Özgürlüğe tahribat ne işinize yarayacak
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

.

Özgürlüğe tahribat ne işinize yarayacak

14 Mart 2019 - 08:30

Terör ve kitap okuyuculuğu arasında bir bağlantı kurulamaz. Kurulmaya çalışılan bu ilişki toplumun özgürlük algısında tahribat yaratıyor. Bunu Cumhurbaşkanı söylüyor.

Akıncı, çok da doğru söylüyor.

Dün de bu köşeden dediğimiz gibi: Başka bir mesele varsa, konu hakkında başka bulgular varsa, bu toplumla paylaşılmalıdır. Aksi takdirde zaten zedelenmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’yle ilişkileri daha zedelenecektir. Toplum huzuru daha çok bozulacaktır. Davanın salahiyeti açısından böyle açıklanması uygun bulunmuşsa bile, biliniz ki  hiçbir şey toplumsal tahribattan daha önemli olamaz!

Elbette kamuoyuyla paylaşılmayan bulgular olduğu varsayımına dayanılarak bunları söylüyoruz. 

Düşününüz ki, Kıbrıslı Türkleri tarih boyunca hiçbir terör faaliyetinde yer almamıştır. Devletin bütünlüğünü rencide edecek şekilde davranmamıştır. Bu ülkede yıkılan tek devlet Kıbrıs Cumhuriyeti olmuştur ki EOKA ve TMT için bu kavga bir noktaya kadar bu bağlamda ele alınarak açıklamalar sonucunda bulgulara varılabilir. Ki bu da yıllar içerisinde belli bir milliyetçi algıyla tabuya dönüşmüştür… 

Diğer türlü, uluslararası tanınmamışlığına karşın, canla başla ayakta kalma mücadelesi verilen zamanlarda olmamıza rağmen, KKTC’nin varlığını ve sürdürülebilirliğini tartışmakta olan örgütlerin ve kişilerin bile KKTC kurumlarının daha iyileşmesi için çaba gösterdiği, eleştirildiği ve muhalif görüşlerin ortaya konduğu bir ortamdayız.

Barış ve huzurun tesis edilmesinde sıkıntı yaratması ihtimalinden olabildiğince çekinen ve uzak duran bir toplum olarak; bugüne kadar bu bağlamda herhangi bir sıkıntı yaşamamış bir toplum olarak bunları gündeme getirmenin sebebi nedir/ne olabilir? 

Buraya terörün yaşandığı ülkelerden gelen ve yaşamını Kıbrıs’ın kuzeyinde sürdürmekte olan insanların yasa dışı faaliyetlerinden bizi korumaya mı çalışıyorlar?

Öyleyse tespit edip yabancıların ivedi deportu ne kadar zor olabilir?

Bilinen sabıkası bulunanlar varsa, yurt içine girişleri nasıl engellenebilir?

Bunlarla ilgili çalışmak hususunda başarılı olmanın yolunu araştırmaktansa böylesi çağ dışı ve   ürkütücü bir konuyu toplumun tartışmasına açarak yapılmaya çalışılan şey, huzuru bozmak dışında hiçbir sonuca hizmet edemez. Kaldı ki, yapıcı ve güvenlikle refahı, huzurla devamlılığı bu şekilde sağlamak mümkün olamaz!

***

Toplumun bugün oldukça yoğun sıkıntılar yaşadığı soygun, şiddet, izinsiz ve ruhsatsız silah taşıma, kesici ve delici aletlerle insanları tehdit etme, sirkat ve buna benzer sıkıntılardan dolayı yaşanan sorunların giderilmesinde yetersiz kalmayı ortadan kaldıracak önlemlerin alınması hususunda bu denli yoğun ve ciddi çalışılması daha anlamlı olmaz mıydı?

Dahası, yurt dışından ülkeye girişler, sınır kapılarında yaşanan kaçakçılıklar, insan sağlığını tehdit eden uyuşturucu ve gıda ürünlerinin kontrolsüz ve vergiden de kaçırılarak memlekete sokulması konularında önlemlerin alınamıyor oluşu, ülkedeki sağlıksız ve kontrolsüz halin giderilmesinde yetersiz kalışımızın çalışmaları yapılmasıdır.

***

Eğitim düzeyi hatta üniversiteleşme oranının bu denli yüksek olduğu bir ülkede okumanın bu kadar ürkütücü bir hale getirilmesi, farklı görüş, ideoloji ve yaşantılara yönelik bilginin öğrenilmesi, analitik ve değerlendirici düşünce yapısından uzaklaştırılmış bir kamuoyu yapısının oluşturulması anlamına geliyor ki ilerlemeyi önemseyen bir ülkenin bunlardan ürkmesi, akıllara durgunluk veren bir bakış açısı değil de nedir?

Bu konuda iktidar partilerinden biri olan CTP’nin Parti Meclisi üyesinin başına gelmesi de özellikle tartışılması gereken bir husustur. Daha doğrusu başına gelmesi değil, başına geldikten sonra partinin bu edenle bu kadar sessiz kalması…

CTP yıllarca kendisi yasaklı bir ideolojiyi savunduğu iddiasıyla aşağılanmış, itilmiş, zor koşullarda siyaset yapmak zorunda kalmıştır. Üyeleri yıllarca itilmiş, dışlanmış, vatan haini ilan edilmiştir…

Bu hususu özellikle sorgulanmalıdır.

Akıncı’nın açıklamalarının dikkatle irdelenmesi bu nedenle çok önemlidir. Değerlendirilmelidir. 

Zaten Kıbrıslı Türkler zor zamanlardan geçmiş, geçmeye de devam etmektedir. Bunlar bize çok zarar vermiş, vermeye devam etmektedir.  

Unutulmamalıdır! Yaşanmakta olan çözülme ve gerileme bizleri daha kötü günlere taşıyabilir (ki bunu hiç istemeyiz)!

DR. Çiğdem DÜRÜST


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar