok değer kazanacak olan doğal kaynakları çoktan fark etmiş ve çoktan adaya kapağı atmışlardı bile. Biz o zamanlarda henüz yeni yeni bayrak minare sevdalarınaalışıyorduk...

Oysa biz henüz uyanabilmiş değiliz. Hala bayrak ve minareye sarılarak varlığımızı bu yolla sürdürmeye çalışıyoruz. Oysa dünya çoktan bu aşamaları geçti.

Ve lütfen bir bakın: Sanayi devriminden sonra kendisini toparlayabilmiş olan hangi ülkeler varsa hepsi insan kaynağından doğal kaynaklarına kadar ülkelerini öncelikli olarak değerlendirip mümkün olduğunca muhtaç kalmadan yaşamayı kendilerine prensip edinmiş ülkelerdir. Bizde bakın genel olarak teslim olarak kılmızı kıpırdatmadan kendi kaynağımızı yok etmek pahasına adeta bir satılmışlık edasıyla, parsel parsel ülkeyi de kendimizi de kültürümüzü de ortadan kaldırmayan geçmiş gibiyiz...Ne yazık ki çaresizliğimiz artık farkındalık düzeyimizinde düşmesine sebep oluyor ve ne acıdır ki son 50 yılda kaybettiklerimizi hala daha 15-20 yılında toparlama şansımız varken biz dibe vuruşu daha ciddi bir hızla gerçekleştirme yarışı içerisindeyiz kendimizle.

***

Dünyaya yayılmış son derece değerli alternatif enerji uzmanlarımız varken, hem Kıbrıslı hem yurdunu seven, hem de yurdunun kazançlarını öncelikli düşünecek insanlarımız varken biz nedense onları göz ardı ederek ülkede bulunmaları için herhangi bir gayret dahi sarf etmiyoruz. Bunun yerine ihraç etmeyi tercih ediyoruz bu türden eğitimi ya da yeteneği olan bireyleri... 

Ne acı değil mi?

Hiçbir zaman kendimize ait olanı değerli kılmayı, bizim olanı daha üstün tutmayı, bizim olanın yurdunda yaşamasını kolaylaştırmak ve hak ettiği değeri görebilmesini sağlamak için kılımızı bile kıpırdatmadık!

Her zaman daha değerli olduğunu düşündük dışarıdan gelenlerin ya da bize empoze edilenlerin...

Sonuç ortada olduğu halde biz bildiğimiz yoldan,yani kolay yoldan ve bizi aslında değersizleştirir yoldan çıkmayı hiç düşünmedik.Çıkmaya çalıştıkça da bizi yolumuza koymalarına izin verdik.Fakat bizi koydukları yol, ne acıdır ki, yanlış yol ve her geçen gün bizi tükenmeye doğru ilerleten bir yol. 

Ve biz uy(u)maya devam ediyoruz!

Dün de yazmıştım: Sırf bu nedenle ciddi bir savaşın eşiğine doğru sürükleniyoruz.Kontrolsüz bir şekilde.

Ne yazık ki savaşa sürüklenmek bile bizim kararımız olmadı. Bununla ilgili efor sarf etmek bile aslında bizim çabamız olmadı. Çünkü biz yurdumuza ait hiçbir şeye gereken değeri sunmayı bilmiyoruz.Bizim dışımızdaki bizden olmayan bizden daha değerli kılındı sürekli bu ülkede.

Kavgamız ve kabullenemeyişimiz de bundan değil midir? Haksız yere ve düşünmeden ülkeye hiçbir getirisi olmayacağı halde, hatta zararı dokunacağını halde, fütursuzca dağıtılan yurttaşlıklardan tutunuz fütursuzca dağıtılan arazilere kadar, fütursuzca dağıtılan işletme izinlerine kadar, fütursuzca dağıtılan çalışma izni ya da iş kurma izinlerine kadar...

Ne acıdır ki uçurumdan yuvarlanmakuzun zamandan beridir başladı. Biz yuvarlanırken uyanmak ve kendimize gelip korkmayı dahi akıl edebilmiş değiliz. 

Düşeceğimiz yerin yumuşak olması dışında herhangi bir hayalimiz de yok!

Hiç istemesem bile bu noktada mecazi bir şekilde dileyebileceğim tek dilek: 

“İyi uykular, iyi yuvarlanmalar”.

Dr. Çiğdem DÜRÜST 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar