KÖTÜ HABER TEZ YAYILIR!
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

KÖTÜ HABER TEZ YAYILIR!

11 Temmuz 2019 - 07:49


Cep Telefonu Sarmalı:

Bakanlar Kurulu oturdu, bazı kararlara imza attı.

Bu kararları okurken bakanlar kimin, kurul kimin, inanın şüphe ettim.

Müzakere sürecinde güven yaratıcı önlem adı altında cep telefonu şebekelerinin her iki tarafta da çalışması için birkaç seneden beridir devam ettiği söylenen ve arpa boyu yol kat edilmemiş mesele bir anda çözüldü.

“Akıncı söyledi, Erhürman söyledi, Tatar çözüyor!” imgesini görürsem devletin siyasilerden bağımsız olduğu algısına zarar vermiş olur muyum dersiniz?

Yani açıkçası “Bu işi federal çözümcüler değil, bölünmeyi destekleyenler çözer!” Hatta “Kıbrıs sorununa son verme ve bölünmüş bir adada nasıl hızla her sorunun altından kalkılır, göreceksiniz!” gibi bir mesaj okudum sanki…

Lakin beni bilirsiniz. Azıcık şüpheciyim işte…

Cep telefonu kullanılması için düğmeye basıldı basılmasına da,  cep telefonlarının karşılıklı iki tarafta da kullanılabilmesi için bir katma değer vergisi ve farklı vergilendirmeler uygulanacak bir de roaming kapsamında kullanılacakmış.

KDV zaten ödemiyor muyduk?

Bir de farklı vergi düzenlemelerinden kasıt tam olarak nedir?

Roaming zaten ayrı bir devlette kullanılan cep telefonu faturalarının fiyatının katlandığı bir tarife sistemidir. Demek istiyorlar ki birleştirebiliyorsanız birleştirin tek tarifede cep telefonu kullanın yoksa ayrı bir devlet çatısı altında başa başka şirketler arasında giden gelen telefon kullanımlarınızı biz böyle değerlendireceğiz.

Şöyle hayal edin: Lokmacı’nın başında durun telefonunuzda konuşun. Kendi tarifenizden ödeme yapacaksınız. Biraz öteye Ledra Sokağının başına gidin ki bu mesafe 500 metre bile olmayabilir. Orada roaming ile konuşacaksınız!

Bunun adına da güven yaratıcı önlem deyip haberleşmeyi sürdüreceksiniz!

Kim kazanacak?

Şirketler!

Bir de devlet ekstra ekstra ellerini biraz daha cebimize sokmuş olacak!


***


Ekstra Asayişçi ve Sivil Hizmet Görevlisi:

Bir diğer karar ise 100 tane polis memuru ve 40 sivil hizmet görevlisinin kadroya katılması:

Sivil hizmet görevlilerinin de ek vardiya tahsisatı almasının sağlanması. Bunlar güzel işler de polis memuru sayısını artırırken donanıma, insan ilişkilerine, eğitime ve üniformalı olunca karşındakine hükmetme hakkı olmadığını bu sefer iyice anlatmak gerekecek. Çünkü polisin içerisinde öyle görevliler var ki kendilerini Allah zannediyor, karşılarındaki herkese de dilediklerince davranabileceklerini düşünüyorlar. 

Zaten asayişin sağlanması için ortalıkta polis ve asker devleti gibi kaldırımlara kalabalık gruplar halinde çöküşmüş manga manga polisi görmeye alışamadığımız gibi sokaklarda karartılmış camları ile gezinen lüks araçları içinde yurdumuza öğrenci diye gelip envai çeşit iş karıştıranları görmezden gelen ve bizim çocuklarımıza ya da bizlere dişi kesen yeni polisler daha istemiyoruz!

Umarız kararlar alınırken tüm bunlar da dikkate alınacaktır.

Sivil hizmet memurlarına gelince: Önemli bir iş yapıyorlar belki ama daha önemlisi kayıt sistemlerinin iyi çalışmasıdır. İyi çalışmayan kayıt sisteminde gireni çıkanı tutamayıp han kapısı şeklinde işlem göstermek, memleketi bu hale sokan ana meselemiz olduğuna göre, dileriz ki sivil hizmet memuru adı altında alınacak kişilere doğru çalışabilmeleri için uygun ortam ve teknoloji sağlanır. Kelle sayısı artınca bazı meslek ve iş kollarında işin kalitesinin artmayacağını hepimiz biliyoruz!


***


Bakanlar Kurulu’nun kararları eminiz ki sadece bunlar değildi. Kimbilir o meşhur 3 yıllık protokole dair de neler konuşuldu…

Kellelerimiz almak için nasıl planlar yapılıyor da haberimiz yok…

Duyarız nasılsa, kötü haber tez yayılır…

Öyle değil mi?

Dr. Çiğdem DÜRÜST

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar